Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

109- ORTA MAĞRIBTA BENİ ZEYYAN (YA DA ABDÜLVAD 'OĞULLARI) HANEDANI - Index Web - 0110 0110

109- ORTA MAĞRIBTA BENİ ZEYYAN (YA DA ABDÜLVAD 'OĞULLARI) HANEDANI2


109- ORTA MAĞRIBTA BENİ ZEYYAN(YA DA ABDÜLVAD 'OĞULLARI)HANEDANI

 

Beni Abdülvad (Abdülvad'oğulları) kabilesi günümüzde Ceza­yir'in büyük kentlerinden biri olan Tilimsan yakınlarında bulunu­yorlardı. Bu kabilenin şeyhi Abdülvadoğullanndan Cabir Bin Yu­suf Bin Muhammed Bin Zecdan idi. Tilimsan Valisi El-Hasan Bin Hayyan El-Kumi bu kabileye kötü muamelede bulunmuş, kabile­nin ileri gelenlerini tutuklamıştı. Sanhaca kabilesinin boylarından Lemtuna'nm lideri İbrahim Bin İsmail vali nezdinde bunları at et­mesi için her ne kadar bazı girişimlerde bulundu ise de vali, İbra­him'in şefaatini reddetti. İbrahim de bunu bir gurur meselesi ya­parak halkını topladı. Ve gidip valiyi öldürerek Abdülvad oğulların­dan tutuklu bulunanları serbest bıraktı. Ve idaresi altında bulun­duğu Muvahhidler Devleti'ne karşı da baş kaldırdı.

Onlardan korktuğu için de çok geçmeden aleyhlerinde bir komplo kurmak istedi. Bu komployu da güya yaptıklarından dola­yı özür dilemek için düzenlediği bir hile şeklinde uygulamaya ça­lıştı. Abdülvad oğullarının ileri gelenlerini bu maksatla bir yemeğe davet etti. Ancak davetliler onun bu hilesinin farkına vararak ken­disini yakalayıp öldürdüler. Abdülvadoğullanndan Cabir Bin Yu­suf hicri 627'de de Tilimsan'a girerek burada disiplini sağladı. Sonra da Muvahhidler hesabına çalışmaya başladı. Nedruma beldesi hariç bölgenin bütün halkı ona beyatte bulundular. Bunun üzerine Cabir Bin Yusuf bu beldeye saldırarak şehri kuşattı. Ancak kuşatma sırasında Yusuf El-Ğifari Et-Tilimsan'ı attığı bir okla onu vurarak hicri 629'da öldürdü. Sonra kabile şeyhi olarak onun yeri­ne kardeşi Osman geçti. İki yıl sürmeden de 631'de "hal" edildi. Ondan sonra şeyhlik amcası oğlu Zeyyan Bin Sabit'e geçti. Ve bu mevkii artık babadan oğula onun soyunda devam etmeye başladı. Onun içindir ki bu sülale vaktiyle Beni Abdülvad (Abdülvadoğul-ları) adıyla bilinirken daha sonra Beni Zeyyan (Zeyyanoğulları) di­ye ünlendiler. Zeyyan'in hükümdarlık dönemi iki yıldan fazla sür­medi. Yerine oğlu Zeydan geçti. Beni Mutahhar (Mutahharoğulla­rı) ona baş kaldırarak aleyhinde Beni Raşid (Raşidoğullan) ile bir­lik oldular. İki taraf arasında savaşlar cereyan etti. Ve bu savaşların birinde Zeydan hicri 633 yılında Tilimsan'm dışında öldürüldü. Onun yerine devletin idaresini bar kaç ay müddetle hanımı üst­lendi. Sonra aynı yıl içinde kardeşi Yağmurasın Bin Zeyyan yöneti­min başına geçti.

Bir ara Hıfsilerden Yahya Ebu Zekeriya Tunus'ta Muvahhidle-re karşı baş kaldırıp adlarına okunan hutbeyi keserek Marakeş'i de ele geçirmek isteyince aynı zamanda hicri 639 yılında Mağrıb'a doğru harekete geçti. Ve işgal ettiği topraklara Tilimsan'ı da kat­mak istedi. Bunun üzerine Yağmurasın Bin Zeyyan şehirden çıka­rak Sahra'ya çekildi. Ancak sonra barıştılar. Ve her biri kendi top­raklarına döndü. Hicri 646'da ise Muvahhidlerin hükümdarı Sul­tan Said, Hafsilerin lideri Yahya Ebu Zekeriya'ya karşı savaşmak için harekete geçti. Bunun üzerine barış taraftan olan Yağmurasın ondan uzak durmaya çalıştı. Buna rağmen Sultan Said, onun üze­rine bilhassa yürüdü. Ancak Yağmurasm Said'e karşı savaşarak üstün geldi. Ve nihayet onu öldürdü. Aynı zamanda Muvahhidle­rin kampında ne var ne yok hepsini de ele geçirdi.

Bu olay, onun bağımsızlığının başlangıcı oldu. Hicri 681 yılına kadar da yönetimin başında kaldı. Hükümdarlık süresi ise kırk dört yıl beş ay kadar sürdü. Yağmurasin'm veliahti Sicilmasa vali­si bulunan oğlu Yahya idi. Fakat Yahya babasından önce hicri 660 yılında öldü. Yağmurasın böylece Beni Zeyyan hanedanından ilk sultan sayılmaktadır.

Yağmurasın'm yerine onun ikinci oğlu Osman Ebu Said geçti. Devletin gücü onun zamanında arttı. Çünkü devletin sınırları Bica-ye'ye kadar ulaşmış bulunuyordu. Hicri 689 yılında Merinoğulları Sultanı Yusuf Bin Yakub Zeyyanoğullarına saldırdı. Ancak Ebu Sa­id, Yusuf a karşı üstünlük elde etti. Yusuf hicri 695, 696 ve 697 yılla­rında da saldırılarını devam ettirmeye çalıştıysa da Merinoğulları bütün bu hücumlarında başarısızlığa uğradılar. Ancak kuşatmanın şiddeti yüzünden kabileler Osman Ebu Said'in etrafından çözül­düler. Bu sırada açlık da bastırdı. İhtiyaç maddeleri azaldı. Nihayet hicri 703 yılında başkenti kuşatma altındayken Ebu Said öldü.

Osman Ebu Said'den sonra yerine oğlu Muhammed birinci Ebu Zeyyan geçti. Merinoğulları Sultanı Yusuf Bin Yakub'un ku­şatması altında bulunduğu bir sırada Muhammed devletin yöne­timini üstleniyordu. Ancak kuşatma uzun sürdü. Ve dünya halkın başında daraldı. Nihayet hicri 706 yılında Ebu Zeyyan beraberin­de Tilimsan ileri gelenlerinden bir grubun eşliğinde düşmanlarına karşı atağa geçti. Tam bu sırada da bir köle Merinoğulları sultanı­na karşı bir suikast girişiminde bulunarak onu bir hançer darbe­siyle öldürdü. Ebu Zeyyan da ortaya atılarak Merinoğulları Sulta­nının oğlunu öldürdü. Torunu Amir Ebu Sabit Bin Abdullah ile barış akdetti. Bu suretle Merinoğullarmın Tilimsan kenti üzerinde tam sekiz yıl üç ay devam eden kuşatması da böylece kaldırılmış oldu. Sonra Ebu Zeyyan ve kardeşi Ebu Hamo yeniden silkinerek kabileleleri hizaya getirdiler. Ve yönetimlerinin karşısında onlara boyun eğdirdiler. Ancak Ebu Zeyan'm dönemi pek uzun sürmedi. Çünkü ertesi yıl hicri 707'de öldü.

Ebu Zeyyan'm yerine kardeşi Musa Ebu Hamo geçti. Ve Meri­noğullarmın saldırılarını durdurmayı başararak doğuya doğru topraklarını genişletti. Hafsilerden Bicaye ve Kosantina kentlerini aldı. Hicri 718 yılında ise oğlu Aburrahman I. Ebu Aşfin onu öl­dürdü. Ve yerine geçerek Merinoğullarıyla barıştı. Ne varki araları­na sonra tekrar düşmanlık girdi. Merinoğulları Sultanı El-Mansur Billah Ali Ebul Hasan hicri 735 yılında Tilimsan üzerine yürüyerek şehri fethetti. Hicri 737 yılında da Kasr kapılarında öldürüldü. Bu suretle de Tilimsan artık Merinoğlu Ebul Hasan'a bağlanmış oldu.

Ebul Hasan oğlu Faris Ebu İnan'ı buraya vali koydu. Ancak Ebul Hasan Tunus'a hareket ettikten sonra Zeyyanoğulları Tilimsan'da Ebul Hasan'm oğluna karşı ayaklandılar. Burada vali bulunan Ebul Hasan'm oğlu Faris, çıkan bu karışıklıklar üzerine şehri ter-ketti. Ne varki Faris bu kez de babasından bağımsız olarak halkı kendisine biat etmeye çağırdı. Ve buradan Fas'a gitti.

Bu ara, Beni Zeyyan hanedanından Abdurrahman Bin Yahya Bin Yağmurasın siyaset sahnesine çıktı. Ancak hicri 753 yılında Ti-limsan'ı işgal eden Merin oğullarından Fas Sultanı Ebu İnan'ın kar­şısında yenilgiye uğradı, Keza Abdurrahman'in oğlu Osman ve aynı zamanda Zeyyanoğulları üzerinde tam bir egemenlik sağlamış bulu­nan onun kardeşi oğlu Musa II. Ebu Hamo [1] birlikte siyasi hırsa ka­pılarak ortalığa çıktılar. Bu olay ise amcası oğlu Muhammed II. Ebu Zeyyan'ı öfkelendirdi. Fas Sultanı Ebu Salim Tilimsan'ı işgal edince buraya Ebu Zeyyan Bin Osmanı kendi tarafından vali tayin etti. Ne varki Ebu Salim Fas'a dönünce Ebu Hamo da tekrar kendi yönetim merkezi olan Tilimsan'a döndü. Ebu Zeyyan'sa burayı terketmek zorunda kaldı. Fakat bir müddet sonra güçlenen Ebu Zeyyan hicri 766'da yeniden Tilimsan üzerine yürüdü. Ne varki adamları onun et­rafından çözülerek ayrıldılar. Yalnız kalan Ebu Zeyyan Melviye vadi­sine sığındı. Ve haberleri kesildi, izi kayboldu. Ondan sonra da Ebu Hamo lehinde ortalık sükunete kavuştu. Ancak Merin oğulları za­man zaman gelip onunla çarpışıyor, başkentine giriyorlardı, Ebu Hamo ise bu saldırılar sırasında çöle kaçıyordu. Hicri 772'de de Ti­limsan'a Merinoğullan hükümdarı Sultan Abdülaziz yürüdü. Ve şehre girdi. Ebu Hamo yine şehirden çıkarak Sahra'ya doğru çekildi. Sultan Abdülaziz Fas'a dönünce Ebu Hamo da yine kendi idare merkezine döndü. Sultan Abdülaziz hicri 774'de ikinci bir defa şeh­re girdi. Ve İbrahim Bin Taşfin'i buraya vali tayin ettikten sonra Fas'a döndü. Bu sırada Ebu Hamo Sahra'da izini kaybetmiş vaziyetteydi.

Merinoğulları ordusu çekilince Ebu Hamo Tilimsan'ı tekrar ge­ri alarak İbrahim Bin Taşfin'i de ortadan kaldırdı. Keza Fas Sultanı Muhammed Ebul Fadl da Ebu Hamo'nun yönetiminin son günle­rinde Tilimsan'a girdi. Ebu Hamo adet etmiş olduğu üzere yine Sahra'ya kaçıp Ebu Muhammed çekildikten sonra tekrar şehre döndü. Bir zaman sonra da Ebu Hamo'nun oğlu Abdurrahman II. Ebu Taşfin babasına karşı ayaklandı. Babası da oğluna karşı müca­dele etmek zorunda kaldı. Bunun üzerine Ebu Taşfin Merinoğulla-rına sığındı. Ve hicri 791 yılında bir orduyla dönerek gelip babası Ebu Hamo'yu Öldürüp yerine Tilimsan yönetimini eline geçirdi.

Ebu Hamo'nun çocuklarının ve torunlarının hükümdarlık sü­releri hicri 873 yılma kadar yani seksen yıldan fazla sürdü. Bu müddet hanedan fertleri arasında bir siyasi kavgalar merhalesi olarak tarihe geçti. Ebu Hamo'dan sonra onunla savaşan oğlu Ab­durrahman II. Taşfin geçerek hicri 796 yılma kadar hükmü devam etti. Onu da oğlu Yusuf Ebu Sabit izledi. Yusuf'un dönemi pek uzun sürmedi. Onun da yerine bir yıl sonra öldürülen amcası Yu­suf Ebul Hac Bin Ebu Hamo'ya beyat edildi. Ondan sonra ise kar­deşi Muhammed III. Ebu Zeyyan başa getirildi. Hicri 801 yılında ise onun kardeşi Abdullah I. Ebu Muhammed devlet idaresini zor­la elinden aldı. Merinoğullarına giderek onlardan temin ettiği bir orduyla bunu başarmıştı. Ebu Zeyyan yenilgiye uğramış ve yaralı kaçmıştı. Sonra yakalanarak öldürüldü. Abdullah ise hicri 804 yılı­na kadar devletin başında kaldı. Ancak bu kez de onun bir diğer kardeşi olan Muhammed I. Ebu Abdullah aynı şekilde Merinoğul-larında bir orduyla biraderinin üzerine geldi. Bu Muhammed Ebu Abdullah, Meıinoğullarmdan Sultan Osman'ın yandaşı idi. Onun kardeşi gibiydi.

Muhammed Ebu Abdullah Merin oğullarından beraberinde getirdiği ordu sayesinde hicri 804 yılında Tilimsan'a girerek karde­şi Abdullahı yakaladı. Ve onu Merinoğullarmm başkenti olan Fas' a gönderdi. Kendisi ise hicri 813 yılma kadar devletin başında kaldı. Sonra onu da oğlu Abdurrahman izledi. Ancak Abdurrahman'ın yönetim müddeti bir sene bile çekmedi. Abdurrahman'ın yerine de amcası Said Bin Ebi Hamo geçti. Said'in de onun gibi günlerifazla sürmedi. Saidin yerine ise kardeşi Abdülvahid Ebu Malik Bin Ebi Hamo geçti. îlk başa geçişinde hicri 814- 827 yılları arasında on üç yıl hüküm sürdü. Ondan sonra da devrildi. Yerine kardeşinin oğlu Muhammed II. Ebu Abdullah Bin Ebi Taşfin geçti. Ve dört yıl hükmettikten sonra "hal" edildi. Yerine ikinci kez Abdülvahid Ebu Malik iki sene kadar devletin başında kaldı. Ondan sonra da yeri­ne tekrar kardeşi oğlu ikinci kez 833-834 arası bir sene müddetle ancak başta kaldı. Sonra onun da yerine amcası Ahmed Ebul Ab-bas Bin Ebi Hamo idarenin başına geldi. Bunun yönetim süresi otuz iki yıl devam etti. (834-866) sonra onun kardeşinin oğlu Ebu Abdullah Muhammed üçüncü kez yerine geçerek yedi yıl kadar hükmetti. (866-873) Onu da oğlu Abdurrahman III. Ebu Taşfin iz­ledi. Yönetim müddeti çok kısa sürdü.Yani bir kaç ayı bile geçme­di. Onunla Ebu Hamo'nun oğullarının ve torunlarının hükümdar­lığı sona erdi. Bu kez de devletin otoritesi bu sülalenin amcaları­nın çocuklarına geçmiş oldu. Amcazadelerinden Sabit Bin Ebi Taşfin El-EvvePin torunlarından Ebu Abdullah IV. Muhammed idareyi teslim aldı. Ebu Abdullah 873-910 yılları arasında başta kaldı. Onu da Ebu Abdullah V. Muhammed izledi. (910-923) Onun da yerine, oğlu Musa III. Ebu Hamo geçti (923-934) Sonra kardeşi Ebu Muhammed II. Abdullah onu izledi. (934-947)

Bu sıralarda Osmanlılar kuvvetlenmişlerdi. Ve nüfuzlarını orta Mağnb bölgesinin üzerinde yaymış, buralarda hakimiyetlerini kurmuş bulunuyorlardı. Aynı zamanda İspanyollar da bu sıralarda kuvvetlenmiş ve bazı sahil limanlarına hakim olmuş durumdaydı­lar. Zeyyanoğulları ise çok fazla zayıflamış, siyasi alanda çökmüş­lerdi. Ebu Muhammed II. Abdullah'ın yerine oğlu Ebu Abdullah altınca Muhammed geçti. Ve îspanyollardan destek almak istedi. Fakat imdada gelen ispanyol ordusu Vahran'dan bir kaç kilometre sonra yok oldu. Altıncı Muhammed'den sonra yerine kardeşi Ah­med Ebuzeyyan geçti. Ve bir yıl kadar başta kalabildi. (950) Sonra "hal"' edilerek bir müddet sonra yeniden başa geçti. Ve altı yıl ka­dar kaldı. (951-957) Sonra onun da yerine kardeşi El-Hasan geçti. Ve Beni Zeyyan hanedanı hicri 962 yılında onunla son buldu.[2]



[1] ) Musa Bin Yusuf II. Ebu Hamo H. 723'de Gernata'da doğdu. Babası bura­da sürgünde bulunuyordu. Babası bu oğlunun doğduğu yıl dönerek Tunus'a geçti. Tahtını geri alabilmesi için giriştiği mücadelede Hafsiler ona destek verdi­ler. O da taraftarlarını etrafında toplayarak Kosantina'ya saldırdı. Fas taraflarına doğru yürüyerek adamları Eğadir kentini istila ettiler ve Musa bin Yusuf hicri 760'da Tüimsan'a girdi

[2] Mahmud Şakir, Hz. Âdem'den Bugüne İslam Tarihi, Kahraman Yayınları: 6/323-328.