Rebî’ B - İslam Tarihi - 189. Sayfa
Rebî’ b. Ziyad’ın Nasihat İsteyen Hz. Ömer’e Nasihatlarda Bulunması
- Hz. Ömer gelecek bir heyeti karşılamak üzere halkı toplamak istedi. Bunun, için de Zeyd b. Erkam’a
“Çık, herkesten önce Hz. Peygamber’in ashabından görebildiklerini buraya gönder. Onlardan sonra da kendilerini takip eden ikinci kuşaktan kimi görürsen buraya gelmelerini söyle” dedi. Bu şekilde insanlar Hz. Ömer’in huzurunda toplanarak saf bağladılar. Hz. Ömer onları gözden geçirirken içlerinde, şişman ve üzerinde süslü bir kürk bulunan birisini gördü. İşaretle yaklaşmasını söyledi. Adam Hz. Ömer’in yanına geldi. Hz. Ömer ona
“Bana nasihat edip güzel şeyler söyle!” dedi. Adam da
“Sen bana nasihatta bulun!” dedi. Bu karşılıklı sözler üç kere tekrarlandı. Nihayet usanan Hz. Ömer
“Yeter artık kalk!” dedi. Sonra cemaatı bir kere daha gözden geçirdi. Bu kez de Eş’arî kabilesinden beyaz tenli, kısa boylu ve zayıf birisine işaret etti. Adam yaklaştığında Hz. Ömer ona da
“Bana öğüt ver, güzel sözler söyle!” dedi. O da birincisi gibi
“Sen bana nasihatta bulun!” dedi. Hz. Ömer sözlerini tekrarladığında adam
“Ey Mü’minlerin Emîri! Bir konu aç ki biz onun etrafında birşeyler söyleyelim” dedi. O zaman Hz. Ömer
“Sen de kalk!” dedi ve kendi kendine de şöyle mırıldandı:
“Ey Ömer! Çoban hiç bir zaman koyunlarından faydalanamaz”. Böyle dedi, çünkü o, onların kendisine birşeyler söylemesini istiyordu. Sonra cemaata bir daha bakarak bembeyaz yüzlü, cismi hafif birisine işaret etti. Adam kalkıp Hz. Ömer’in yanına geldi. Hz. Ömer, diğerlerine dediği gibi ona da
“Bana öğüt ver, güzel sözler söyle!” dedi. Bunun üzerine adam diz çökerek Allah’a hamd ü senâlar ettikten sonra şunları söyledi:
“Sen ey Ömer! Bu ümmetin işlerini eline almış, onların başına halife olmuşsun. Üzerine aldığın bu ağır vazifeyi yerine getirirken Allah’tan kork; kendin ve halkın için adaletten ve doğruluktan ayrılma. Onlardan her birini kendini düşündüğün kadar. düşünmelisin. Şunu unutma ki bu yaptıklarından sorumlusun ve bir gün olacak hesaba çekileceksin. Sen bu ümmeti emanet olarak aldın; sana düşen emaneti hakkıyla yerine getirmendir. Şunu da aklından çıkarma ki ancak çalıştığın kadarıyla ücret alabileceksin”. Hz. Ömer ona
“Halife seçilmemden bu yana hiç kimse bana böyle şeyler söylemedi. Sen kimsin?” diye sordu. Adam da
“Ben Rebî’ b. Ziyad’ım” dedi. Hz. Ömer
“Sen Muhacir b. Ziyad’ın kardeşi olmayasın?” dedi. Adam
“Evet, ben onun kardeşiyim” cevabını verdi. Daha sonra Hz. Ömer, el-Eş’arî’yi bir ordunun başına kumandan tayin edip Rebî’ b. Ziyad’ı da onun emrine verdi, el-Eş’arî’ye de şunları söyledi:
“Rebî’ b. Ziyad’a dikkat et! Eğer sözlerinde samimi ise onda bir emirin faydalanabileceği çok güzel şeyler vardır. Onu bir işin başına geçir ve sonra da çalışmalarını devamlı kontrol altında bulundur. Sanki onu ben tayin etmişim gibi bana karakteri ve çalışmaları hakkında bilgi yolla. Çünkü ben Hz. Peygamber’in “Benden sonra sizin için en fazla korktuğum şey iyi konuşabilen münafıklardır” dediğini duymuştum.”[1]
[1] Kenz VII/36 (İbn Raheveyh, Haris, Müsedded ve Ebu Ya’la, Abdullah b. Büreyde’den).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/176-177.
İslami Okul Okulların En Önemlisi