Islam Tarihi - 3. Sayfa
Hz. Peygamber’in Hz. Ebubekir İle Birlikte Hicret İçin Mekke’den çıkması ve Sevr Mağarasında Saklanmaları
- Hz. Peygamber ile Ebubekir gece karanlığında Sevr mağarasına doğru gittiler. Bu mağarayı Allah Teâlâ Kur’an’da zikretmektedir.[1] Hz. Ali de Hz. Peygamber’in izini kaybettirmek için Rasûlullah’ın yatağına yattı. Müşrikler de onu yakalamak için sabaha kadar müzakere edip durdular. Böylece sabah oldu. Sabah olunca baktılar ki Hz. Ali kapıdan çıkıyor. Hz. Ali’den Peygamber’i sordular Hz. Ali
“Ben bilmiyorum” dedi. Böylece anladılar ki Peygamber Mekke’den çıkmıştır. Her yöne koştular, Peygamber’i aramaya başladılar. Konakların halkına onu yakalamalarını, buna karşılık kendilerine şu kadar mükâfat verileceğine dair haberler gönderdiler. Rasûlullah ile Ebubekir’in içinde bulunduğu mağaraya da geldiler. Mağaranın tam tepesine çıktılar. Hz. Peygamber onların seslerini işitti ve Ebubekir korktu. Ve
“Üzüntü ile korku bana hücum ettiler” dedi. İşte o zaman Hz. Peygamber Ebubekir’e
“Sakın üzülme, kesinlikle Allah bizimle beraberdir” buyurdu ve dua etti. Bunun üzerine Allah onun kalbine güven verdi. Nitekim Kur’an da buna işaret eder:
“Allah onun üzerine sekinesini indirdi. Onu, onların görmediği askerlerle takviye etti. Kafir olan kimselerin kelimesini en alçak kıldı. Allah’ın kelimesi de en yücedir. Allah galiptir, hikmet sahibidir” (Tevbe: 9/40).
Ebubekir’in sağmal koyunları vardı. Geceleyin Hz. Peygamber ile Ebubekir’e süt vermek üzere Sevr dağına gelirler, gündüzleyin de Mekke’ye giderlerdi. Ebubekir, emin ve iyi bir müslüman olan azatlısı Amir b. Füheyre’yi Benî Abd b. Adiy’den İbnu’l-Eykat isimli bir kişiyi yolu göstermesi için kiraladı. Bu kişi Kureyş’in anlaşmalısı olup Benî Sehm b. As b. Vail mahallesinde oturuyordu. Aynı zamanda da müşrikti. Fakat yolu biliyordu. Hz. Peygamber ile Ebubekir’in mağarada kaldıkları o gecelerde Ebubekir’in oğlu Abdullah her akşam gelerek, Mekke’de olup bitenleri haber veriyordu. Amir b. Füheyre de her gece onlara davarları getiriyor, onlar da ihtiyaçları kadar süt sağar, bazan da keserek et ihtiyaçlarını karşılarlardı. Amir b. Füheyre sabah olunca davarları alıp diğer çobanların yanına gider. Böylece durumu kimseye sezdirmezdi. Nihayet ortalığın sakinleşip, kimsenin artık onlardan söz etmediğini öğrenince Amir b. Füheyre ile İbnü’l-Eykat onlara develerini getirdi. Mağarada iki gün kalmışlardı. Amir b. Füheyre’yi kendilerine yardım ve hizmet etmek üzere yanlarına alıp yola çıktılar. Ebubekir, Amir’i bazan terkisine alıyor, bazan da onunla nöbetleşiyordu. Berâberlerinde Amir b. Füheyre ile onlara kılavuzluk eden Benî Adiy kabilesinden İbnü’l-Eykad’dan başka kimse yoktu.[2]
İslami Okul Okulların En Önemlisi