Islam Tarihi - 139. Sayfa
41. FASIL: MAUNE KUYUSU HADİSESİ
Maune Kuyusu Başında Şehid Olanların Kıssası
- Ebu Berâ Amr b. Malik b. Cafer, Medine’ye, Hz. Peygamber’e geldi. Peygamber ona,
“Müslüman ol” dedi, onu İslâm’a davet etti. Müslüman olmadı. Fakat İslâm’dan uzak da durmadı. Ve
“Ey Muhammed! Eğer arkadaşlarından bir gurubu Necid ehline gönderirsen, onları senin dinine davet ederlerse, umarım ki onlar icabet edeceklerdir!” dedi. Hz. Peygamber,
“Ben Necid ehlinin onlara ihanet etmelerinden korkuyorum!” dedi. Ebu Berâ,
“Ben buna kefil olur, onları himayeme alırım” deyince Hz. Peygamber Benî Saide’den olan ve lâkabı El-Muin Nakliyemut olan Münzir b. Amr’ın kumandasında kırk kişiyi gönderdi. Bunların hepsi Müslümanlar’ın hayırlılarındandı. Aralarında Haris b. Samme Harâm b. Milhan, Urve b. Esma b. Sait es-Sülemî, Nafi b. Budeyl b. Verka el-Huzai, Amir b. Füheyre vardı. Bunlar Maune kuyusuna varıncaya kadar gittiler. Bu kuyu Benî Âmir arazisi ile Benî Suleym arazisi arasındaydı. O kuyuya indiklerinde Harâm b. Milhan’ı, Hz. Peygamber’in mektubu ile Amir b. Tufeyl’e gönderdiler. Harâm, Âmir’e geldiğinde, Amir mektuba bakmadan Harâm’ı öldürdü. Sonra Benî Âmir’i onlara karşı kışkırttı. Onlar, Âmir’in kışkırtmasına rağbet etmeyerek: “Biz Ebu Berga’nın himayesindeki insanlara hile etmeyiz! Ebu Berâ onlara söz vermiş ve kendilerini himayesine almıştır” dediler. Bunun üzerine Âmir, Benî Süleym’in Ussayye, Ri’l ve Zekvan kabilelerinin halkını da kışkırttı. Bu kabileler Âmir’in kışkırtmasına uyarak gelip sahabîlerin etrafını sardılar. Sahabîler onları görünce kılıçlarına sarıldı, sonra hepsi şehid düşünceye kadar savaştılar. Yalnız, Benî Binar b. Neccar kabilesinden olan Râ b b. Zeyd kurtuldu. O da yarı ölü bir şekilde, ölülerin altından kalkıp Medine’ye geldi. Ve Hendek günü şehid edilinceye kadar da yaşadı. O sırada Amr b. Ümeyye ed Damrî ile ensardan Benî Amr b. Adîy kabilesine mensup olan bir adam, ashabın hayvanlarını otlatmakta oldukları için olay yerinde değillerdi. Bunun için durumdan haberdar değillerdi. Ancak kuşların etrafta uçuşup durduklarını görünce,
“Vallahî bunda bir iş var” deyip olay yerine geldiler ve arkadaşlarının kanlar içinde yattıklarını ve diğerlerinin de daha oradan ayrılmadıklarını gördüler. Ensardan olan adam, Amr b. Ümeyye’ye, “Ne yapalım, sen ne diyorsun?” diye sordu. Amr,
“Bana kalırsa hemen gidip Hz. Peygamber’i haberdar edelim” dedi. O da Amr’a,
“Vallahi ben Münzir b. Amr’ın öldürüldüğü haberini götüren adam olmak istemiyorum. Onun öldürüldüğü yerden sağ olarak ayrılmayacağım” deyip onlarla savaşmaya başladı ve o da şehid oldu. Amr b. Ümeyye de esir düştü. Fakat Amr, onlara Mudar kabilesinden olduğunu söyleyince, Âmir b. Tufeyl onu öldürmedi. Perçemini kesip serbest bıraktı. Derler ki, Âmir b. Tufeyl’in annesi vaktiyle bir köle azat etmeyi adamış da, Âmir, annesi adına Amr’ı âzat etmiştir.[1]
[1] Bidaye, IV/73 (İbn İshak’dan).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/511-512
İslami Okul Okulların En Önemlisi