Abdullah B - İslam Tarihi - 64. Sayfa
Abdullah b. Zübeyr’in Cinlerden Birini Kovması
- Abdullah b. Zübeyr, Kureyş’ten bir grubla beraber umreden dönüyordu. Yenasib denilen dağ silsilesinin yanına geldiklerinde bir ağacın yanında bir kişi gördüler. İbn Zübeyr onlardan önce onun yanına giderek selam verdi. Fakat adam İbn Zübeyr’e önem vermedi. Zayıf bir şekilde selamına karşılık verdi. İbn Zübeyr atından indi, adam yerinden bile kıpırdamadı.
“Biraz öteye git de ben de gölgede oturayım” dedi. Bunun üzerine istemeyerek biraz öteye çekildi. İbn Zübeyr bundan sonrasını şöyle anlatıyor:
‘Oturduktan sonra elini tuttum ve
“Sen kimsin?” dedim.
“Cinlerden bir kişiyim” dedi. Bunu söyler söylemez benim bedenimdeki bütün tüyler diken diken oldu. Elimi çektim ve
“Sen cinlerden bir kişisin ve bana da bu şekilde kendini gösteriyorsun öyle mi?” dedim. Baktım ki, dört ayaklı hayvanlar gibi tırnaklı ve tırnağı da kırıktı. Ona
“Sen yeryüzünün ehlinden olarak kendini bana bu şekilde nasıl gösteriyorsun” diyerek onu kovdum. Kaçarak uzaklaştı. Arkadaşlarım geldiğinde
“Yanındaki kişi nerede?” diye sordular.
“O, cinlerden bir kişiydi, kaçtı” dedim. Bunu duyduklarında öyle bir korktular ki, bineklerinden düştüler. Her birini bineğine bindirdim ve umre bitinceye kadar onları hayvanlarının sırtlarına bağladım.[1]
- İbn Zübeyr mehtablı bir gecede devesinin sırtında yola çıkarak Tebük’e indi. Baktı ki devenin üzerinde saçı ve sakalı bembeyaz bir ihtiyar oturmaktadır. İbn Zübeyr ona şiddetli bir şekilde hücum etti ve onu deveden uzaklaştırdı. Ondan sonra İbn Zübeyr devesine binerek yürümeye devam etti. O deveye binen ihtiyar
“Ey İbn Zübeyr. Allah’a yemin ederim ki, Eğer senin kalbine bu gece bir tüy soksaydım kesinlikle senin aklını başından alırdım” dedi. İbn Zübeyr
“Ey lain! Benim kalbime senden mi bir şey girecektir?” dedi.[2]
İslami Okul Okulların En Önemlisi