Islam Tarihi - 190. Sayfa
Hz. Peygamber’in İnsanları Bağışlamaya ve Kötülükleri Örtmeye Teşvik Etmesi
- Bir kişi, yetim yeğenini İbn Mes’ud’a getirerek
“Ben bunu sarhoş olarak buldum” dedi. İbn Mes’ud da yanında bulunanlara
“Onu sallayıp altüst ediniz ve sonra da ağzını koklayınız” dedi. Bu şekilde yaptılar; gerçekten de onun ağzından şarap kokusu geliyordu. Abdullah onun hapsedilmesini istedi. Ertesi günü onu hapisten çıkararak getirdiler. Abdullah bir çubuk getirtti; sonra onun uç tarafını biraz inceltti. Çubuk adeta bir kamçı halini aldı. Daha sonra da bu işi uygulayacak olan kişiye
“Vur ve elini geri çevir. Her azanın da hakkını ver!” dedi. Böylece Abdullah ona şiddetli olmayan darbeler vurdurdu.
Bu olayı anlatmakta olan Ebu Mâcid’e “Ey Ebâ Macid! Buradaki “müberrih” kelimesi ne manaya gelir?” diye soruldu. O,
“Emirlerin vurması demektir” dedi.
“Peki, ‘Elini geri çevir’in manası nedir?” dediler. Ebu Mâcid
“Pek fazla uzatma ve kolunu da koltuk altları görünecek kadar kaldırma” demektir” diye cevap verdi.
Abdullah b. Mes’ud bu kişiye sırtında bir aba ve iç gömleği olduğu halde had tatbik etmiştir. Haddi vuruşundan sonra da onu getiren kişiye şunları söyledi:
“Allah’a yemin ederim ki sen çok kötü bir yetim velisisin. Çünkü ona güzel bir terbiye vermediğin gibi kötülüğünü de gizlemedin. Halbuki Allah Teâlâ çok bağışlayıcıdır ve bağışlayanları da sever. Ancak her yönetici kendisine aksettirilen cezaları uygulamak zorundadır. Hz. Peygamber ilk kez Ensar’dan bir kişinin elini kestirmişti. Şöyle ki hırsızlık yaptığı için onu Hz. Peygamber’e getirdiler. Suçu sabit olduğunda Hz. Peygamber de onun elini kestirdi. Ancak sahabiler yüzünün sapsarı kesildiğini görerek ona
“Ey Allah’ın Rasûlü! Bu cezanın tatbiki sana çok mu ağır geldi?” diye sordular. O da şöyle buyurdu:
“Nasıl ağır gelmesin ki siz arkadaşınız aleyhine şeytana yardımda bulundunuz. Allah Teâlâ bağışlayıcıdır ve bağışlayanları da sever. Ancak hiç bir yöneticinin kendisine aksettirilen hadleri uygulamamaya hakkı yoktur”. Hz. Peygamber daha sonra
“Bağışlasınlar, günahlarından vazgeçsinler” (Nur: 24/22) âyetini okudular.[1]
[1] Kenz, III/83 (Abdurrezzak, İbn Ebi’d-Dünya, İbn Ebi Hatim, Taberani, Hakim ve Beyhaki, Ebu Macid el-Hanefi’den).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/460-461.
İslami Okul Okulların En Önemlisi