Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 43. Sayfa

İbn Mes’ud’un Bu Konudaki Rivayeti

 

- Abdullah İbn Mes’ud şöyle anlatıyor: Bedir günü Hz. Peygamber,

“Esirler hakkında ne diyorsunuz?” diye ashabıyla istişare etti. Ebubekir,

“Ey Allah’ın Resûlü! Onlar senin kavmin, senin aile efradındır. Hayatlarını bağışla. Onlara şefkat göster. Umulur ki Allah Teâlâ tevbelerini kabul eder” dedi. Hz. Ömer,

“Ey Allah’ın Resûlü, bunlar seni Mekke’den çıkarttılar. Bunlar seni yalanladılar. Onların boyunlarını vur!” dedi. Abdullah b. Revâha da,

“Ey Allah’ın Resûlü! Hangi vadide ağaçlar çoksa, onları o ağaçlığın içine sok, sonra o ağaçlığı ateşe ver” dedi. Hz. Peygamber sesini çıkarmadan çadırına gitti. Sahabîler’den bazıları,

“Ömer’in, bazıları da Abdullah’ın dediğini yapacak” dediler. Hz. Peygamber çadırdan çıkarak,

“Kesinlikle Allah bazı kimselerin bu hususta kalbini sütten daha yumuşak bir şekilde yumuşatmıştır. Bazı kimselerin kalbini de taştan daha katı bir şekilde sertleştirmiştir. Ey Ebubekir! Senin durumun Hz. İbrahim’in durumu gibidir. İbrahim, “Kim bana tabi olursa kesinlikle o bendendir. Kim bana isyan ederse kesinlikle sen gafururrahimsin” (İbrahim: 14/36) demişti. İsa (a.s.) da, “Eğer onlara azab edersen ‘‘kesinlikle onlar senin kullarındır. Eğer onları affedersen kesinlikle sen aziz ve hakimsin” (Maide: 5/118) demişti. Ey Ömer! Senin durumun da Nuh’un (a.s.) ve Musa’nın (a.s.) durumuna benziyor. Nuh (a.s.), “Ey Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden hiç bir ferd dahi bırakma (Nuh: 71/26) demişti. Musa (a.s.) da, “Ey Rabbimiz, onların mallarını yere geçir ve kalplerini o kadar sık ki, elem verici azabı görmedikçe iman etmesinler” (Yunus: 10/88) demişti. Sonra, “Siz fakir kimselersiniz. Onlardan fidye alın. Eğer fidye vermezlerse, o zaman kafalarını vurun” buyurdu. Ben de,

“Ey Allah’ın Resûlü, Sehl b. Beyda hariç. Çünkü ben onun İslam’ı sevdiğini duydum” dedim. Fakat Hz. Peygamber hiçbir şey söylemedi. Bundan dolayı ben çok korktum. O günden önce gökten başıma taş yağacağından korkmamıştım. Sonunda Hz. Peygamber, “Sehl b. Beyda hariç” deyince huzura kavuştum. Bunun üzerine Enfal: 8/67-68 ayetleri nâzil oldu.[1]


 

[1] Bidaye, III/297 (İmam Ahmed’den)

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/90-91.