Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 24. Sayfa

Hz. Ömer ile Amr b. Said’in Tartışmaları; Halid b. Said’in Hz. Ebubekir’i Destekleyen Konuşması

 

Bu sözler üzerine oradakiler sustular, cevap vermediler. Sonunda Hz. Ömer şunları söyledi:

“Ey müslümanlar topluluğu! Niçin Allah Rasûlünün Halifesine cevap vermiyorsunuz? O sizi hayat verici birşeye davet etmektedir. “Eğer çağrıldığınız şey elde edilmesi kolay bir dünya menfaatı ve sıradan bir yolculuk olsaydı ona koşacaktınız...’ (Tevbe: 9/42) Bunun üzerine Amr b. Said ayağa kalkarak

“Ey Hattab’ın oğlu! Sen bizim için münafıklar hakkında söylenmiş şeyleri mi söylüyorsun? Bizi kınayacağına sen kendin niçin ilk icâbet eden olmuyorsun?” dedi. Hz. Ömer de

“Halife, çağırdığında benim kendisine icâbet edeceğimi çok iyi biliyor. Eğer beni şu anda harbe gönderse itirazsız giderim” diye karşılık verdi. Amr b. Said ise

“Eğer biz savaşa gidecek olsak sizin için değil Allah için gideriz” dedi. Hz. Ömer de ona

“Allah seni muvaffak eylesin, doğru söyledin!” deyince sözü Hz. Ebabekir alarak

“Otur! Allah sana rahmet eylesin. Ömer bu sözlerini herhangi bir müslümana eziyet etmek veya onlardan birini küçümseyip kınamak için söylememiştir. O ancak cihat hususunda gecikenleri teşvik etmek istemiştir”.

Bu sırada Halid b. Said ayağa kalkarak

“Allah Rasûlünün Halifesi doğru söyledi. Ey kardeşim, yerine otur!” dedi. Halid, kardeşi Amr’ın yerine oturmasından sonra da sözlerine şöyle devam etti:

“Hamd, kendisinden başka ilah olmayan Allah’a mahsustur. O Allah ki müşrikler istemeseler de diğer bütün dinlere gâlip gelmesi için Muhammed’i hak dinle göndermiştir. Yine Allah’a hamdolsun ki O va’dini yerini getirmiş ve düşmanlarını helak etmiştir. Ey Allah Rasûlünün halifesi! Biz muhalefet etmediğimiz gibi ihtilaf da çıkarmayız. Sen bizim emîrimiz, şefkatli bir idarecimiz ve halifemizsin. Sen bizim için daima iyi bir nasihatçı oldun. Bizleri savaşa çağırdığında sana icâbet eder, emrettiğindeyse itaat ederiz”. Hz. Ebubekir bu sözlerden ziyadesiyle memnun oldu ve Halid’e şunları söyledi:

“Allah sana iyilikler ihsan etsin! Sen hem bir kardeş ve hem de bir dostsun. İsteyerek ve Allah’tan korkarak müslüman oldun. Sonra mükâfaatını Allah’tan bekleyerek hicret ettin. Allah ve Rasûlünün rızasını kazanmak ve Allah isminin en yüce olması uğrunda çalışmak için dinini müşriklerden kaçırdın. Ey Allah’ın rahmetine mazhar olan kişi! Seni ordunun başına emir tayin ediyorum; git hazırlığını yap!” Sonra da minberden indi. Halid b. Said de evine dönerek yolculuk hazırlıkları yapmaya başladı. Bu arada Bilal de Hz. Ebubekir’in emriyle çıkıp halka şunları ilan etti:

“Ey insanlar! Şamda’ki Rumlarla cihada çıkmak için hazırlanınız!” Halk Halid b. Said’in orduya kumandan olarak tayin edildiğini öğrenmişlerdi. Ordunun toplanacağı yere ilk giden Halid oldu. Bundan sonra halk on, yirmi, otuz, kırk elli ve yüzer kişilik gruplar halinde akın akın gelmeye başladılar. Kısa bir zamanda büyük bir kalabalık toplandı. Hz. Ebubekir bir gün yanına sahabilerden bazılarını da alarak ordugahı teftişe çıktı. Hazırlıkların tamamlanması için askerlerin ve halkın canla başla çalıştıklarını gördüyse de sayılarını yeterli bulmadı. Beraberinde götürdüğü kişilere

“Sizce bu ordu Rumlar için yeterli mi?” diye sordu. Bunun üzerine Hz. Ömer

“Ben bunları yeterli bulmuyorum” dediler. Hz. Ebubekir diğerlerine de görüşlerini sordu. Onlar da

“Biz de Ömer gibi düşünüyoruz’ dediler. Bu cevapları alan Ebubekir bu kez onlara

“Ne dersiniz? Yemenlilere bir mektup yazıp onları cihada davet edeyim mi?” diye sordu. Onlar da bunu uygun buldular ve “Çok iyi olur!” dediler. bu karar üzerine Hz. Ebubekir aşağıdaki mektubu yazdı: [1]


 

[1] Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/430-431