Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 106. Sayfa

Hz. Ömer’e Yeni Bir Gömlek Getirildiğinde Yaptıkları

 

- Bir ara Hz. Ömer arkadaşlarıyla beraber oturduğunda ona pamuktan yapılmış bir gömlek getirildi. Daha gömleği tamamen giymeden

“Hamd o Allah’a olsun ki, avretimi örten bir elbiseyi bana giydirdi. Yaşamım boyunca da onunla süsleneceğiz” dedi ve sonra da kavme dönerek

“Bu kelimeleri niçin söylediğimi biliyor musunuz?” dedi.

“Ancak sen bize haber verirsen bilmiş oluruz” dediler. Hz. Ömer

“Hz. Peygamberi gördüm. Bir gün kendisine yeni bir elbise getirdiler. Onu giydikten sonra

“Hamd o Allah’a mahsustur ki, bana avretimi kapatan bir elbiseyi giydirdi, hayatım boyunca da onunla süsleneceğim” dedi. Sonra da

“Beni hak Peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, herhangi bir müslümana bir yeni elbise gelirse onu giydikten sonra eski elbisesini sadece Allah rızası için fakir müslümana giydirirse o, Allah’ın himayesinde ve komşuluğunda olur. O elbiseden fakirin sırtında bir ip kalsa, ister hayatta isterse ölüm halinde olsun, bu durum daha iyidir” dedi.

Sonra Hz. Ömer gömleğin kollarını bıraktı. Kollar ona biraz uzun geldi. Oğluna

“Ey oğul! Bıçağı getir” dedi. Abdullah babasına bıçak getirdi. Gömleğin kollarını biraz kesti. Hz. Ömer’e

“Ey Müminlerin Emiri, bir terzi çağıralım da bunu güzelce diksin!” dedik.

“Hayır” dedi. Ben Hz. Ömer’i daha sonra gördüm. O gömleğin sökülmekte olan iplikleri onun parmaklarının üzerine yayılıyordu ve Hz. Ömer onları diktirmiyordu.[1]

- Ömer yeni bir gömlek giydi. Sonra

“bana bir bıçak getirin” dedi. Ve

“Ey oğul! Gel, benim elbisemin yenini uzat. Ellerini parmaklarımın baş uçlarına yapıştır, sonra fazla olanı kes” dedi. Böylece ben iki yeninin de fazla olanlarını kestim. O yenlerin ağızları birbirinin üzerine geldikten sonra

“Ey babam! Makasla bunu düzeltsen daha güzel olur!” dedim.

“Ey oğul! Onu bırak, Peygamberin böyle yaptığım gördük” dedi. Ve o elbise paramparça oluncaya kadar Hz. Ömer’in sırtında kaldı. Çoğu zaman iplerin oradan düştüğünü görüyordum.[2]


 

[1] Kenz, VIII/55 (Hennad, Ebu Umame’den).

[2] Ebu Nuaym, Hilye, I/45 (İbn Ömer’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/405-406.