Başkana İtaat Hususunda Amr İbnü - 84. Sayfa
Başkana İtaat Hususunda Amr İbnü’l-As, Ebu Ubeyde ve Hz. Ömer Arasında Geçen Bir Olay
- Hz. Peygamber, Amr İbnü’l-As’ı askerî bir birliğin başında, Şam hududundaki Zâtü’s Selâsil’e gönderdi. Düşmanlar belliydi. Bunlar Kudâa’ya bağlı olan Beliyy ve Abdullah oğulları kabileleri idi. Beliyy oğulları Amr İbnü’l-As’ın babası As b. Vâil’in dayı tarafıydı. Amr oraya vardığında, düşmanın çokluğundan korktu ve Hz. Peygamber’e haber göndererek imdat istedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber içlerinde Hz. Ebubekir’le Ömer’in de bulunduğu ilk muhacirlerin ileri gelenlerinden kurulu bir imdat kuvveti hazırlayarak gönderdi. Başlarına da Ebu Ubeyde b. el-Cerrah’ı geçirdi. Zâtu’s-Selâsil’e vardıklarında Amr onlara,
“Ben sizin hepinizin emiriyim; çünkü Hz. Peygamber sizleri benim isteğim üzerine buraya göndermiştir” dedi. Muhacirlerse,
“Hayır, sen ancak daha önce seninle gelmiş olanların emirisin. Bizim emirimiz ebu Ubeyde’dir” dediler. Amr İbnü’l-As tekrar, “Siz bana imdat için gönderilmiş olduğunuzdan dolayı emirinizle birlikte bana tâbi olmak zorundasınız” dedi.
Ebu Ubeyde güzel ahlâklı ve yumuşak huylu birisiydi. Hadisenin daha fazla büyümesini önlemek için kalktı ve
“Ey Amr! Hz. Peygamber bizleri buraya gönderirken bana ikimizin birbirimize itaat edip yardımcı olmamızı emretti. Sen bana isyan etsen de ben sana itaat edeceğim” diyerek emirliği Amr İbnü’l-As’a verdi.[1] Hz. Peygamber Kelb, Gassan oğulları ve Şam hudutlarında oturan diğer Arap kafirleri üzerine iki ordu gönderdi. Bunların birinin başına Ebu Ubeyde b. el-Cerrah’ı, diğerinin başınaysa Amr İbnü’l-As’ı getirdi. Ebu Ubeyde ordusu içinde Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer de bulunuyordu. Medine’den çıkacakları sırada Hz. Peygamber, Ebu Ubeyde ile Amr’ı çağırtarak onlara, “Sakın birbirinize isyan etmeyiniz” tenbihinde bulundu. Medine’den çıktıktan sonra bu ikisi bir araya gelerek konuştular. Ebu Ubeyde, Amr İbnü’l-As’a şöyle dedi:
“Ey Amr! Biliyorsun Hz. Peygamber hem sana hem de bana birbirimize isyan etmememizi emretmiştir. O halde gel ya sen benim emrime gir, ya da ben senin emrine gireyim!” Bunun üzerine Amr İbnü’l-As,
“Ben senin emrine girmem; sen benim emrime gir!” dedi. Ebu Übeyde de bunu kabul etti ve böylece Amr her iki ordunun da komutanı olmuş oldu. Bu durum Hz. Ömer’in ağrına gitti ve Ebu Ubeyde’ye şöyle dedi:
“Sen nasıl oluyor da Nâbiğa’nın oğlunun emrine girip onu hem kendine ve hem de Ebubekir’le bizlere emir yapabiliyorsun? Bu yaptığın doğru bir şey midir?” Ebu Ubeyde ise ona
“Ey annemin oğlu! Hz. Peygamber bana da Amr’a da birbirimize isyan etmememizi emretmişti. Ben ona itaat etmediğim takdirde Hz. Peygamber’e isyan etmiş olmaktan korktum. Böylece benimle onun arasına halk girecek ve aramızda büyük bir anlaşmazlık da çıkacaktır. Allah’a yemin ederim ki dönünceye kadar ona itaatta devam edeceğim” dedi. Savaş bitip ordular Medine’ye döndüğünde Hz. Ömer bu durumu Hz. Peygamber’e şikayet etti. Hz. Peygamber de “Bundan böyle sizlere (muhacirlere) ancak sizden birisini tayin edeceğim” buyurdular.[2]
İslami Okul Okulların En Önemlisi