Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 169. Sayfa

7. FASIL: HALİFELERİN KENDİLERİNDEN SONRAKİ HALİFELERE TAVSİYELERDE BULUNMASI

      

Ebubekir Sıddîk’ın Kendisinden Sonra Halife Olmasını İstediği Hz. Ömer’e Bazı Öğütler Vermesi

 

- Hz. Ebubekir hilâfeti kendisine devretmek istediğinde Hz. Ömer’i çağırtarak ona şunları söyledi “Seni, gece-gündüz çalışmayı gerektiren ve insanı çok yoran bir görev vermek için çağırttım. Ey Ömer! Allah’tan kork; emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçın! Takva sahipleri kurtuluşa ermiş olup bütün tehlikelerden korunmuştur. Sana halifeliği devrediyorum. Onu ancak hakkını verebilecek olanlar alabilir. Kim başkalarına hakkı emredip kendisi bâtılla amel eder; yine başkaları için iyiliği emreder kendisi kötülük yaparsa emniyeti kesilir, amelleri boşa çıkar. Başlarına halife olduğun zaman elinden geldiğince karnını onların mallarıyla şişirmemeye ellerini müslümanların kanlarından korumaya; ırz ve haysiyetlerini ayaklar altına almamaya gayret et. Güç ve kuvvet sahibi ancak Allah’tır.”[1]

- Vefatından önce Hz. Ebubekir şöyle vasiyet etti: “Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla! Bu, dünyadan ayrılıp âhirete kavuşmak üzere olan Ebubekir Sıddîk’ın yapmış olduğu en son ahittir. O bu ahdi kafir olanların iman ettiği, facirlerin ve günahkarların takvaya sarılıp yalancıların doğru söylediği bir zamanda yapıyor. Ben kendimden sonra Ömer’i halife olarak seçiyorum. Onun adaletle hükmedeceğine inanıyorum. Eğer adaleti zulme dönüştürecek olursa bu kendisi içindir; ben sadece hayır irade ediyorum ve gaybı da bilmiyorum “Zulmedenler hangi âkibete uğrayacaklarını yakında bileceklerdir”. (Şuarâ: 26/27). Daha sonra Hz. Ömer’i çağırtarak ona

“Ey Ömer! Seni sevenler olduğu gibi sevmeyenler de vardır. Zaten eskiden beri kötüler sevilir, hayırlılara ise bugzedilir”. Hz. Ebubekir’in hilâfeti kendisine devredeceğini anlayan Hz. Ömer

“Benim halife olmaya ihtiyacım yoktur” dedi. Hz. Ebubekir de şunları söyledi:

“Senin halife olmaya ihtiyacın yoksa bile halifeliğin sana ihtiyacı vardır. Sen Hz. Peygamber’i gördün, onun sohbetinde bulundun. Onun müslümanları kendi nefsine nasıl tercih ettiğini gördün. Öyle ki bize hediyeler gönderir; biz de bunları tükettikten sonra fazlasını onun ailesine yardım olarak verirdik. Sonra beni de gördün ve benimle de arkadaşlık yaptın. Ben ancak benden öncekinin izini takip ettim. Vallâhi uyumadım ki rüya görmüş olayım; şahitlikte bulunmadım ki kınayayım. Ben üzerinde bulunduğum yoldan hiç bir zaman sapmadım. Ey Ömer! Biliyorsun ki Allah’ın gecelerde yapılmasını istediği birtakım hakları vardır ki gündüz yapıldığında onları kabul etmez. Aynı şekilde gündüzleri yapılmasını istediği bazı hakları da vardır ki onların da gece yapılmasını kabul etmez. Kıyamet gününde tartıları ağırlaştıracak olan şey hakka tâbi olmaktır. Terazisi ağır gelenler bu dünyada hakka tabi olanlardır. Kıyamet gününde tartıları hafif gelenlerin bu durumları onların bâtıla tâbi olmalarından ileri gelir. Hafif gelen terazide ancak haksızlık bulunabilir. Ey Ömer! Seni ilk önce kendi nefsinden, sonra çıkarcı, yağcı insanlardan sakındırıyorum. İnsanların içinde gözleri dönmüş, hevâları şişmiş olanların sayısı bir hayli kabarıktır. En ufak hatalardan bile kendini korumaya bak; çünkü onlar daima seni gözleyeceklerdir. Sen Allah’tan korkmaya devam ettiğin müddetçe onlar da senden korkacaklardır. Bunlar benim sana olan tavsiyelerimdir. Selam üzerine olsun”[2]


 

[1] Heysemi V/198 (Tabarani, Eğarri Beni Malik’ten); Terğib IV/15.

[2] Kenz III/146 (İbn Asakir, Salim b. Abdillah b. Ömer’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/162-163.