Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 177. Sayfa

Hz. Ömer’in Sa’d b. Ebî Vakkas’a Yapmış Olduğu Tavsiyeler

 

- Hz. Ömer Sa’d b. Ebî Vakkas’ı çağırtarak kendisini Irak savaşları için komutan tayin ettiğini bildirip şu tavsiyelerde bulundu:

“Ey Sa’d! Ey Vehboğullarının Sa’d’ı! Sakın Hz. Peygamber’in dayısı ve arkadaşı olman seni Allah’ın azabından emin kılmasın! Allah kötülükleri ancak güzelliklerle siler. Allah katında bütün insanlar eşit olup hiç bir soy ve ırkın ayrıcalığı yoktur. Üstünlük yalnızca takvadadır. İnsanların soylusu da soysuzu da Allah’ın nazarında birdir. Allah onların Rabb’i, onlar da O’nun kullarıdır. Onlar ancak Allah’ın emir ve yasaklarına riayet sonucunda birbirlerinden üstün olabilirler. İnsanlar Allah katındaki nimetlere ancak ibadet sayesinde ulaşabilirler. Kendisine peygamberlik gönderildiği andan içimizden ayrılıncaya kadar Hz. Peygamber’in üzerinde bulunduğu emre dikkat et ve yalnızca bu emre yapış. Çünkü gerçek emir budur. Bunlar benim sana nasihatlarımdır. Eğer bunların tutmayıp yüz çevirecek olursan amellerin boşa çıkar; zararını da sen çekersin”.

Onu yolcu ederken de Hz. Ömer şu tavsiyeleri yaptı. “Seni Irak savaşına kumandan tayin ettim. Bu tavsiyelerimi iyi dinle. Sen hoşa gitmeyecek çok zor bir görev yüklendin. Bu işin altından ancak haktan ayrılmayan kişiler kalkabilir. Öyleyse önce kendi nefsinde uygulamak şartıyla emrin altındakileri iyilik ve hayırlara alıştır. Şunu bil ki her amelin bir sırrı vardır. Zaferin sırrı da sabırdır. Başına bir felaket geldiğinde sabret. Kalbine Allah korkusunu yerleştirmeye uğraş. Allah’tan korkmak, O’nun emirlerine itaat edip yasaklarından kaçınmaktan ibarettir. İnsan ancak dünya sevgisinden vazgeçip yalnızca âhireti sevmekle Allah’a itaat etmiş sayılır. Diğer taraftan Allah’a isyan edenler de dünyayı sevip âhiretten hoşlanmamak şeklinde isyan etmişlerdir. Allah Teâlâ kalblerde gizlenenleri açığa çıkarır. İnsanlar kalblerindekini Allah’a hamdetmek veya nankörlükte bulunmak suretiyle açığa  vururlar. Kişinin içinde hikmet bulunup bulunmadığı dilinden anlaşılabilir. Bu şekilde de halk tarafından sevilir. Kendini insanlara sevdirmek için gayret et; çünkü peygamberler Allah Teâlâ’dan kendilerini halka sevdirmesini istemişlerdir. Şunu bil ki Allah bir kişiyi severse onu insanlara da sevdirir. Aynı şekilde O’nun buğzettiği kimselere halk da buğzeder. Sen de bu suretle Allah katındaki dereceni insanlara bakarak anlayabilirsin.”[1]


 

[1] İbn Cerir IV/84 (Seyf tarikiyle Muhammed ve Talha’dan).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/168-169.