Islam Tarihi - 0017 0017 - Index Web
16- VEDA HACCI
Zeyd Bin Usame Komutasındaki Askeri Harekat
Hz. Peygamber (Sav) 'İn Hastalığı Ve Vefatı
16-
VEDA HACCI
Hz. Peygamber (sav) Hicretin onuncu yılı Zilkade ayının başlarında Hac ziyareti için hazırlıklara başladı. Halka da hazırlanmalarını emretti. Medine'ye Ebu Dücane'yi Naib bırakarak bir Cumartesi günü Zilkade ayının bitimine beş gün kala hareket etti. Beraberinde doksanbin kişi kadar büyük bir kalabalık vardı. Mekke'ye varınca Kedae yönünden şehre girdi ve Zilhicce'nin dokuzuncu günü Arefe'ye gitti.
Halka nasıl ibadet edeceklerini ve haccın ayrıntılarım onlara öğretti. Ayrıca içinde İslam dininin çok önemli ve çeşitli noktalarına açıklık getirdiği bir hutbe irad etti. [1]
Bu cümleden olarak Allah'a başta hamdü senada bulunduktan sonra şöyle buyurdu:
"Ey halk! Sözlerimi dikkatle dinleyiniz. Bilmiyorum, belki de bu yıldan sonra sizinle burada bir daha karşılaşmayabilirim. Ey Halk! Bu gününüz nasıl kutsal bir gün ise, bu ayınız nasıl kutsal bir ay ise ve bu şehriniz nasıl kutsal bir şehir ise, biliniz ki canlarınız, mallarınız ve ırzlarınız da, siz Rabbinizle karşılaşıncaya kadar kutsaldır (dokunulmazdır. Bunlara her türlü tecavüz yasaktır.) Allahim! (Kullarına iletmemi emrettiğin hususları) iletmiş bulundum mu? O halde sen şahid ol!
Ey Sahabilerim! Kimin zimmetinde bir emanet varsa, onu mutlaka sahibine geri versin. Biliniz ki Cahiliyet devrinin tefeciliği artık kaldırılmıştır. İlk iptal ettiğim faiz muamelesi ise Abdül-muttaliboğlu Abbas'ın faizidir.
Cahiliyet devrinde güdülen tüm kan davaları da geçersiz kılınmıştır. İptal ettiğim ilk kan davası da Amir Bin Rabia Bin EI-Haris'in kan davasıdır. Hacılara ev sahipliği ve su dağıtım işleri hariç Cahiliyet Devri'nin bütün kötü gelenekleri artık tamamen geçersizdir. Kasıtlı öldürmenin cezası kısastır, taammüde benzer cinayet, sopa ve taşla işlenendir. Bunun cezası da yüz devedir. Kim bu miktarı artıracak olursa o artık cahiliyet ehlindendir.
Ey Halk! Bugün şeytan artık şu yurdumuzda (bir ilah gibi) ta-pılmaktan ümidini kesmiş bulunmaktadır. Buna rağmen ona ibadet etmenin dışında kalan şu küçük gördüğünüz işlerde ona uyacak olursanız buna bile razıdır.
Ey Halk! Kutsal ayların (her yıl keyfi olarak) sırasını değiştirmek, esasen inkarcılıkta daha da ileri gitmektir. Gerçekleri inkar edenler, Allah'ın haram kıldığı (Kutsal ilan ettiği) ayların sayısına uydurmak için onu bir yıl haram, bir yıl helal sayıyorlar.
Ey Halk! Devamlı olarak dönen zaman, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü gibi periyodlarım sürdürmektir. Bir yılın ay sayısı Allah nezdinde onikidir. Gökleri ve yeri yarattığı günden beri böyledir. Bunlardan: dördü kutsal aylardır. [2] Üçü peşpeşe gelir ki bunlar Zilkade, Zilhicce ve Muharrem'dir. Diğeri ise Cemaziyelâ-hir ile Şaban arasındaki Recep Ayı'dır.
Allahım! Gerçek manada elçiliğimi yapıp emirlerini kullarına ilettim mi? Şahid ol Ya Rabbi!
Ey Halk! Kadınlarınızın üzerinizde (birçok) hakları vardır. Fakat sizin de onların üzerinde haklarınız vardır. Sizin onların üzerindeki haklarınız: Yatağınıza başkalarını almamaları, izniniz olmadıkça istemediğiniz kimseleri evlerinize sokmamalarıdır. Çirkin fiillerde bulunmamalarıdır. Eğer bu (yasak) fiillerde bulunacak olurlarsa onları sıkıştırmak ve yataklarına girmemek için Allah size izin vermiştir. Kötü fiillerden vazgeçer ve size itaat edecek olurlarsa onların her türlü yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak zorundasınız.
Kadınlar sizin yardımcılarınızdır. Kendileri için bir şeye sahip değillerdir. Siz onları ancak Allah'ın birer emaneti olarak almış bulunuyorsunuz. Allah'a söz vererek onları kendinize helal kılmış bulunuyorsunuz. Kadınlar hakkında Allah'ın koyduğu sınırları çiğnemekten sakınınız ve onlar için hayırlı tavsiyelerde bulununuz.
Allahım! Gerçek manada elçiliğini yapıp emirlerini kullarına acaba ilettim mi? İlettimse şahid ol Ya Rabbi!
Sözlerimi iyice kafanıza koyun (emirlerimi dinleyin) Sizlere bir emanet bırakmış bulunuyorum ki ona sıkı sıkıya sarıldığınız müddetçe yolunuzu asla şaşırmazsınız. O emanet de Allah'ın kitabı Kur'an'dir ve elçisinin çizmiş olduğu çığırdır.
Ey Halk! Sözlerimi iyice dinleyin. Bilmiş olunuz ki her müslü-man diğer müslümanların kardeşidir. Bütün müslümanlar kardeştir. Bir müslümana, rızası olmadıkça kardeşinin malı helal değildir. O halde birbirinize zulmetmeyiniz. Benden sonra küfre saparak dininizden dönüp birbirinizin kanını dökmeyin.
Allahım! Emirlerini acaba kullarına iletebildim mi? Eğer ilet-tiysem sen şahid ol!
Ey Halk! Hepinizin Rabbi birdir. Hepinizin babası da birdir. Hepiniz Adem'in soyund ansınız. Adem ise topraktandır. İçinizde en üstün olanınız, Allah'ın sınırlarını çiğnemekten en çok saki-nanınızdir. Hiç bir Arabın Arap olmayana üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak faziletledir.
Allahim! Acaba emirlerini kullarına iletebildim mi? Eğer ile-tebildiysem sen şahid ol! Burada bulunanlar bu hususları bulunmayanlara iletsinler.
Ey Halk! Allah Teala, varislerden her birinin, mirastaki payını belirtmiştir. Mirasının üçte birinden fazlasını birine tahsis etmek üzere vasiyette bulunmak caiz değildir. Kim babasından başka birinin oğlu olduğunu ileri sürer veya kölelerinden başkasına sahiplenirse, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun. Allah ne onun farzını ne de nafilesini kabul etsin!
Allah'ın selamı, rahmet ve bereketi hepinizin üzerine olsun.[3]
Hz. Peygamber (sav)'in veda hutbesini irad ettiği gün, (Kur'an-i Kerim'in son ayeti olan) şu sözleri AllahTeala indirdi:
"İşte bugün dininizi kemale erdirdim, nimetimi üzerinize tamamladım ve din olarak sizin için İslami seçtim.[4]
Hz. Peygamber (sav), Hac ibadetini yerine getirdikten ve Mekke'de on gün kadar da kaldıktan sonra tekrar Medine'ye dÖndü.[5]
Zeyd Bin Usame Komutasındaki Askeri Harekat
Hz. Peygamber (sav), haccıni eda ettikten sonra -Ki bu O'nun ilk ve son Hacciydı- Zilhicce'nin geriye kalan günlerini ve Muharrem ayını Medine'de geçirdi.
Hicretin onbirinci yılı Safer ayında da Usama Bin Zeyd komutasında bir ordu hazırlayarak Ürdün'deki Balka yakınlarına kadar bir çıkarma yapmasını emretti.
Bu orduda Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Ebu Ubeyde, Saad Bin Ebi Vakkas gibi sahabilerin en büyük şahsiyetleri de bulunuyordu.
Usama Bin Zeyd Hz. Peygamber tarafından bu göreve atanırkcen henüz onsekiz yaşını bile bitirmemişti. Ne varki bu ordu Hz. peygamber (sav)'in ani rahatsızlığı dolayısıyla hareket etmedi.[6]
Hz. Peygamber (Sav) 'İn Hastalığı Ve Vefatı
Safer ayının sonlarına doğru Hz. Peygamber hastalandı ve onüç gün rahatsızlığı devam etti.
Namaza çıkamaz duruma gelince: "Ebu Bekir'e söyleyin halka namaz kıldırsın" buyurdu ve Hicret'in onbirinci yılı Rabiulev-vel Ayı'nın onikinci Pazartesi sabahı kuşluk vaktinde vefat etti.
Hz. Ayşe'nin odasında O'na bir mezar hazırlandı ve aynı ayın ondördüncü Çarşamba günü mübarek naaşı buraya defnedildi.[7]
[1] lbn-i Kesir, El-Bidaye tere, c. 5, s. 237-239
[2] Tevbe Suresi, Ayet: 36-37
[3] îbn-i Kesir, El-Bidaye tere, c. 5, s. 346-352
[4] Maide Suresi, Ayet; 3
[5] îbn-i Kesir, El-Bidaye tere, c. 5, s. 322, 371
Mahmud Şakir, Hz. Âdem'den Bugüne İslam Tarihi, Kahraman Yayınları: 2/275-278.
[6] İbn-i Kesir, El-Bidaye tere, c. 5, s. 386
Mahmud Şakir, Hz. Âdem'den Bugüne İslam Tarihi, Kahraman Yayınları: 2/278-279.
[7] Ibn-i Kesir, El-Bidaye tere, c. 5, s. 387-419
Mahmud Şakir, Hz. Âdem'den Bugüne İslam Tarihi, Kahraman Yayınları: 2/279.
İslami Okul Okulların En Önemlisi