Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 0129 0129 - Index Web

128- İSLAM DEVLETİ ANAYASASI2

İslam Devleti Anayasası2

Ümmet Ve Devlet2

Yönlendirme Konseyi4

Yasama Ve Yürütme. 4

Bakanlıklar6

Yargı7

Müteferrik Konular8


128- İSLAM DEVLETİ ANAYASASI

 

Ele aldığımız kavramlar -islâm'ın tanımladığı boyutlar içinde-müslümanların anlayış biçimi olarak tarih boyunca daima ege­menliğini korudu. Bu anlayış biçimi Hulefa-i Raşidîn döneminden sonra her ne kadar uygulamadan yavaş yavaş kalktı ise de zihinler­de bilinen ve karşı konmaz, dokunulmaz değerler olarak kaldı.

Hilafetin kaldırılmasıyla ve müslümanların, yabancı dünya karşısında aşağılık kompleksine kapılmaya başlamalarıyla birlikte bu kavramlara batı kaynaklı yeni kavramlar eşlik ederek yaşamı­mıza girdi. Kendilelerini aydın ya da ilerici niteleyen içimizdeki bir kesim bu yeni kavramları alarak benimsediler. Çünkü artık yönler batıya dönmeye başladı. Batıya yanaşıldı ve batı taklit edilir oldu. Aydınlanma kompleksiyle insanlar, îslâmî kişilikten sıyrıldı.

Bununla birlikte batı kaynaklı bu kavramlar da îslâmî kavram­larla çatışmaya başladılar. Elbette ki kimliğimizin net olarak orta­ya çıkabilmesi için bizim, îslâmî kişiliğimizden kaynağını alan dü­şüncemizi ideal olarak ortaya koymamız ve çağrısını üstlendiği­miz -tasavvurumuzdaki- İslâm devletinin dayanacağı bir anayasa­yı bu düşünce zemini üzerinde kurmamız gerekmektedir. Çünkü inanıyoruz ki böyle.bir devletin kurulmasında önce bütün müslü-manların ondan sonra da bütün insanlık dünyasının mutluluğu vardır.

Umulur ki bir devlet (politikasını değiştirerek) İslâmî yönetim şekline doğru üzerinde hareket etmeye başlar, ya da sorumlular­dan biri İslâm'ın ideal ve amaç edinilmesini onaylar veya İslâmî eğitim ve İslâm'a çağrı faaliyetlerinin bir sonucu olarak bu hizmet­leri üstlenmiş olan şahsiyetler İslâm yönetim biçiminin yeniden hayata geçirilmesini sağlarlar, buna hazırlanırlar.

İşte böyle bir durumda İslâmî değerler üzerinde kurulmuş bir anayasaya şiddetle ihtiyaç doğacaktır. Bu amaçla bir anayasa tas­lağını önceden hazırlayıp ortaya koymak belki de (zamanı gelince karşılıklı olarak tartışacak) tarafların daha fazla uzlaşmalarını sağ­layacaktır. Bu sayede İslâm idealine sahip olan cephenin saflarına katılım daha çok olacaktır. İşte bu noktadan hareketle, gerekirse bazı şeyleri daha eklemek ya da bazı maddelerini çıkarmak üzere tartışılabilecek olan işbu anayasa tasarısını ortaya koydum.

İlk defa İslâm ideali doğrultusunda hareket edecek (ve İslâmî yönetim biçimini hayata geçirecek) olan devlet, alt yapıyı oluştu­ran devlet sayılmış olacak, ondan sonra bu ideali benimseyen eya­letler çekirdek devlete katılacaklardır ki az çok eksene bağlı, ancak merkeziyetçi olmayan büyük İslâm devleti bu suretle meydana gelmiş olacaktır.

Anayasanın metninde, kaynaklardan yararlanarak yeniden düzenleme yapmayı kolaylaştıracak bir esneklik bulunması gere­kir. İşte buf amaçla -bir maddenin ibaresini hazırlamaya çalışır­ken- bir "nas" bulamadığım zaman "tercih sebebidir." deyimini kullandım.[1]

 

İslam Devleti Anayasası

 

Ümmet Ve Devlet

 

MADDE-1

ÜMMET: İslâm'ı bir din ve yaşam tarzı olarak kabul etmiş bu­lunan, vatanı, ırkı ve rengi ne olursa olsun onu hayata geçirmeye inanmış olan her insanı kapsayan evrensel birliğin adıdır.

 

MADDE-2

Devlet, İslâm'ı hayata geçirmiş bütün eyaletleri kapsayan (bü­yük ve evrensel) organizasyonun adıdır.

 

MADDE-3

EYALET: Federal İslâm devletini oluşturan milletlerden herbi-rini, üzerinde barındıran toprak parçasıdır.

 

MADDE-4

Arap milleti ve Türk milleti gibi büyük milletlerin birden çok sayıda eyaletlerden oluşması normaldir.

 

MADDE-5

MÎLLET: Aynı dili konuşan ve birlikte yaşayan halk topluluğudur.

 

MADDE-6

Etnik topluluk, içinde yaşadığı eyalet halkının bir parçası sayı­lır ve bunu belirlemek, ilgili konuda yetkili olan yönlendirme kon­seyine aittir.

 

MADDE-7

Arapça, arap milletinin ana dili, diğer İslâm milletlerinin ise ikinci dili sayılır.

Dini ilimlerin öğretimi bu dille yapılır ve bu maddeyi Öğrete­cek eğitimcilerin yetişmesi için okullar kurulur.

 

MADDE-8

Her eyaletin resmi dili, o eyalet sınırları içinde yaşayan müslü-man halkın öz ana dilidir.

 

MADDE-9

Eyaletlerin sınırlarını belirleme yetkisi yönlendirme konseyi aittir.

 

MADDE-10

İslâm devletinin genel çıkarları doğrultusunda veya toprağı­nın bir bölümünü istemeyen eyaletin teklifi üzerine bu bölüm başka bir eyalete bağlanabilir.

 

MADDE-11

 

Yönlendirme meclisinin onayı olmadan bir eyaletten toprak alınıp (bir diğerine bağlanamaz).

MADDE-12

 

İslâm devletinin bayrağı, bütün eyaletlerin de aynı zamanda tek bayrağı sayılır.

 

MADDE-13

İslâm devletinin bayrağı yeşil renklidir ve uzunluğu eninin iki katıdır.

 

MADDE-14

Her müslüman -amacının asıl ve saygıdeğer olduğu saptan­dıktan sonra- İslâm topraklarına girme hakkına sahiptir.

 

MADDE-15

Ehl-i kitap olan (hıristiyanlar ve yahudüerle) onların statüsün­de olan mecusiler ve sabüler, ticaret amacıyla, ziyaretçi ya da tu­rist olarak tek başlarına ve topluluklar halinde İslâm topraklarına girebilirler.

Ancak her grup yedi kişiden fazla olamaz.

 

MADDE-16

İslâm topraklarına giren gayri müslimler, haram maddelerin ticaretini yapamaz, bu maddeleri taşıyamazlar.

 

MADDE-17

İslâm topraklarına giren gayrimüslimler, avret yerlerim ört­mek, yasak davranışlarda bulunmamak ve İslâm devletinin sırları­nı araştırıp istihbarat ve casusluk faaliyetlerinde bulunmamak üzere yürürlükteki yasalara uymak zorundadırlar.

 

MADDE-18

İslâm Devleti'nin resmi makamları dikkatle ve sorumlulukla yabancıları izlemek durumundadır.

 

MADDE-19

İslâm Devleti'nin her eyaleti için -eyalet içinde- bir başkan se­çilir ve bu bölgenin valisi sayılır.

 

MADDE-20

Valinin yönlendirme konseyi üyesi olması şarttır.

 

MADDE-21

Vali, halifeye danışılarak ilim erbabı tarafından seçilir.

 

MADDE-22

Vali, halifeye ters düşemez, bilakis ona uymak zorundadır ve ondan talimat alır.

 

MADDE-23

Vali kendi eyaletinin bakanlar kuruluna başkanlık eder.[2]

 

Yönlendirme Konseyi

 

MADDE-24

Yönlendirme konseyinin görevleri şunlardır:

a- Halifeyi ve yardımcısını seçmek,

b- Halifenin emirlerini uygulamak,

c- Devleti yönlendirmek,

d- îslâm şeriatına dayanarak yasama yapmak.

 

MADDE-25

İslâm yönlendirme konseyi yüz üyeden oluşur.

 

MADDE-26

Yönlendirme konseyinin üyeleri, bütün eyaletlerdeki âlimler arasından seçilir.

 

MADDE-27

Eyaletler, temsilcilerinin sayısı bakımından eşit olmayabilirler. Bu konuda eyaletlerin nüfus oranı ve dili bir ölçü değildir.

 

MADDE-28

Bütün eyaletlerin yönlendirme konseyinde temsil edilmesi şart değildir. Ancak tercih sebebidir. Eyalet bu konuda yeterlilik kazanırsa temsilcileri seçilir.

 

MADDE-29

Yönlendirme Konseyine üye olacak kişide aranan şartlar şun­lardır:

a- Müslüman olmak

b- îlim ehlinden olmak

c- İyi bir hal ve gidişat sahibi olmuş olmak

d- Sosyal adalet anlayışına sahip bulunmak

e- Daha Önce "had" cezalarından birine çarptırılmış olmamak, ya da kınanmamış olmak

f- Hicri yıl hesabıyla yaşı kırkı geçmiş olmak

g- İlim erbabı tarafından aday gösterilmiş olmak.

h- Kendi kendini aday göstermemiş olmak ve bu amaçla uğ­raşmamış olmak

 

MADDE-30

Yönlendirme Konseyi üyeliğinin süresi beş yıldır. MADDESİ

Üyenin yaşı, hicri yıl hesabıyla yetmişi buluncaya kadar mü­kerrer olarak seçilebilir.

 

MADDE-32

Konsey üyeliği sıfatı aşağıdaki durumlarda kendiliğinden sona

erer:

a- Ölüm hali

b- Yüz kızartıcı bir suç işlemek

c- Bir topluluk tarafından suçlanmak

d- Üyelik şartlarından birine ters düşmek.[3]

 

Yasama Ve Yürütme

 

MADDE-33

Halife, yasama organının başıdır.

 

MADDE-34

Cihad, dış işleri ve maliye hariç, her eyalette bir yasama ve yü­rütme organı oluşturulur.

 

MADDE-35

Merkezi eyaletin ayrıca şu Özelliği vardır:

Halife ve yardımcısı (yani başbakan) ile yönlendirme konseyi, keza cihad, dışişleri ve maliye bakanları bu eyaletin sınırları için­de bulunurlar.

 

MADDE-36

Halifenin ve yönlendirme meclisinin onaylaması halinde her­hangi bir eyalet, merkezi eyalet (yani başkentin bulunduğu eyalet) olabilir.

 

MADDE-37

Başkentler, genellikle savaşlar sırasında saldırılara hedef ol­dukları için hilafet makamının Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere dışında olması tercih sebebidir.

 

MADDE-38

Halife ve yardımcısı Merkez eyalette oturabilir, bununla beraber yönlendirme konseyi üyeleri Mekke ya da Medine'de buluna­bilirler. Nitekim günümüz modern iletişim araçlarıyla haberleş­meleri her an mümkündür.

 

MADDE-39

Yürütme organı, herbirinin ayrı ihtisas alanları olan birçok ba­kanlıkları kapsayabilir.[4]

 

HALİFE

 

MADDE-40

Halife, devletin en üst mercii (en üst başvurucu makamıdır). MADDE-41

Cihad ilan etmek, savaş haline son vermek ve uluslararası ant­laşmalara imza koymak halifenin elindedir. O, müslümanlarm imamıdır. Hükme bağlanmış olan cezalar onun adına verilir.

MADDE-42

Halife, müslümanlara danıştıktan sonra yönlendirme konsey üyelerini seçer.

 

MADDE-43

Halife, bakanları ve kendi yardımcısını, yönlendirme konseyi­ne danıştıktan sonra seçer.

 

MADDE-44

Halife, devlet meselelerinde ve fıkhi konularda, yönlendirme konseyine danışır ve danışmadan sonra danıştığı kişinin görüşüy­le hüküm verir. Danışma, konseyinin oybirliği olmadıkça istişare­de bulunmak halife için şart değildir.

 

MADDE-45

Halife, İslâm yasama kaynaklarına bağlı kalmak zorundadır. Bu konuda bir tek noktaya dahi ters düşemez.

 

MADDE-46

Yönlendirme konseyi üyelerinde aranan şartların tümü, ay­nen halifede de aranır.

 

MADDE-47

Halife, yönlendirme konseyi üyeleri tarafından aynı konseyin üyeleri arasından veya dışından seçilebilir.

 

MADDE-48

Halifenin elli yaşını geçmiş olması tercih sebebidir.

 

MADDE-49

Hilafet müddeti için belli bir zaman limiti yoktur.

Ancak aşağıdaki hallerde halifelik sıfatı sona erer.

a- Ölüm

b- Apaçık küfür (İslâm'dan çıkmış olma hali)

o Akli dengenin bozulması

 

MADDE-50

Halife, yaşı yetmişi bulduğunda hilafet makamından çekilme­si (istifa etmesi) tercih sebebidir.

 

MADDESİ-51

Halife, seyahat veya hastalık nedeniyle görevinin başında bu­lunmadığı zaman yerine yardımcısı bakacaktır.

 

MADDE-52

Halife ölünce, yönlendirme konseyi tarafından yerine yeni ha­life seçilinceye kadar yardımcısı vekâlet eder.

 

MADDE-53

Gerek, yardımcının, gerekse yeni halifenin, bir önceki halife­nin oğlu ya da yakım olmaması tercih sebebidir (Ancak bu caiz­dir). Çünkü, yönetimde kalmaya ısrar etmek ya da yönetimi aile monarşisine çevirmek gibi bir sebep olabilir.

 

MADDE-54

Halifede aranan şartlar halife yardımcısında da aranır.

 

MADDE-55

Halife yardımcısı bakanlar kuruluna başkanlık eder.

 

MADDE-56

Halifenin yardımcısı, aynen halifenin tüm yetkilerine sahiptir ve ona görevinde yardımcı olur.

 

MADDE-57

En üstün meziyetlere sahip kimse varken aynı düzeyden daha geride bulunan kimselerin halife seçilmesi caizdir.

 

MADDE-58

İslâm ülkesinde tek halifeden başka birinin aynı sıfatla bulun­ması caiz değildir.

Böyle biri ortalığa çıkacak olursa, âlimler, güvenlik güçleri ve halk, meşru halifenin yanında yerlerini alarak halifenin karşıtını caydırmaya çalışırlar.

Vazgeçerse sorun çözümlenmiş olur. Aksi halde ona karşı mü­cadele verirler, ta ki aklını başına devşirinceye kadar veya idam

edilir.

 

MADDE-59

Eyaletlerden birinin federe İslâm devletinden ayrılmasını hali­fe onaylayamaz. Bilakis bünyeye ilhak edinceye kadar gerekirse güç kullanarak eyaleti eski statüsüne çevirir. Böyle asi bir eyalette yaşayan âlimler halifenin yanında yerlerini alırlar.

 

MADDE-60

Halifenin, İslâm ümmeti içinde herhangi bir ırktan ve herhan­gi bir eyaletten olması caizdir.[5]

 

Bakanlıklar

 

MADDE-61

Bakanlıkların sayısı ihtiyaca göre belirlenir.

 

MADDE-62

Temel Bakanlıklar şunlardır:

Cihad, dışişleri, içişleri, maliye, eğitim, adalet, yüksek öğretim ve azınlıklar Bakanlığı.

 

MADDE-63

Temel bakanlıkların başına getirilecek bakanların müslüman olması şarttır.

 

MADDE-64

Ehl-i zimmet (müslüman olmayan vatandaşlar) askere alın­mazlar.

 

MADDE-65

Azınlıklar savaşa katılmak zorunda kaldıkları zaman vergiden muaf tutulmazlar.

 

MADDE-66

Savaşa katılan gayrimüslimler de ganimetten yararlanırlar.

 

MADDE-67

Cihad, İslâm şeriatının belirlediği şekilde ilan edilir.

 

MADDE-68

İslâm devletini dışarıda temsil eden büyükelçilerde, konsolos­larda ve diplomatlarda müslüman olma şartı aranır.

 

MADDE-69

Uluslararası ilişkilerde izlenecek dış politika İslâm şeriatının belirlemiş olduğu doğrultuda yürütülür.

 

MADDE-70

îç güvenlik örgütünde görev alanlarda müslüman olma şartı aranır.

 

MADDE-71

İç güvenlik örgütü içişleri bakanlığına bağlıdır ve polis-bekçi kesimi bu örgütün bir bölümü sayılır.

 

MADDE-72

Zekat dairesi maliye bakanlığına bağlıdır ve özerk bir niteliğe sahiptir.

 

MADDE-73

Öğretim sistemi imani bir ruhtan hareketini alır. Bütün müfre­dat ve programlar îslâmî doğrultuda yönlendirici bir nitelikte ha­zırlanırlar.

 

MADDE-74

Tercüme dairesi yüksek öğretim bakanlığına bağlıdır ve özerk bir niteliğe sahiptir.

 

MADDE-75

Bütün medya ve iletişim araçları İslâm ideali doğrultusunda yönlendirici faaliyet yaparlar.

 

MADDE-76

Yabancı iletişim araçlarının, İslâm devleti sınırları içinde faali­yet yapması yasaktır.

 

MADDE-77

Diğer bakanlıkların başında gayrimüslim vatandaşlardan kim­seler bulunabilirler. Ancak bakanla birlikte müslüman bir bakan yardımcısı ya da genel sekreter bulundurmak zorunludur.[6]

 

Yargı

 

MADDE-78

Yargı organı bağımsızdır.

 

MADDE-79

Yasama ve yürütme organının yargı üzerinde hiçbir otoritesi yoktur.

 

MADDE-80

Adalet bakanı kadıları görevden alamaz, tayinlerine karışa­maz.

 

MADDE-81

Adalet bakanının yönetimsel ve resmi bir sıfatı vardır. MADDE-82

Kadıların, tayin, görevden alma ve terfi işlerine "Kadı'l-kuzât" (kadılar kadısı) karışır.

 

MADDE-83

Yargı oraganının başına gayrimüslim vatandaşlardan kimse getirilemez.

 

MADDE-84

Ehl-i zimmet (yahudi, hıristiyan, mecusi ve sabii) vatandaşlar,davalarını, cemaatlarına özel mahkemelerde görebilirler. Kendi dini ve özel sorunlarının çözümünü kendileri üstlenirler.

 

MADDE-85

Zımmilere ait mahkemelerde hükme bağlanmış olan davalar ayrıca adalet bakanı tarafından onaylanır.

 

MADDE-86

Zımmiler, Islâmî mahkemelere baş vurarak da davalarının hükme bağlanmasını isteyebilirler.

Ancak İslâmî mahkemelerde dava hükme bağlandıktan sonra ilgili kişiler, davalarını yeniden görüşülmek üzere azınlık mahke­melerine havale etme hakkına sahip değildirler.[7]

 

Müteferrik Konular

 

MADDE-87

Devlet, vatandaşa iş bulmak zorundadır.

 

MADDE-88

Devlet, vatandaşların işsiz durmasına izin vermez.

 

MADDE-89

Maluliyet ve yaşlılıktan sebep çalışamayacak duruma gelen

vatandaşa devlet belli bir maaş bağlar.

 

MADDE-90

İslâm şeriatının belirlediği çerçeve içinde bütün vatandaşlar kanun karşısında eşittirler.

 

MADDE-91

Kadının çalışabileceği, öğretmenlik, doktorluk, hemşirelik ve eczacılık gibi meslekler belirlenir.

 

MADDE-92

İş sektörleri kadına, erkeğin yükümlü tutulduğu işin yarısı kadar iş teklif ederler. Çünkü kadının çalışması şiddetli bir zorun­luluk sonucudur ve bu -sınırlayıcı- kapsama azami sayıda kadının girebilmesi ve kadının, evinden uzak kaldığı saatlerin en aza indir­genmesi içindir. Kadına, erkeğin, aldığı maaşın yarısı ödenir.

 

MADDE-93

 

Haram maddelerin alışverişi ve ticareti yasaktır, piyasalar bu gibi maddelerden arındırılır.

 

MADDE-94

Müslümanlara haram, ancak zimmilere helal olan maddeler onlara ait mahallelerde bulunabilir. Ancak müslümanlarm semt­lerine taşınamaz, açıkça bulundurulamaz.

 

MADDE-95

Devlet, iş yerlerinde kadınlarla erkeklerin aynı mekanlarda karışık bulunmalarım önler. Bu konuda islâm şeriatının müey­yideleri uygulanır.

 

MADDE-96

Devlet bütün vatandaşlara haftada ortalama iki saat kadar silah kullanma eğitimi yaptırır. Bir madde olarak okul müfredat­larına konur, iş yerlerinde uygulanır. Devlet askeri okullar açar ve bunu zorunlu hale getirir.

 

MADDE-97

Her bakanlık ve daire, ayrıntılı bir çalışma programı düzenler. Sorumlu bakanlık bunu onaylar, yönlendirme konseyi de teyid eder.

 



[1] Mahmud Şakir, Hz. Âdem'den Bugüne İslam Tarihi, Kahraman Yayınları:8/431-432.

[2] Mahmud Şakir, Hz. Âdem'den Bugüne İslam Tarihi, Kahraman Yayınları:8/433-436.

[3] Mahmud Şakir, Hz. Âdem'den Bugüne İslam Tarihi, Kahraman Yayınları:8/ 436-438.

[4] Mahmud Şakir, Hz. Âdem'den Bugüne İslam Tarihi, Kahraman Yayınları:8/438-439.

[5] Mahmud Şakir, Hz. Âdem'den Bugüne İslam Tarihi, Kahraman Yayınları:8/439-442.

[6] Mahmud Şakir, Hz. Âdem'den Bugüne İslam Tarihi, Kahraman Yayınları:8/442-444.

[7] Mahmud Şakir, Hz. Âdem'den Bugüne İslam Tarihi, Kahraman Yayınları:8/445-446.