Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 72. Sayfa

Hz. Peygamber’in Halası Safiye’nin, Hz. Peygamber İçin Söylediği Mersiyeler

 

- Safiyye binti Abdulmuttalib, Peygamber’in matemini şu şekilde dile getiriyordu: “Nefsim üzüldü. Ben yılan tarafından sokulan bir kimse gibi oldum. Malı talan edilen bir kimsenin geceyi beklediği gibi oldum. Bu üzüntülerden ve hasretten geliyordu. O beni uykusuz bıraktı. Keşke bunu ölümle tatmış olsaydım. Onlar “Resûlullah kendisi için takdir edilen ölümle akşamladı” dediklerinden (bunlar oldu). Muhammed hanesinin aile efradına geldiğimizde simsiyah taşları, amma da korkunç bir şekilde bembeyaz yaptı. Rasûlullahın hanei saadetlerini dehşet içerisinde gördüğümüz zaman onlar da artık garib bir yaşantı yoktur. Ve o zaman bundan ötürü bana uzun bir üzüntü musallat oldu. Bu üzüntü kalbe karıştı. Kalb korkaklaştı”.

Yine Safiyye veya Rasûlullahın diğer halası Ervâ binti Abdulmuttalib’in söylediği şiir: “Ey Allah’ın Rasûlü! Sen bizim gibi değilsin. Bizim hakkımızda çok şefkatliydin. Katı değildin. Allah’ın Rasûlü bizim hakkımızda çok vefakârdı. Ve merhametliydi. Ve bugün senin üzerinde ağlayan herkes ağlasın. Hayatımla yemin ederim, ben Peygamber hakkında ağlıyorum. Fakat senden sonra gelecek kargaşalıklar için ağlıyorum. Sanki Muhammed’in yokluğu ve onun muhabbetinden ötürü ondan sonra benim kalbimin üzerinde dağlar vardır. Ey Fatıma! Muhammed’in rabbi Allah, Medine’de yatan o mübarek cesedinin üzerine rahmetini indirsin. Görüyorum, Hasan’ı yetim bıraktın. Durmadan ağlayıp dedesini çağıran bir yavrucak bıraktın. Allah’ın Rasûlüne annem, halam, amcam, nefsim ve aile efradım feda olsun.

“Ey Allah’ın Rasûlü! Sabrettin, peygamberliği tebliğ ettin, doğru olduğun halde ve din apaçık olduğu halde vefat ettin. Eğer Arşın sahibi seni aramızda bırakmış olsaydı nasıl olurdu? Fakat O’nun emri geçerlidir. Allah’tan sana selâm ve tahiyyeler olsun. Adncennetlerinden razı olarak, bildiğin cennetler sana olsun”[1]

- Allah Rasûlü vefat ettiğinde Safiyye başındaki abasına bürünerek çıktı ve şunları söyledi: “Senden sonra bir takım haberler ve bir takım şiddetli ihtilaflar vardır. Eğer onları sen görseydin artık hiç bir felakete aldırış etmezdin.[2]


 

[1] Heysemi, IX/39 (Taberani, Urve’den).

[2] Heysemi, IX/39.

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/382-383.