Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Devlet Başkanının Müslümanların Problemleriyle Yakından ilgilenmesi ve Onları Tehlikelerden Koruması - 122. S

Devlet Başkanının Müslümanların Problemleriyle Yakından ilgilenmesi ve Onları Tehlikelerden Koruması; Şam’da Kolera Çıktığında Hz. Ömer’in Kumandanı Ebu Ubeyde’yi Geri Çağırması

 

- Hz. Ömer, Şam’da kolera hastalığı çıktığını ve birçok insanın ölmekte olduğunu duyduğunda orada bulunan Ebu Ubeyde b. Cerrah’a şu mektubu gönderdi:

“Sana çok acele ihtiyacım vardır; mutlaka benim yanımda bulunman gerekiyor. Mektubum eline gece ulaşırsa sabahı beklemeden, gündüz ulaşırsa da akşamı beklemeden yola çıkmanı emrediyorum”. Mektubu alan Ebu Ubeyde, Hz. Ömer’e

“Ben Mü’minlerin Emîri’nin ihtiyacını biliyorum. O, yeryüzünde ebedî kalamayacak olan bir insanın (yani benim) ölmesini istemiyor” diye haber göndererek şu cevabı yazdı:

“Ben, müslümanlardan meydana gelen bir ordunun başında bulunmaktayım. Bunun içindir ki onların hepsini ölümle başbaşa bırakarak kendi canımı kurtarmak istemiyorum. Bana olan ihtiyacının da ne olduğunu biliyorum. Sen, sonsuza dek yaşamayacak bir kimsenin ölmemesini istiyorsun. Bu mektubumu aldığında, emrini yerine getiremediğimden dolayı beni affet ve ordumun başında kalmama izin ver! “

Ebu Ubeyde’nin mektubunu okuyan Hz. Ömer kendisini tutamayarak ağlamaya başladı. Orada bulunan sahabiler

“Ne oldu ey Mü’minlerin Emîri! Yoksa Ebu Ubeyde vefat mı etmiş?” diye sordular. Hz. Ömer de

“Hayır, henüz vefat etmemiştir. Ancak böyle giderse ölümden de kurtulamayacaktır” dedi ve sonra Ebu Ubeyde’ye ikinci bir mektup yazdı. Bunda şöyle diyordu:

“Ürdün sıtma ve kolera gibi hastalıkların çıkmasına çok uygun bir memlekettir. Havası nemli olup bataklıklar hastalık yaymaktadır. Madem ordunun başında kalmak istiyorsun; hiç olmazsa onları Câbiye’ye naklet! Çünkü orası temiz ve havalı bir yerdir”. Bunun üzerine Ebu Ubeyde

“İşte şimdi oldu. Mü’minlerin Emîri’nin bu emrine uyacağız” dedi ve Ebu Musa el-Eş’arî’yi çağırtarak ona askeri toplayarak Câbiye’ye göndermesini emretti. Ancak o sırada Ebu Musa’nın hanımı koleradan öldü. Ebu Musa gidip bunu Ebu Ubeyde’ye söyledi. O da çıkarak askerleri bizzat kendisi toplamaya başladı. Bu sırada da koleraya yakalanarak vefat etti. Onun vefatından sonra da kolera kalktı.[1]

- Hz. Ömer’in mektubunu alan Ebu Ubeyde

“Allah Mü’minlerin Emîri’ne merhamet etsin! O bâki olmayan milletin ölmesini istemiyor” diyerek şu mektubu yazdı:

“Ben İslâm ordularından birisinin başında bulunuyorum. Askerlerimin hepsinin ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı bir sırada kendi canımı kurtarmak gayretine düşemem.”[2]

- Ebu Übeyde Hz. Ömer’e şunları yazmıştır:

“Ey Mü’minlerin Emîri! Bana olan ihtiyacının ne olduğunu biliyorum. Ancak ben İslam ordularından birinin başındayım. Onları bırakıp da kendi canımı kurtarmak istemiyorum. Allah Teâlâ’nın benim ve askerlerin için takdir etmiş olduğu şeylerin gerçekleşmesine dek onların arasında kalmak istiyorum. Ey Mü’minlerin Emîri! Beni affet ve askerlerimin arasında kalmama izin ver!”[3]


 

[1] Kenz, II/324 (İbn Asakir, Tarık b. Şihab’dan, o da Ebu Musa el-Eş’ari’den. Süfyan b. Üyeyne de daha kısa olarak rivayet etmektedir. Ayrıca Ebu’l-Müveccih’in  şöyle dediği de kaydedilmektedir: “Ebu Ubeyde’nin emrinde otuzaltıbin kişilik bir ordu vardı. Bu ordudan ancak altıbin kişi kaldı; diğerleri koleradan şehit oldular).

[2] Hakim III/263 (Süfyan tarikiyle).

[3] Bidaye VII/78 (İbn ishak, Tarık tarikiyle); Taberi IV/201 (Yine Tarık’tan).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/132-133.