Ka’b B - İslam Tarihi - 17. Sayfa
Ka’b b. Ucre’nin Bu Konudaki Kıssası
- Ka’b b. Ucre şöyle anlatıyor: Peygamber’e vardım, baktım ki rengi bozulmuştur:
“Babam sana feda olsun! Seni niçin böyle bozuk renkli olarak görüyorum?” dedim. Hz. Peygamber
“Üç günden beri karnıma yiyecek girmemiştir” dedi. Bunun üzerine gittim baktım ki, bir yahudi develerini suluyor. Her kovaya bir hurma almak şartıyla, ona kuyudan su çektim. Böylece bir yığın hurma topladım, Peygamber’e getirdim.
“Ey Kâ’b! Bunları nerden getirdin?” dedi. Ona hadiseyi naklettim. Hz. Peygamber
“Ey Kâ’b! Beni sever misin?” dedi.
“Babam sana feda olsun, ya Rasûlullah! Severim” dedim. Bana
“Fakirlik beni, seven bir insana, merkezine akıp giden selden daha süratli bir şekilde gelir. Kesinlikle sana bela isabet edecektir. Ona karşı yavaş yavaş hazırlıklı ol!” dedi. Hz. Peygamber bir ara Kâ’b’ı görmeyince
“Acaba Kâ’b ne yaptı?” diye sorduğunda dediler ki, Kâ’b hastadır. Hz. Peygamber çıkıp onun yanına gitti ve “Ey Kâ’b! Sana müjde olsun” deyince Kâ’b’ın annesi
“Ey Kâ’b! Cennet sana mutlu olsun” dedi. Hz. Peygamber
“Şu Allah’ın kesesinden cennet dağıtan kimdir?” dedi.
“Ka’b’ın annesidir” dediler. Hz. Peygamber anneme hitaben
“Ey Kâ’b’ın annesi! Sana cennetin Kâ’b için olduğunu kim öğretmiştir? Belki, Kâ’b kendisine yararlı olmayanı söylemiş ve yaptığı iyilikler Allah yolunda olmadığı için ona bir yarar sağlamamıştır” dedi.[1]
[1] Heysemi, X/314 (Taberani’den). Bu hadisi İbn Asakir de rivayet etmiştir. Onun rivayetinde “Belki Ka’b, kendisini ilgilendirmeyen şeyler söylemiş veya kendisi için değeri olmayan bir şeyi bile vermemiştir” şeklindedir. Kenz, III/320.
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/352-353.
İslami Okul Okulların En Önemlisi