Islam Tarihi - 115. Sayfa
Hz. Fatıma’nın, Babasına Takdim Ettiği Yemeğin Bereketlenmesi
- Allah’ın Rasûlü birkaç gün hiç birşey yemedi. Bu, Rasûlullah’a gayet ağır geldi. Hanımlarının hücrelerine gitti. Onların yanında hiç bir şey bulamadı. Fatıma’ya gelerek
“Ey kızım! Senin yanında yiyecek birşey var mıdır? Ben acıktım” dedi. Fatıma
“Canım sana feda olsun babacığım! Yemin ederim ki, yanımda yiyecek hiç bir şey yoktur” dedi. Hz. Peygamber oradan ayrıldıktan sonra bir komşusu Fatıma’ya iki ekmekle bir parça et gönderdi. Fatıma onları bir kaba koydu. Kendisi ve çocukları aç olduğu halde
“Allah’a yemin ederim ki, ben Allah’ın peygamberini kendime ve çocuklarıma tercih ederim” dedi ve çocuklarından birisini Hz. Peygamber’i çağırmak için gönderdi. Biraz sonra Hz. Peygamber ve torunu geldiler. Fatıma, Babasına
“Canım sana feda olsun! Sen gittikten sonra Allah bana bir şey gönderdi. Onu senin için sakladım” dedi. Hz. Peygamber
“Getir, ey kızım” dedi. Ben kabı getirdim. Üzerindeki kapağı kaldırdıktan sonra baktım ki ekmek ve et ile dolmuştur. Ona bakınca dilim tutuldu. Anladım ki bu, Allah’tan gelen bir berekettir. Allah’a hamd ettim. Peygamber’ine de selatu selam okudum ve kabı Rasûlullah’a takdim ettim. Hz. Peygamber bu manzara karşısında Allah’a hamd etti ve
“Ey kızım, bu nerden gelmiştir?” dedi.
“Ey babam! O Allah’ın katından gelmiştir. Kesinlikle Allah dilediğini hesabsız rızka mazhar eder” dedim. Peygamber bu söz karşısında Allah’a hamdederek
“Hamd o Allah’a mahsustur ki, seni İsrailoğullarının en üstün hanımı olan Meryem’e benzer kılmıştır. Çünkü o, Allah kendisine bir rızık gönderse, ondan da bunun nereden geldiği sorulunca
“O Allah’ın katından gelmiştir. Kesinlikle Allah dilediğine hesabsız rızık verir” diyordu” dedi. Hz. Peygamber Ali’ye haber gönderdi. Ali gelince, Hz. Peygamber ve hanımları, Hasan, Hüseyin ve bütün ehl-i beyt doyuncaya kadar yediler. Çanak hala olduğu gibi doluydu ve geri kalanı da bütün komşularıma dağıtmak suretiyle değerlendirdim. Allah ona çok bereket vermişti.[1]
[1] Tefsir-i İbn Kesir, I/360 (Ebu Yâ’la, Câbir’den).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 4/387-388.
İslami Okul Okulların En Önemlisi