Islam Tarihi - 94. Sayfa
20. FASIL: Hz. HÜSEYİN’İN HUTBELERİ
- Hz. Hüseyin; karşı karşıya geldiklerinde Ömer b. Sa’d’ın kendisiyle kesinlikle savaşacağını anlayarak arkadaşlarına bir hutbe irat etti. Bunda Allah’a hamd ü senâlar ettikten sonra şunları söyledi: “Arkadaşlar! İçinde bulunduğumuz durumu biliyorsunuz! Dünya bozulmuş iyilikler gidip geride kötülükler kalmıştır. Hayatımızın bundan sonraki kısmı su kabının dibinde kalan birkaç damla su, kötü ve kurumaya yüz tutmuş bir mer’a mesabesindedir. Gördüğümüz gibi artık insanlar hakla amel etmemekte, batıldan da çekinmemektedirler. Bu durumda mü’minin Allah’a kavuşmayı yaşamaya tercih etmesi gerekir. Ben ölümü bir saadet, zalimlerle birlikte ve onların idaresi altında yaşamayı ise bir zillet olarak görüyorum”[1]
- Hur b. Yezid et-Temîmî’nin ordusu Beydâ denilen yere geldiğinde Hz. Hüseyin arkadaşlarına bir hutbe irat ederek Allah’a hamd ü senâdan sonra şunları söyledi:
“Ey insanlar! Hz. Peygamber şöyle buyurmuşlardır: “Kim Allah’ın haramlarını helal sayar, O’na verdiği sözde durmayan, Hz. Peygamber’in sünnetine muhalefet edip yolundan gitmeyen, Allah’ın kullarına zulüm ve haksızlık yapan ve günah işleyen bir sultan görür de ona karşı çıkmaz ve söz ve fiilleriyle ona engel olmaya çalışmazsa Allah Teâlâ’nın o kişiyi hakettiği yere göndermesi haktır”. Biliniz ki bu kişiler (Yezid b. Muaviye, Ubeydullah b. Ziyad) Rahmân’ın mükâfatını bırakıp şeytana uymuşlardır. Bunlar fesat ve bozgunculuk yapıp Allah’ın hadlerini ve kanunlarını çiğneyip işlemez hale getirmişlerdir. Kâfirlerden haraç almayı memleket fethetmeye tercih edip Allah’ın haramını helal, helalini ise haram kıldılar. Bu işi bozmaya ve onların önüne geçmeye en lâyık insan benim ve bu herkesten önce benim hakkımdır. Bu konuda bana birçok mektuplarınız ve beni teslim etmeyeceğinize ve yalnız bırakmayacağınıza dair söz veren elçileriniz gelmiştir. Eğer sözünüzde durup bana biat eder ve bu biatınızda sadâkat gösterirseniz doğru hareket etmiş olursunuz. Ben Ali’nin oğlu Hüseyin’im. Fâtımâ’nın oğluyum. Fâtıma ise Hz. Peygamber’in kızıdır. Beni kendinizle, aile efradımı da kendi aile efradınızla bir tutmalısınız. Sizin için bende, uyulması gereken güzel bir örnek vardır. Allah’a yemin ederim ki eğer siz sözünüzden döner ve biatınızı bozarsanız, sizden beklemediğim bir davranış olmadığı için bunu asla yadırgamam. Çünkü siz daha önce bunu babama, kardeşime ve amcamın oğluna[2] da yapmıştınız. Size güvenenler daima aldanmışlardır. Siz nasibini ellerinden kaçıran kimselersiniz; onu bir daha ele geçirememek üzere kaybettiniz. Sözünde durmayanlar yalnızca kendilerine yazık ederler. Allah Teâlâ benim size muhtaç olmama izin vermeyecektir. Allah’ın, selamı, rahmet ve bereketi üzerinize olsun”[3]
[1] Heysemi IX/193 (Taberâni, Muhammeed b. Hasan’dan).
[2] Burada kastedilen Müslim b. Akîl’dir. Bu şahıs Hz. Hüseyin tarafından Küfe’ye gönderilmiş ve burada Ubeydullah b. Ziyad tarafından öldürülmüştür.
[3] Taberi, Tarih IV/305 (Ukbe b. Ebî Ayzâr’dan).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/243-244.
İslami Okul Okulların En Önemlisi