Islam Tarihi - 182. Sayfa
Hz. Osman’ın Kendisine Yardım Etmek İsteyen Hz. Ali’ye Engel Olarak Kendisi İçin Kan Dökülmesini İstememesi
- Evinin etrafını kuşatan kişilerin saldırı ve eziyetlerini yoğunlaştırması üzerine Hz. Osman çıkıp
“Ey Allah’ın kulları!” diye bağırdı. Bunun üzerine Hz. Ali kılıcını kuşanıp Hz. Peygamber’in sarığını da başına takarak evinden çıktı. Önünde oğlu Hasan ile Abdullah b. Ömer, yanında da Muhacir ve Ensar’dan bazı kimseler vardı. Böylece Hz. Osman’ın evini kuşatanlara hücum ederek onları dağıttılar. Sonra da Osman’ın yanına girdiler. Hz. Ali ona
“Selam senin üzerine olsun ey Mü’minlerin Emîri! Hz. Peygamber bu dini ona sırt çevirenleri, kendisine inananlarla vurmak suretiyle hâkim kılabilmiştir. Allah’a yemin ederim ki dışardaki insanlar seni öldürmekten başka bir şey düşünmüyorlar. Müsaade et de onlarla çarpışalım” dedi. Hz. Osman’sa şunları söyledi:
“Allah’ın ve benim kendi üzerinde bir hakkı bulunduğunu düşünen herkese yemin verdiriyorum ki benim yüzümden bir hacamat şişesi kadar da olsa kan dökülmesin! Aynı şekilde kendi kanının dökülmesine yol açacak bir harekette de bulunmasın”. Hz. Ali sözlerini bir kere daha tekrarladı. O yine aynı cevabı verdi. Bunun üzerine Hz. Ali çıktı. Çıkarken de
“Ey Rabb’im! Bizim elimizden geleni esirgemediğimizi biliyorsun” dedi. Sonra mescide girdi. Ezan okunduğunda Hz. Ali’ye
“Ey Eba’l-Hasan! Öne geç de namazı kıldır!” dediler. O da
“Halifenin, kuşatma altında bulunup da mescide dahi gelmesine izin verilmediği bir durumda size namaz kıldırmam. Ben namazımı tek başıma kılacağım” dedi. Böylece namazını tek başına kılarak çıktı. Oğlu arkasından yetişerek
“Babacığım evi kuşatmakta olanlar kapıları kırarak içeri girdiler” dedi. Hz. Ali de
“innâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn. Mutlaka Osman’ı öldürmüşlerdir” dedi. Yanında bulunanlar
“EyEba’l-Hasan! Osman’ın yeri neresidir?” diye sordular. Hz. Ali
“Allah’a yakın olan cennetlerdir” diye yeminle cevap verdi.
“Peki, diğerlerinin, yani onu öldürenlerin yeri neresidir?” dediler. Hz. Ali üç kere
“Vallâhi onların yeri ateştir” buyurdu.[1]
[1] er-Riyadu’n-Nadare fi Menakıbi’l-Aşere II/128 (Ebu Ahmed, Şeddad b. Evs’den).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/172-173.
İslami Okul Okulların En Önemlisi