Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Halid B - İslam Tarihi - 133. Sayfa

Halid b. Velid İle Cezime Kabilesinin Kıssası

 

- Hz. Peygamber, Halid b. Velid’i, Mekke’yi fethettiği zaman, kabileleri İslâm’a davet etmek üzere gönderdi. Onunla beraber Arap kabilelerinden Süleym b. Mansur ile Müdlic b. Mürre adlı iki kabile vardı. Gidip Cezime b. Amir b. Abdimenaf b. Kinane kabilesini bastılar. Bu kabile de silahlarına sarıldılar. Halid b. Velid onlara

“Silahlarınızı bırakınız, çünkü herkes müslüman oldu” dedi. Onlar silahları bıraktıktan sonra, Halid onların bağlanmasını emretti. Sonra onları kılıca havale etti. Onlardan bir kısmını öldürttü. Haber Hz. Peygambere ulaştığında ellerini göğe kaldırarak

“Yarab! Halid’in yaptığından sana sığınıyorum” dedi. Sonra Hz. Ali’yi çağırarak

“Ey Ali! Şunlara git, durumlarını tetkik et. Cahiliye işlerini ayaklarının altına al!” dedi. Hz. Ali onlara vardı. Beraberinde mal vardı. Hz. Peygamber o malın öldürülenlerin diyeti olarak verilmesini emretmişti. Mallarından zayi olanlara onları vermesini istemişti. Hatta köpeğin yemek yediği çanağın bile ödenmesi emrini vermişti. Hz. Ali bunu yerine getirdi. Akıtılan bütün kanların, telef olan malların karşılığını verdi. Maldan bir kısmı kaldı. Hz. Ali tüm işlemleri bitirdikten sonra

“Sizin kan ve mal olarak karşılığı verilmeyen herhangi bir şeyiniz kaldı mı?” diye sordu. Onlar buna hayır dediler. Hz. Ali

“O halde ben geri kalan bu malı da ihtiyat olarak, Allah Rasûlünün hatırı için, onun da sizin de bilmediğiniz noktalara kefaret olsun diye veriyorum” dedi. Bunu verdikten sonra Peygambere gelerek durumu anlattı. Hz. Peygamber

“Sen doğru yapmışsın, iyilik yapmışsın” dedi. Sonra Hz. Peygamber kıbleye yönelerek, ayakta, iki elini, koltuk altları görünecek şekilde kaldırarak

“Ey Allah’ım! Halid’in yaptığından ben sana sığınıyorum” buyurdu. Bu duayı üç defa tekrarladı.[1]

- Hz. Peygamber, Halid b. Velid’i, Benî Cezime’ye göndererek, ona halkı İslâm’a davet etmesini emretti. Halid onları İslâm’a davet edince, onlar “müslüman olduk” demesini bilemediklerinden “Dinimizi terkettik” dediler. Halid onların bu sözünden bir şey anlamadığı için, onlardan kimisini öldürdü, kimisini de esir etti. Halid herkese bir esir vererek

“Sabah olduğunda herkes esirini öldürsün” diye emir verdi. Ben

“Allah’a yemin ederim ki, esirimi öldürmem. Arkadaşlarımdan hiç kimse de esirini öldürmeyecektir” dedim. Böylece Hz. Peygambere vardık. Halid’in yaptığını haber verdik. Rasûlullah ellerini kaldırarak

“Yarab! Halid’in yaptığından sana sığınıyorum” dedi. Bunu iki defa tekrarladı.[2]

- Duyduğuma göre, Halid ile Abdurrahman b. Avf’ın arasında, bu hususta bir münakaşa geçmiş. Abdurrahman ona

“İslâm’da sen cahiliye işiyle amel ettin!” demiş. Halid

“Ben ancak senin babanın intikamını aldım” deyince, Abdurrahman

“Yalan, söylüyorsun. Ben babamın katilini öldürdüm. Fakat sen bunları öldürmek suretiyle amcan Fakih b. Muğire’nin intikamını aldın” demiş. Böylece birbirlerine ağır sözler söylemişler. Bu hadise Peygambere intikal edince

“Ey Halid! Yavaş ol. Ashabımın yakasını bırak! Allah’a yemin ederim, eğer senin Uhud kadar altının olsa, sonra sen onu Allah yolunda sarfetsen dahi, ashabımın bir sabah vakti elde ettikleri sevaba yetişemeyeceğin gibi, öğleden sonra, akşama kadar aldıkları sevaba da yetişemezsin” buyurdu.[3]


 

[1] İbn İshak (Ebu Cafer Muhammed b. Ali’den).

[2] İmam Ahmed (İbn Ömer’den).

[3] Bidaye IV/313 (İbn İshak ve İmam Ahmed’den). Ayrıca Buhari ve Nesai de Abdurrezzak’dan rivayet etmişlerdir.

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/423-424.