Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 33. Sayfa

Ebu Ümâme’nin Kendisini Ziyarete Gelen Bazı Kimselere Nasihatta Bulunması

 

Süleyman b. Hubeyb şöyle anlatıyor: Birkaç kişiyle birlikte Ebu Ümame’nin evine gitmiştik. Kendisi zayıf ve çok yaşlı birisiydi. Ancak şunu çok açık ve konuşması da çok düzgündü. İlk sözleri şu oldu: “Şu meclisiniz Allah Teâlâ’nın aleyhinize hüccetidir. Çünkü Hz. Peygamber kendisine gönderilenleri sahabilerine; onlar da Hz. Peygamber’den dinlediklerini diğer insanlara tebliğ ettiler. Siz de benden işittiklerinizi tebliğ ediniz”. Sonra da sözlerini şöyle sürdürdü: “Üç sınıf insan vardır ki Allah Teâlâ onlara ya şehit düşerek cennete dahil edilmelerine ya da büyük sevap ve ganimetlerle evlerine dönmelerine dair teminat vermiştir. Birincisi evinden Allah yolunda savaşmak için çıkan kişidir. Bu kişi ya şehit düşerek cennete girecek; ya da büyük ecir ve ganimetlerle evine dönecektir. İkincisi abdest alarak mescide giden kişidir. Bu kişi oradan evine büyük sevaplar ve manevi ganimetlerle döner; orada ölecek olursa da cennete gider. Üçüncüsü ise evine girdiğinde selam veren kişidir. Cehennemde yedi aşamalı bir köprü vardır ki bunun ortasında Allah’ın kaza ve kaderi bulunur. Kul oraya geldiğinde kendisine

“üzerinde hangi borçlar vardır?” diye sorulur. O da

“Ey Rabb’im! Şu şu borçlarım var!” diyerek tüm borçlarını sayar; çünkü insan o gün “Allah’tan hiç bir sır gizleyemez” (Nisa: 4/42). Bunun üzerine Allah Teâlâ ona

“O halde borcunu öde!” buyurur. Kul da verebilecek hiç birşeyi bulunmadığını söylediğinde de meleklere onun iyiliklerinden alarak hak sahibine verilmesini emreder. Böylece hiç birşey kalmayıncaya kadar onun iyiliklerinden alınarak hak sahibine verilir. İyilikleri bittikten sonra da hak sahiplerinin günahlarından alınarak ona yüklenir. Bu şekilde, dağ gibi hasenelerle gelen bazı kimselerin ellerinde bir tek haseneleri bile kalmaz; üstelik bir de hak sahiplerinin dağ gibi günahlarını da yüklenir. Ey insanlar! Sakın asla ayrılmayınız; çünkü doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Ey insanlar! Siz cahiliye insanlarından daha fazla dalâlettesiniz. Çünkü Allah Teâlâ kendi yolunda infak ettiğiniz her dinarınıza yediyüz dinar, her dirheminize yediyüz dirhem va’detmesine rağmen sizler mallarınızı O’nun yolunda harcamıyorsunuz. Allah’a yemin ederim ki siz bunca ülkeyi altın ve gümüşle süslenmiş kılıçlarla değil kemik ve kurşun parçalarıyla süslenmiş demir kılıçlarla fethettiniz!”[1]


 

[1] Kenz VIII/223 (İbn Asâkir’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/290.