Islam Tarihi - 29. Sayfa
15. FASIL: KADINLARIN VE ÇOCUKLARIN HİCRET ETMELERİ
Hz Peygamber’in ve Ebubekir’in Ailelerinin Hicret Etmeleri
- Hz. Âişe şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber hicret ettiği zaman aile efradını Mekke’de bırakmıştı. Medine’ye yerleştikten sonra Zeyd b. Hârise’yi, kölesi Ebu Râfi ile birlikte Mekke’ye gönderdi. Onlara iki deve ve beşyüz dirhem de para verdi. Hz. Peygamber bu parayı babamdan (Hz. Ebubekir’den) borç olarak almışlardı. Onlar bu parayı yiyecek ve diğer ihtiyaçları için harcayacaklardı. Babam Ebubekir de bunlarla birlikte Abdullah b. Ureykit’i iki veya üç deveyle gönderdi. O, kardeşim Abdullah b. Ebubekir’e de bir mektup yazarak ondan beni, annem Ümmü Riımân’ı ve Zübeyr’in hanımı kız kardeşim Esmâ’yı Medine’ye göndermesini istedi. Onlar Medine’den hep birlikte çıktılar. Mekke ile Medine arasında bulunan Kudeyd’e geldiklerinde Zeyd b. Hârise yanlarında bulunan o beşyüz dirhem parayla üç deve satın aldı. Sonra da hep birlikte Mekke’ye vardılar. Orada Medine’ye hicret etmek isteyen Talha b. Ubeydullah’a rastladılar. Mekke’den hep birlikte çıktık. Zeyd ile Ebu Râfi, Fâtımâ, Ümmü Gülsüm ve Sevde binti Zem’a’yı götürüyorlardı. Zeyd ayrıca Ümmü Eymen ile Üsâme’yi de yanına almıştı. Bu şekilde sahraya geldik. Orada annemle benim üzerinde bulunduğumuz deve ürktü. Annem
“Ey kızım! Hayvandan inelim!” diye feryat ediyordu. Sonunda devemiz Herşâ denilen dar bir yere geldiğinde sakinleşti. Böylece Allah Teâlâ bizi kurtarmış oldu. Sonra Medine’ye geldik; ben babam Ebubekir’in kaldığı eve indim. Hz. Peygamber’in ailesi de kalacak oldukları eve gittiler. O sırada Hz. Peygamber mescidi inşa ediyor ve etrafına da hanımları için evler yaptırıyordu. Hz. Peygamber aile efradını yapılan evlere yerleştirdi. Biz de diğer evler yapılıncaya kadar birkaç gün bekledik.[1]
- Hz. Âişe şöyle anlatıyor: Biz Mekke’den Medine’ye doğru muhacir olarak geliyorduk. Dâne yolunda ilerlerken annemle benim sırtında olduğumuz deve birdenbire ürktü. Allah’a yemin ederim ki annemin “Ey benim gelinciğim!” feryatları hala kulağımdadır. Deve ise başını göğe dikmiş alabildiğine koşuyordu. O sırada “Yularını at!” diye bir ses işittim ve hemen hayvanın yularını bıraktım. Bunun üzerine deve sanki altında bir insan varmış gibi aniden dönüş yaptı.[2]
İslami Okul Okulların En Önemlisi