Islam Tarihi - 1. Sayfa
|
|
||
| iriş | ||
|
Allah Teâlâ, insanlar arasından bazısını husûsî bir görev için seçmiştir. Bunlar, Allah’tan alacakları mesajları, eksiksiz ve kusursuz olarak insanlara ulaştıracak olan peygamberlerdir. Bu önemli işi yüklenecek olan kimselerin, elbette bazı özelliklerinin olması kaçınılmazdır. Kur’ân’ın pek çok âyetinde, onların Allah tarafından övüldüğüne şâhit oluruz. Onlar, Allah’ın gözetimi altında, en güzel özelliklere sâhip, akıl ve ahlâk yönüyle seçkin ve emânete karşı son derece saygılı kimselerdir. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, onlar da birer beşerdir. Yerler, içerler, hastalanırlar, evlenir ve çoğalırlar, sonunda da ölürler. Fakat bununla beraber onların farklı bazı özelliklerinin olması da yadırganmamalıdır. Birer insan olduklarını söylediğimiz peygamberlerin, kendilerine has bazı sıfatları vardır. Bu sıfatlarla onlar, normal insanlardan seçilip ayrılırlar. Allah’ın kendilerini bu kutsal göreve seçmeden önceki yaşayışları, diğer insanlarınkinden farklıdır. Hırsızlık, yalancılık, dolandırıcılık, putlara tapma, ahlâk dışı ilişkiler ve benzeri şeylerden uzak kalmışlardır. Eğer ahlâkî yönden düşüklük sayılan bir şeyi peygamberlikten önceki hayatlarında yapmış olsalardı, peygamber olduktan sonra, insanları onlardan sakındırmaları güç olurdu. Sözleri muhataplarına tesir etmezdi. Yüce Yaratıcı Yüce Beyan’da, insanlara elçi olarak gönderdiği peygamberlerin değişik üstünlük ve faziletlerini bildirmenin yanında, onların birbirlerine olan üstünlüklerine de işaret etmektedir. Nitekim: “İşte şimdiye kadar zikrettiğimiz resûllerden kimini kimine üstün kıldık. Allah onlardan bazısına hitap buyurdu, bazısını birçok derecelerle yükseltti.”(Bakara 2/253) âyeti de bu hakikati haber vermektedir. Şu kâinâtın Yüce Yaratıcısı, sâhibi ve mâliki, elbette bilerek yapıyor, hikmetle tasarruf ediyor, her tarafı görerek tedvîr ediyor, her şeyi bilerek terbiye ediyor ve her şeyde görünen hikmetleri, fâydaları irâde ediyor. Mâdem yapan bilir; elbette bilen konuşur. Mâdem konuşacak, elbette fikir ve şuur sahibiyle, konuşmasını bilenlerle konuşacak. Mâdem fikir sahibiyle konuşacak, elbette şuurluların içinde en şuurlu olan insan nev’iyle konuşacaktır. Mâdem insan nev’i ile konuşacak, elbette insanlar içinde hitap kâbiliyeti bulunan ve mükemmel insan olanlarla konuşacak. Mâdem en mükemmel ve istidâdı en yüksek ve ahlâkı ulvî ve insanlığa rehber olacak olanlarla konuşacaktır.[1] Ve konuşmuştur. Yüce Allâh'ın yarattığı her şeyin, kendine âit birtakım özelliklerinin olması tabîidir. Bitkiden hayvana, oradan insana ve insanların kendi aralarında, birini diğerinden ayırdeden bazı özellikler vardır. İnsanların arasından seçilen ve Allâh'ın göndereceği vahyi tebliğ ile mükellef olan peygamberlerin de kendilerine âit bazı husûsiyetlerinin olması gâyet tabiidir. Özellikle de son peygamber olan Hz.Muhammed (s.a.v)’in, diğerlerine göre husûsi birtakım meziyetlere sahip olması, anormal bir durum değildir. İşte bu çalışmada, Kur'ân-ı Kerim’de Resûlullâh'ın özelliği olarak görebildiğimiz yönlerini tespit etmeye çalışacağız. Burada Kur'ân'ın bildirdiği birtakım özelliklerinin dışında kalanlara,[2] -ki bunlar Hasâis ve Fezâil kitaplarında işlenmiştir- hiç deyinmeden, sâdece âyetlerde açıkça belirtilenler üzerinde durmaya çalışacağız. Bunları da iki bölüme ayırarak ele alacağız ki, bunlar: 1. Hz. Peygamberde bulunmakla birlikte diğer peygamberlerde de bulunması mümkün olanlar, 2. Sâdece Hz. Peygambere âit olanlar. |
||
İslami Okul Okulların En Önemlisi
