Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 116. Sayfa

Hz. Ömer’in Kendisine Bir Köşk Edinen Sa’d’ı Azarlaması

 

- Hz. Ömer, Sa’d b. Ebî Vakkas’ın kendisine bir köşk yaptırtıp kapısını da taktırdıktan sonra “Artık gürültü duyulmaz oldu!” dediğini haber aldı. Bunun üzerine Muhammed b. Mesleme’yi gönderdi. Hz. Ömer bir işin sağlama bağlanıp istediği gibi gerçekleşmesini arzu ettiğinde o iş için Muhammed b. Mesleme’yi gönderirdi. Hz. Ömer, elçisine

“Sa’d’a git ve onun yaptırdığı köşkün kapısını yak!” dedi. Muhammed b. Mesleme Kufe’ye vardığında ilk önce Sa’d’ın oturmakta olduğu köşkün kapısını yaktı. Bunu Sa’d’a haber verdiler ve Muhammed b. Mesleme’yi tarif ettiler. Sa’d onun kim olduğunu anladı.

Sonra Muhammed, Sa’d’ın huzuruna çıktı ve ona

“Emîrü’l-Mü’minîn’e gelen haberlere göre ‘Artık gürültü duyulmaz oldu!’ demişsin” dedi. Sa’d da böyle bir şey söylemediğine dair yemin etti. Muhammed

“Biz elçiler, emredildiğimiz şeyleri yapmak zorundayız. Ancak senin söyleyeceklerini de Mü’minlerin Emîri’ne iletiriz” dedi. Sa’d

“Sana yol azığı hazırlatayım” dediyse de Muhammed bunu kabul etmedi ve devesine atlayarak Medine’ye döndü. Hz. Ömer onu bu kadar çabuk beklemediğinden

“Eğer hakkında hüsn-ü zan beslememiş olsaydım verilen vazifeyi yerine getirmedin diyecektim” dedi. Muhammed’se

“Ben görevimi tam olarak yerine getirdim. Sa’d özür diliyor ve böyle bir şey söylemediğine dair de yemin ediyor” dedi. Hz. Ömer

“Peki Sa’d sana bir şey vermedi mi?” dedi. Muhammed de

“Yol azığı vermek istedi ama ben kabul etmedim. Sen niçin bana azık vermedin ey Mü’minlerin Emîri!” dedi. Hz. Ömer buna şu karşılığı verdi:

“Medine’de halk açlıktan kırılırken sana yiyecek veremezdim. Eğer böyle yapacak olsaydım serinliği senin, sıcaklığı ise benim üzerime olurdu. Çünkü Hz. Peygamber ‘Mü’min kişi komşusu aç iken karnım doyuramaz’ buyurmuştur”[1]

- Hz. Ömer’in kulağına Sa’d’ın halktan kaçıp kapısını onların yüzüne kapattığı çalınınca Ammar b. Yâsir’i ona göndererek “Eğer oraya vardığında kapıyı kilitli bulursan onu yak” dedi.[2]

 


 

[1] Kenz III/165 (İbnü’l-Mübarek, İbn Raheveyh ve Müsedded, Attab b. Rifaa’dan); İsabe, III/384; Heysemi, VIII/167 (“İmam Ahmed ve Ebu Ya’la da bu hadisin bir kısmını rivayet etmişlerdir” der).

[2] Heysemi, VIII/168

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/127.