Benî Saide Sakifesi - 12. Sayfa
Benî Saide Sakifesi’nde Yapılan Konuşmalar Hakkında İbn Abbas’ın Hadisi
- Hz. Ömer şöyle anlatıyor: Halk, Hz. Peygamber vefat ettikten sonra bize gelerek,
“Ensar Benî Saide Sakifesi’nde Sa’d b. Ubade ile birlikte toplantı yapmaktadırlar ve ona biat edecekler” dediler. Ben ve Ebubekir, Ebu Ubeyde b. Cerrah ile birlikte kalktık, onlara doğru gittik. İslâm’da bir ihtilaf meydana getirirler diye korkuyorduk. Ensar’dan iki kişiyle karşılaştık. İkisi de doğru kişilerdi. Biri Uveym b. Saide biri de Maan b. Adiy idi. Bize,
“Nereye gidiyorsunuz?” dediler. Biz de,
“Sizin kavminize gidiyoruz. Onlar hakkında bizim kulağımıza şunlar çalınmıştır” dedik. Onlar,
“Dönünüz! Onlar size hiçbir şeyde muhalefet etmez ve hoşunuza gitmeyen bir şey de yapmazlar” dediler. Fakat biz dönmedik, gitmekte ısrar ettik. Ben konuşmamı içimde hazırlıyordum. Ensar’ın bulunduğu yere vardık. Baktık ki orada, Sa’d b. Ubade’nin etrafında toplanmışlardır. Sa’d da hasta olduğundan bir sedir üzerinde yatıyordu. Onların yanına girdiğimiz zaman,
“Ey Kureyş cemaati! Bizden bir emir, sizden bir emir olsun!” dediler. Hubab b. Münzir,
“Ben bu işin temeliyim. Onun halli benim elimdedir” şeklinde konuşmalar yaptı ve
“Eğer dilerseniz, Allah’a yemin ederiz ki, savaşı yeniden başlatırız!” dedi. Ebubekir onlara,
“Acele etmeyiniz!” dedi. Ben konuşmak istedim. Bana da,
“Ey Ömer, sus” dedi. Ben de sustum. Ebubekir, Allah’a hamdu sena ettikten sonra:
“Ey ensar! Biz, sizin faziletinizi, üstünlüğünüzü inkâr etmiyoruz. Sizin İslâm’daki derecenizi de inkâr etmiyoruz. Bizim boynumuza vacib olan hakkınızı da. Fakat siz biliyorsunuz ki, Kureyş’ten olan bu kabile Araplar içerisinde öyle bir mertebededir ki, başka kabilelerde bu durum yoktur. Araplar ancak bu kabileden gelen bir kişi etrafında toplanabilir. O zaman biz emirler, siz de vezirlersiniz. O halde Allah’tan korkunuz. İslâm’ı parçalamayınız. İslâm’da ilk felaketi açan siz olmayınız. Dikkat ediniz! Ben sizin için şu iki kişiden birisine razı oluyorum. Onlar Ömer b. Hattab ile Ebu Ubeyde b. Cerrah’tır. Hangisine biat ederseniz o sizin için güvenilirdir” dedi.
Allah’a yemin ederim ki, söylemek istediğim hiçbir şey kalmadı ki, Ebubekir onları konuşmasın. Ancak bu son söz hoşuma gitmedi. Allah’a yemin ederim, suçsuz olduğum halde öldürülüp diriltilsem ve bir daha öldürülüp diriltilsem, bu benim için Ebubekir’in içinde bulunduğu bir cemâatın başına geçmekten daha sevimli olurdu. Sonra,
“Ey ensar topluluğu! Ey Müslüman topluluğu! İnsanların içinde Hz. Peygamber’in yerine geçmeye Ebubekir’den daha iyisi yoktur. Çünkü o, ilk Müslüman olandır. Peygamber’in mağara arkadaşıdır ve yaşça da en olgun olanımızdır” dedim ve Ebubekir’in elini tuttum. Fakat benden önce ensardan biri Ebubekir’in eline vurarak biat etti. Halk da onun arkasından biat etmeye başladı. Böylece Sa’d b. Ubade’den vazgeçildi.[1]
[1] Kenzü’l-Ummal, III/139 (İbn Ebi Şeybe, İbn Abbas’dan)
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/67-68.
İslami Okul Okulların En Önemlisi