Abdullah B - İslam Tarihi - 142. Sayfa
Abdullah b. Revaha’nın Halkı Şehid Olmaya Teşvik Etmesi
- Sahabe ordusu Mâan’a vardı. Orada, Herakl’in Rumlar’dan yüz bin kişiyle Belka nahiyesindeki Meâb’a geldiğini ve Mâlik b. Zâne’nin kumandası altında Lahm, Cüzam, el-Kayn, Behrâ ve Beliy kabilelerinden de yüz bin kişinin ona iltihak ettiğini öğrendiler. Orada iki gece kaldılar ve Hz. Peygamber’e bir mektup yazarak, Hz. Peygamber’i durumdan haberdar ettiler ve ne emrettiğini sordular. Abdullah b. Revaha ise,
“Arkadaşlar, siz şehid olmak için çıktınız. Biz sayımızla savaşmıyoruz. Silahlarımızla da savaşmıyoruz. Biz, Allah’ın bize ihsan ettiği bu din sayesinde savaşıyoruz. İlerleyin, şüphesiz Allah iki şeyden birini verecektir. Ya galip, ya da şehid olacağız. Bunların ikisi de güzeldir” dedi. Bunun üzerine,
“Vallahi doğru söylüyor” dediler ve ilerleyerek Belka sınırına girip Herakl’in Rum ve Araplar’dan oluşan ordusuyla Meşârif adlı köyde karşılaştılar. Düşman iyice yaklaşmak istedi. Fakat Müslümanlar Mûte’ye çekilerek orada savaşa hazırlandılar. Sağ kanada Benî Uzre kabilesinden Kutbe b. Katade’yi, sol kanada ensardan Abâye b. Mâlik’i kumandan yaparak savaşa başladılar. Zeyd, düşman mızrakları altında can verinceye kadar, Hz. Peygamber’in sancağını bırakmadı. Sonra Cafer sancağı aldı ve ölünceye kadar savaştı. Derler ki, savaş meydanında atını öldüren ilk Müslüman odur.[1]
- Sonra Cafer bayrağı aldı. Savaş onu kurtulmayacak şekilde pençesine alıncaya kadar savaştı. Sonra Şakra adındaki atından inerek onu, düşman eline geçmesin diye öldürdü. Ve şehid oluncaya kadar düşmanla çarpıştı. Cafer, İslâm tarihinde atını, düşmana geçmesin diye ilk defa öldüren zattır.[2]
İslami Okul Okulların En Önemlisi