Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Zâhirde Zararlı Gibi de Görülse Verilen Emre Uyulması - 4. Sayfa

Zâhirde Zararlı Gibi de Görülse Verilen Emre Uyulması

 

- Hz. Peygamber bir gün sahabilerine

“Kalkınız ve savaşınız!” buyurdular. Onlar da şöyle karşılık verdiler

“Ey Allah’ın Rasûlü! Kalkar savaşırız Biz İsrailoğullarından Musa (a.s.)’a “Sen ve Rabb’in gidin ve (onlarla) hemen savaşın. Biz burada (savaştan uzak kalıp) oturacağız” (Mâide: 5/24) dedikleri gibi demeyiz. Aksine “Sen ve Rabb’in gidiniz, biz de sizinle birlikte savaşırız” deriz.”[1]

- Sa’d b. Übâde kalkarak şunları söyledi “Nefsimi elinde turan Allah’a yemin ederim ki hayvanlarımızla birlikte denize dalmamızı emretsen hiç tereddütsüz dalarız. Diğer taraftan develerimizi Yemen’de bulunan Berkü’l-Gımad dağına kadar gitmek üzere arkanızdan sürmemizi emretsen bunu da yaparız”.

- Sa’d b. Muaz da şunları söylemiştir:

“Seni şereflendiren ve sana Kur’ân’ı indiren Allah’a yemin ederim ki ben oraya hiç gitmediğim ve yollarını da bilmediğim halde eğer Yemen’de bulunan Berkü’l-Gımad dağına gidecek olsan seninle birlikle geliriz. Musa (a.s.)’a “Sen ve Rabb’in gidin ve (onlarla) hemen savaşın. Biz burada (savaştan uzak kalıp) oturacağız” (Mâide: 5/24) diyenler gibi olmayız. Aksine “Sen ve Rabb’in gidiniz; biz de sizinle birlikte savaşacağız” deriz. Evinden herhangi bir niyetle çıktığın halde Allah Teâlâ sana niyetlendiğin bu işten başka bir görev verebilir. Böyle bir durumda Allah’ın sana verdiği görevi yerine getir ve istediğinle sulh ve istediğinle de savaş yap. Bütün bunları yaparken de bizi hep yanında bulacaksın Mallarımızdan dilediğin kadarını al ve bize de dilediğini bırak. Bizim yanımızda bizden almış olduğun bize bıraktığından daha hayırlıdır. Biz butun emirlerinde sana tâbiyiz”. Sa’d’ın bu sözleri üzerine “Rabb’in seni evinden hak (savaş) için çıkardığında mü’minlerden bir grup bundan hoşlanmamıştı”. (Enfal: 8/5) meâlindeki âyet-i kerime nâzil oldu.[2]


 

[1] Heysemi VI/75 (İmam Ahmed, Utbe b. Abd es-Sülemi’den. Ebu Hatim ve İbn Merdeveyh’in de Mikdad’dan benzer şekilde rivayet ettikleri kaydedilir.

[2] Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 4/438-439.