İzzet Halinde yani İslâm - 7. Sayfa
İzzet Halinde yani İslâm’ın Güçlü Olduğu Devirlerde Zimmîlerin Gözetilmesi
- Ebu Nüheyl ile Abdullah b. Hanzale şöyle anlatıyor: Selmân-ı Fârisî’nin komutası altındaki bir orduda bulunuyorduk. Adamın biri Meryem Suresi’ni okudu. Onu dinleyen birisi hem Meryem’e ve hem de oğluna (Hz. İsa’ya) küfretti. Bunun üzerine biz o kişiyi kan içerisinde bırakıncaya kadar dövdük. O da gidip bizi Selmân-ı Fârisî’ye şikayet etti, bu o güne kadar Selmân’a yapılan ilk şikayetti. Selmân-ı Fârısî bizi çağırtarak o adamı niçin dövdüğümüzü sordu. Biz de
“Arkadaşlarımızdan biri Meryem Suresi’ni okudu ve bu adam da hem Meryem’e ve hem de oğluna küfretti. İşte bunun için dövdük” dedik. Bunun üzerine Selmân-ı Fârısî şunları söyledi:
“Siz bunları niçin dinliyorsunuz? Allah Teâlâ’nın “Allah’tan başka taptıkları (batîl) mabutlarına sövmeyin ki onlar da haddi aşarak bilgisizce Allah’a sövmesinler” (En’am. 6/108) buyurduğunu işitmediniz mi? Ey Arap milleti! Sizler din bakımından insanların en kötüsü, yurt ve geçim bakımından da en fakiri değil miydiniz? Allah Teâlâ sizi aziz kıldı ve size büyük nimetler verdi. Peki siz Allah’ın bu ihsanlarını O’nun emirleri dışında kullanarak insanlara haksızlık mı etmek istiyorsunuz. Allah’a yemin ederim ki ya bundan vazgeçersiniz ya da Allah Teâlâ elinizdekileri alarak başkalarına verecektir” Selmân-ı Fârisî bundan sonra bize bazı nasihatlarda bulundu ve sonra da şunları söyledi:
“Akşam ile yatsı namazı arasını ibadet ve tâatla geçiriniz. Çünkü böyle yapan bir kimse yapması gereken ibadetinden hafiflemiş olduğu gibi gecenin ilk saatlarını boş ve faydasız şeylerle geçirmekten de korunmuş olur. Gecenin ilk saatlarını boş ve faydasız şeylerle geçirilmesi de onun son saatlarındaki ibadetleri yıkar.”[1]
İslami Okul Okulların En Önemlisi