Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 28. Sayfa

Hz. Ömer’in Fars Savaşlarına Bizzat Katılmak için Ashabla İstişâre Etmesi

 

- Hz. Ömer Ebu Ubeyd b. Mes’udun şehid düşüp Fars ordularının da Kisrâ ailesinden bir kişinin kumandası altında toplandığını haber alınca Muhacir ve Ensar’ı çağırttı. Sonra onlarla birlikte Medine yakınlarındaki sırar kuyusuna kadar gitti. Orada Talhâ b. Ubeydullah’ın Kumandası altında bir öncü birlik hazırlayarak onları gönderdi. Askerin sağ kanadına Abdurrahman b. Avf’ı, sol kanadına da Zübeyr b. Avvam’ı kumandan tayin etti. Hz. Ali’yi de Medine’de kendi yerine idareci olarak bıraktı. Halkla istişâre etti. Onlar da

“İran’a bizzat kendin gitmelisin” dediler. Bu istişâre Sırar’a varıldıktan sonra gerçekleşmişti. O sırada dönmüş olan Talhâ da dâhil görüş bildirenlerin hepsi bizzat Hz. Ömer’in gitmesini istiyorlardı. Ancak Abdurrahman b. Avf onun gitmesini doğru bulmuyordu. Hz. Peygamber’den başkasına “Anam babam sana fedâ olsun!” dememiş olan Abdurrahman orada şunları söyledi:

“Anam babam sana fedâ olsun ey Ömer! Sakın gitme! Bu konuda sorumluluğu kendi üzerime alıyorum. Eğer halk “Ömer savaşa gitmekten korktu!” diyecek olurlarsa onlara “Bu Abdurrahman’ın fikriydi” dersin. Çünkü senin başında olduğun bir ordunun yenilmesi, senin bulunmadığın orduların yenilmesine benzemez. Hele bir de daha işin başında şehit düşecek olursan korkarım ki tekbir getirip “Allah’tan başka ilah yoktur diyecek bir tek müslüman kalmayacaktır”.

Bunun üzerine Hz. Ömer bizzat gitmekten vazgeçti ve ordunun başına tayin etmek için birisini aramaya başladı. O sırada Necid topraklarının bir kısmında zekat toplamakla görevlendirilmiş Sa’d b. Ebi Vakkas’tan bir mektup geldi. Daha sonra Hz. Ömer çevresindekilere dönerek

“Bana ordunun başına geçirebilecegim birisini gösteriniz” dedi. Abdurrahman b. Avf da

“Ben onu buldum bile” dedi. Hz. Ömer kim olduğunu sorunca Abdurrahman

“O, elinin altında bulunan aslan, Sa’d b. Mâlik’tir!” (Bu zat Sa’d b. Ebî Vakkas diye şöhret bulmuştur) dedi. Diğer görüş sahipleri de Abdurrahman’ın bu fikrine katıldılar.[1]


 

[1] Taberi IV/83 (Ömer b. Abdülaziz’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/434-435