Islam Tarihi - 84. Sayfa
İbn Ömer’in Savaşanları İki Kısma Ayırması
- İnsanlar savaşta iki kısımdırlar. Bir kısmı çokça Allah’ı zikretmek ve zikrettirmek için. Yürüyüşte fesattan korunmak, arkadaşa yardım etmek, mallarından en güzelini Allah yolunda infak etmek için çıkmışlardır. Onlar dünya malını kazanmaktan ziyade, dünya malını Allah yolunda harcamaktan sevinç duyarlar. Bir savaşa katıldıklarında savaş alanında Allah’ın, kalplerinde bulunan en küçük bir şüpheye ve Müslümanlar hakkında önemsiz bir kötü niyete muttali olmasından haya duyarlardı. Ganimet mallarından bir şeyler çalma imkânlarına sahip olduklarında kalplerini ve amellerini bundan tertemiz tutarlardı. Şeytan onlara fitne vermeye, kalplerini yaralamaya muktedir olmazdı. İşte bunlardır ki, Allah kendi dinini onların eliyle üste çıkarır ve düşmanlarını mağlup eder.
İkinci kısma gelince, onlar ne Allah’ı anar, ne de anılmasını isterler. Fesat ve bozgunculuk yaparlar. Mallarını ancak zoraki bir şekilde sarfederler. Mallarından sarfettiklerini bir borç imiş gibi görürler. Şeytan bunu daima onlara hatırlatır. Bir savaşa katıldıklarında en geride ve niyeti kötü olanlar arasında olurlar. Dağ başlarına sığınır, savaşın sonunu beklerler. Allah Müslümanlar’a zafer verirse, herkesten çok yaygara koparır, türlü yalanlar uydururlar. Ganimetten çalma fırsatı bulurlarsa hiç çekinmeden bunu yaparlar. Şeytan onlara, “Bu ganimet malıdır” der. Allah onlara bolluk verdiğinde azarlar. Bir darlığa düştüklerinde de şeytan onları zengin olma ihtirasıyla yoldan çıkarır. İşte bunlar, sadece cisimleriyle mü’minler arasında bulunurlar. Fakat niyetleri ve işleri onlarınkinden tamamen ayrı olduğu için Allah onları kıyamet günü mü’minlerden ayırır.[1]
[1] Kenzü’l-Ummal, II/290 (İbn Asakir’den).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/474
İslami Okul Okulların En Önemlisi