Ebu Ubeyde ve Muaz ile Hz - 190. Sayfa
Ebu Ubeyde ve Muaz ile Hz. Ömer’in Birbirlerine Nasihatta Bulunmak Üzere Karşılıklı Mektuplaşmaları
- Muhammed b. Sûka şöyle anlatıyor: Nuaym b. Ebî Hind’in yanına gitmiştim. Bana içerisinde şunların yazıldığı bir kağıt parçası gösterdi: “Ebu Ubeyde b. el-Cerrah ve Muaz b. Cebel’den Hattab oğlu Ömer’e! Selam üzerine olsun! Biz seni eskiden beri kendi nefsinin ıslahı ile çok ilgilenen biri olarak tanıyoruz. Bugünse ümmetin başına geçtin. Onlar şu anda kırmızısıyla siyahıyla tamamen senin elinin altındadırlar. Soylu soysuz hepsi otoriteni kabul etmiştir. Dost da düşman da sana başvuruyor. Unutma ki adaletinde herkesin bir hakkı vardır. Adaleti ve hakkı tam olarak yerine getirip getiremediğini iyice düşün. Ey Ömer! Biz seni bazı yüzlerin korkuyla kırışacağı bir günle korkutuyoruz. O gün geldiğinde kalbler kupkuru kesilir, donakalır. O günde bütün delil ve hüccetler o yüce sultanın hücceti karşısında sus-pus olacaklardır. İnsanlar zelil olarak geleceklerdir. O gün onlar Allah Teâlâ’nın rahmetini umuyor ve azabından da korkuyor olacaklardır. Zaten O’ndan başka gidebilecekleri bir yer de yoktur. Biz insanlarımızın birbirine görünüşte dost kalbense düşman olmalarından korkuyoruz. Ey Ömer! Biz bütün bunları yalnızca sana nasihat etmek üzere yazıyoruz ve hepsinden de Allah’a sığınıyoruz. Selam senin üzerine olsun!”.
Hz. Ömer bu ikisine şu karşılığı göndermiştir: “Hattab’ın oğlu Ömer’den Ebu Ubeyde ve Muaz’a. Selam üzerinize olsun! Mektubunuz elime geçti. Onda, beni eskiden kendi nefsimi ıslah için çalışan biri olarak tanıdığınızı, şimdi ise siyahı ve kırmızısıyla bu ümmetin başına geçtiğimi, bu yüzden de dost-düşman herkesin bana başvurup adalet beklediğini yazıyorsunuz. Sonra da adaletin ve hakkın gereklerini tam manasıyla yerine getirip getiremediğimi düşünmemi istiyorsunuz. Hemen şunu söyleyeyim ki Ömer’in elinde hiç birşey yoktur. Güç ve kuvvet sadece Allah’a aittir. Beni, önceki ümmetlerin uğramış oldukları kötü sonla korkutuyorsunuz. Siz de biliyorsunuz ki dünya kurulduğundan beri gece ile gündüzün birbiri arkasına gelişi insanları ecellerine her gün biraz daha yaklaştırır, uzak olanlar yakınlaşır, yeni şeyler eskir, takdir olunanlar yerini bulur. Bu, insanların cennet ve cehennemdeki yerlerine yerleştirilişine kadar böyle devam edecektir. Ayrıca insanların sonunda birbirlerine sadece görünüşte dost kalmalarından korktuğunuzu da söylüyorsunuz. Ben inanıyorum ki sizler o insanlar olmadığınız gibi devir de henüz o devir değildir. Çünkü o devirde insanlar sadece dünyaya rağbet edecekler ve yalnızca dünyalarını ıslah etmeye çalışacaklardır. Son olarak da bu mektubu bana nasihat için yazdığınızı söylüyorsunuz ki ben buna cân u gönülden inanmaktayım. Aynı şekilde bütün bunlardan ben de Allah’a sığınıyorum. Bana mektup yazmayı sakın ihmal etmeyin; çünkü ikinizin de görüş ve nasihatlarına ihtiyacım olacaktır. Selam siz ikinizin üzerine olsun!”[1]
[1] Ebu Nuaym, Hilye I/238; Kenz VIII/209 (İbn Ebi Şeybe ve Hennad’ın benzer şekilde rivayet ettiği kaydedilir); Mecma V/214 (Tabarani’den).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/177-178.
İslami Okul Okulların En Önemlisi