Islam Tarihi - 17. Sayfa - Naat
|

|
|
|
|
y Sultân-ı Selâtîn (s.a.s) |
|
|
|
Muhammed
Lütfi
Ey Şâhid-i Mukaddes Hûrşid-i âlem-ârâ
Geysülerin muhammes ebrûlerin dilârâ
Zülfün teline
kıymet olmaz cihân serâser Neşreylemiş dû-kevne mûyin
anber-i sârâ
Ey Nûr-i Hak Muhammed Sûre-i Vedduhâ’da
Vasfeylemiş seni Hak, tarif eder seni Teâlâ
Âyât-ı
beyyinâtda ism-i şerîfin Ahmed Bütün âleme Rahmet gönderdi
zâtı Mevlâ
Bu mevcûdât vücûdı mevcûduna sebepsin
Ey me’haz-i hidâyet ey dergeh-i Muallâ
Ey Sultân-ı
Selâtîn, ey âlem-i bevâtîn Ey Hâtem-i risâlet, ey matla-ı
tecellâ
Ey Hurşid-i Şefâat gözler seni her ümmet
Ey Merkez-i saâdet senden budur temennâ
Virânı
mamur eyle, mahzûnu mesrûr eyle Ey mâden-i hidâyet mürdeyi
eyle ihyâ
Bu ümmet-i Muhammed halkolmazdan mukaddem
Va’deyledin şefâat, şefâatin müheyyâ
Esrâr-ı kâbe
kavseyn kıldı seni mübeşşer Kerim ismine mazhar
menzil-gehin ev ednâ
İlm-i ezelde sâbit nâm-ı pâkin
Muhammed Ey Mahmûd-ı teâlâ indallah kadri vâlâ
Biz
ümmet-i Muhammed şöhretiyle halkolduk Bu nâmı bizden alma
mübeşşer-i feterdâ
Lütfî kapunda elyevm bir bende-i
alîldir Ey menba-ı merâhim merhametindir ibkâ
Muhammed Lütfi (Alvarlı Efe)
Şâhid-i Mukaddes : Mukaddes Şahid âlem-i
bevâtîn : Gayb alemi. anber-i sâr : Anber kokulu yer
Âyât-ı beyyinât : Kur’an-ı Kerîm’im ayetleri dergeh-i
Muallâ : Allahın yüce katı dilârâ : Gönül Süsleyen
dû-kevn : İki dünya. Elyevm : Bugün bende-i
alîldir : Hastalıklı insan. Esrâr-ı kâbe kavseyn : Kab-ı
Kavseyn sırları ey matla-ı tecellâ : Allah’ın tecelli
ettiği manevi ufuk. halkolmak : Yaratmak Hâtem-i
risâlet : Peygamberlik mührü Hûrşid-i âlem-ârâ : Hz.
Muhammed (sav) Hurşid-i Şefâat : Hz. Muhammed (sav)
İbkâ : Baki olmak İhyâ : Yaşatmak İndallah :
Allah’ın yanı Mahmûd-ı teâlâ : Allah’ın övdüğü Hz.
Muhammed (sav) me’haz : Kaynak menba-ı merâhim :
Merhamet kaynağı menzil-geh : Mekan ednâ : En alçak
mesrûr : Mutlu Muhammes : Beş katlı. Beşli.
Mukaddem : Önce Mûy : Saç Mübeşşer : Müjdeci
mübeşşer-i feterdâ : Duha suresinde bahsi geçen razı
edilmiş müjdeci. müheyyâ : Hayat veren. mürde : Ölü
serâser : boydan boya Sultân-ı Selâtîn : Sultanlar
Sultanı Temennâ : Saygı ile eğilme. Vâlâ : Yüksek
rütbe. Zülf : Yüzün iki yanından sarkan saç lülesi.
|
|