Hudeybiye Anlaşması Bozulduğunda Ashab İle Ebu Süfyan Arasında Geçen Olay - 79. Sayfa
Hudeybiye Anlaşması Bozulduğunda Ashab İle Ebu Süfyan Arasında Geçen Olay
- Hz. Peygamber, Mekkelilerle sulh yaptığında Huzaa kabilesi Peygamber’in anlaşmalıları oldu. Benî Bekir de Kureyş’in himayesine girmiş oldular. Huzaa ile Benî Bekir arasında savaş vardı. Kureyş Benî Bekir’e silah ve yiyecek yardımı yaptı. Huzaa’nın zayıf noktalarını gösterdiler. Böylece Benî Bekir, Huzaa’ya gâlip geldiler ve onlardan birçoklarını öldürdüler. Kureyşliler böyle yapmakla Hudeybiye’deki sulhu bozmaktan korktukları için Ebu Süfyan’a
“Muhammed’e git, bu anlaşmayı yenile” dediler. Halklar arasında sulh yapmasını istediler. Bunun üzerine Ebu Süfyan Medine’ye vardı. Hz. Peygamber sahabilere
“Ebu Süfyan geldi ve ihtiyacını elde etmeksizin geri dönüp gidecektir” dedi. Ebu Süfyan, Hz. Ebubekir’e gelerek
“Ey Ebâbekir! Bu anlaşmayı geçerli kıl, halkın arasında sulp yap” dedi. Hz. Ebubekir
“İş benim elimde değildir Allah’ın elindedir ve O’nun peygamberine aittir” dedi. Bu sefer Ebu Süfyan aynı şeyleri Hz. Ömer’e söyledi. Ömer ona
“Bozulan anlaşmayı ben nasıl yenileyebilirim? Zaten bozulmamış olsaydı bile Allah’dan dileğim şudur ki, bu anlaşma yeniyse, Allah onu eskitsin ve sağlamsa, Allah onu çürütsün” dedi. Bu sözler üzerine Ebu Süfyan “Senin gibi kabilesine, aşiretine, düşmanlık yapan birisini görmedim” dedi. Sonra da Hz. Fatıma’ya geldi.
“Ey Fatıma! Bütün kavminin kadınlarına üstün olabilecek bir iş yapar mısın?” dedikten sonra ona, Ebubekir’e söylediklerini iletti. Hz. Fatıma da Ebu Süfyan’a
“Bu iş Allah’a ve Rasûlüne aittir. Benim elimde bir şey yoktur?” dedi. Sonra Ebu Süfyan, Hz. Ali’ye geldi. Hz. Ali’ye de daha önce söylediklerinin benzerini söyledi. Hz. Ali
“Bugün senin kadar şaşırmış bir kişi görmüyorum. Sen halkın efendisiydin. “Andlaşmayı tazeledim” de ve burdan git” dedi. Böylece Ebu Süfyan ellerini birbirine vurarak
“Ben anlaşmayı yeniledim” dedi ve sonra Mekke’ye vardı. Mekkelilere yaptıklarını söyleyince onlar “Andolsun, senden daha şaşkın bir elçi görmedik. Sen bize harb getirmedin ki, tedbirimizi ona göre alalım. Sulh getirmedin ki emin olalım!” dediler.[1]
[1] Kenz, IV/162 (İbn Ebi Şeybe, İkrime’den).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/389.
İslami Okul Okulların En Önemlisi