Islam Tarihi - 7. Sayfa
|
|
||
| fendim, | ||
|
Esselatü Vesselamü Aleyke ya Resûlullah! Esselatü Vesselam Aleyke ya Habiballah!
Sevgili Peygamberim! Sana bu mektubu bir Nisan
ayının son gününde, ömrümün yarı yılı geçmiş, belki de tükenmiş bir bahar
akşamında yazıyorum. Yine sana özlem doluyum, yine hasret doluyum, sana
duygularımı nasıl anlatayım bilemiyorum. Belki de şöyle başlamalıyım. Ey güzeller güzeli, Rabbimin sevgilisi! Bu Nisan ayının güzelliği kadar güzel şu parlayan ayın ışığından daha parlak, şu mis gibi kokan hanımellerinden de güzel kokulu. Şu kırmızı güllerin güzelliğinden de güzel ve zarafetinden de zarif, ey tüm insanların sevgilisi! Ey Ebubekir'in dostu, Ömer'in yoldaşı, Ali'nin kılıcı, Osman'ın hayası, selam olsun sana! Sevgili Peygamberim, gönül yoldaşım, sırdaşım, arkadaşım, sevgilerin en güzeli ile sevdim seni. Seni sevmek ne kadar güzelmiş, yaşımın olgun bir zamanında ancak anlayabildim. Seni tanıdıkça sevdim, sevdim, sevdim.
Sana olan özlemimi anlatmak için Asr-ı
Saadette yaşayabilseydim, bu sevdayı seninle paylaşabilseydim, yüreğimizi
daraltan sıkıntıları sana anlatabilseydim. Senin tozun toprağın olabilseydim
Efendim. Sorma bizleri ne olursun, bizler ne haldeyiz, senin bıraktığın yerlerde
ne yazık ki değiliz. Senin ümmetin makam, mevki, mal, itibar peşinde. Hiç kimse
sormuyor artık zenginin malı helalden mi haramdan mı? Mevki ve makam sahipleri o
yerleri gerçekten hak ediyor mu? İnsanları ağlatanlar, ağlatmaktan zevk duyar
oldu. Fakir fukara ne halde, hiç kimse sormaz oldu. Mevki ve makam sahipleri
bulundukları yerleri kaybetmemek için, haksızlığa göz yumuyor. Senin zamanında böyle değildi Efendim. Ey güzeller güzeli bizleri seyretmektesin. Ümmetinin halini hepsini bilmektesin. Senden dua bekliyoruz Efendim. Medine'nin sıcak meltemleriyle nur ve ışık saracak rahmet bulutlarını gönderiver. Allah'tan gelen her şeye teslimiz, sabır ediyor ve şükrediyoruz, ama artık bu sıkıntılarımız bitsin istiyoruz. Diyeceksin belki de, sizler bunları hak ediyorsunuz. Benim sünnetime Rabbimin emrine karşı geliyorsunuz. Beni gerçek anlamda sevmiyorsunuz.
Hayır Efendim. Gerçekten seni çok seviyoruz,
baktığımız her yerde seni görmeye çalışmaktayız, ama belki de bizler
nefislerimizin kurbanıyız. Bir çiçeğe senin gibi bakmayı bilmediğimiz için,
toprağın yeşermesini, ağacın yeşillenmesini, bir ananın çocuğunu sevmesinden
ibret almayı bilmediğimiz için böyleyiz. İşte onun için belki de Asr-ı Saadette
yaşamak istiyoruz. Senin teslimiyetini görmek şükrü eda edişini seyretmek,
seninle aynı mekanı paylaşmak ve aynı havayı solumak için istiyoruz.
Ey Sevgililer
Sevgilisi nerdesin?
Efendim, altı sene önce Hacda çok güzel
duygular yaşadım. Medine'nin mis kokuyordu havası, meleklerin miski amberdi
kokusu. Adım adım yaşadım, ama dayanamadım. Senin soluduğun havayı solumak,
senin gezdiğin toprakta gezmek, Uhud Dağını seyretmek, Hamza'nın şehit oluşunu
hayal etmek öyle güzeldi ki, Rabbim tekrarını nasip etsin inşaallah. Ya Nebi! Sana olan özlem hiç bitmiyor, dinmiyor. Rabbimin yarattığı her şeyde, Onun azametini görmeye, senin "Ümmetim, ümmetim" diye seslenişini duymaya çalışıyoruz. Senin yolundan belki de tam olarak gidemiyoruz, ama senden şefaat bekliyoruz. Bir gün gelip bu dünyadaki görevimiz bittiğinde bizi gerçek alemde kucaklamanı bekliyoruz. Sana selam olsun ey Sevgililer Sevgilisi. Kalbimiz yanarak özlemimiz bir kat daha artarak yalvarıyoruz Rabbimize. Bizi sana layık ümmet etsin. Layık etsin ki ebedi alemde ebediyen seninle olalım. Şimdilik hoşçakal Efendim.
Selma Kar
Bizim Aile dergisi ekim-2002'den iktibas edilmiştir. |
||
İslami Okul Okulların En Önemlisi
