Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 1. Sayfa

iriş

Allah Teâlâ, insanlar arasından bazısını husûsî bir görev için seçmiştir. Bunlar, Allah’tan alacakları mesajları, eksiksiz ve kusursuz olarak insanlara ulaştıracak olan peygamberlerdir. Bu önemli işi yüklenecek olan kimselerin, elbette bazı özelliklerinin olması kaçınılmazdır. Kur’ân’ın pek çok âyetinde, onların Allah tarafından övüldüğüne şâhit oluruz. Onlar, Allah’ın gözetimi al­tında, en güzel özelliklere sâhip, akıl ve ahlâk yönüyle seçkin ve emânete karşı son derece saygılı kimselerdir.

Ancak şunu unutmamak gerekir ki, onlar da birer beşerdir. Yerler, içerler, hastalanırlar, evlenir ve çoğalırlar, sonunda da ölürler. Fakat bununla beraber onların farklı bazı özelliklerinin olması da yadırganmamalıdır. Birer insan olduklarını söyle­diğimiz peygamberlerin, kendilerine has bazı sıfatları vardır. Bu sıfatlarla onlar, normal insanlardan seçilip ayrılırlar. Allah’ın kendilerini bu kutsal göreve seçmeden önceki yaşayışları, diğer insanlarınkinden farklıdır. Hırsızlık, yalancılık, dolandırıcılık, putlara tapma, ahlâk dışı ilişkiler ve benzeri şeylerden uzak kal­mışlardır. Eğer ahlâkî yönden düşüklük sayılan bir şeyi pey­gamberlikten önceki hayatlarında yapmış olsalardı, peygamber olduktan sonra, insanları onlardan sakındırmaları güç olurdu. Sözleri muhataplarına tesir etmezdi.

Yüce Yaratıcı Yüce Beyan’da, insanlara elçi olarak gön­derdiği peygamberlerin değişik üstünlük ve faziletlerini bildir­menin yanında, onların birbirlerine olan üstünlüklerine de  işa­ret etmektedir. Nitekim: “İşte şimdiye kadar zikrettiğimiz resûl­lerden kimini kimine üstün kıldık. Allah onlardan bazısına hitap buyurdu, bazısını birçok derecelerle yükseltti.”(Bakara 2/253) âyeti de bu hakikati haber vermektedir.

Şu kâinâtın Yüce Yaratıcısı, sâhibi ve mâliki, elbette bile­rek yapıyor, hikmetle tasarruf ediyor, her tarafı görerek tedvîr ediyor, her şeyi bilerek terbiye ediyor ve her şeyde görünen hikmetleri, fâydaları irâde ediyor. Mâdem yapan bilir; elbette bilen konuşur. Mâdem konuşacak, elbette fikir ve şuur sahi­biyle, konuşmasını bilenlerle konuşacak. Mâdem fikir sahibiyle konuşacak, elbette şuurluların içinde en şuurlu olan insan nev’iyle konuşacaktır. Mâdem insan nev’i ile konuşacak, elbet­te insanlar içinde hitap kâbiliyeti bulunan ve mükemmel insan olanlarla konuşacak. Mâdem en mükemmel ve istidâdı en yük­sek ve ahlâkı ulvî ve insanlığa rehber olacak olanlarla konuşa­caktır.[1] Ve konuşmuştur.

Yüce Allâh'ın yarattığı her şeyin, kendine âit birtakım özel­liklerinin olması tabîidir. Bitkiden hayvana, oradan insana ve insanların kendi aralarında, birini diğerinden ayırdeden bazı özellikler vardır. İnsanların arasından seçilen ve Allâh'ın gön­dereceği vahyi tebliğ ile mükellef olan peygamberlerin de ken­dilerine âit bazı husûsiyetlerinin olması gâyet tabiidir. Özellikle de son peygamber olan Hz.Muhammed (s.a.v)’in, diğerlerine göre husûsi birtakım meziyetlere sahip olması, anormal bir durum değildir. İşte bu çalışmada, Kur'ân-ı Ke­rim’de Resûlullâh'ın özelliği olarak görebildiğimiz yönlerini tespit etmeye çalışacağız. Burada Kur'ân'ın bildirdiği birtakım özelliklerinin dışında kalanlara,[2] -ki bunlar Hasâis ve Fezâil kitaplarında işlenmiştir- hiç deyinmeden, sâdece âyetlerde açıkça belirtilenler üzerinde durmaya çalışacağız. Bunları da iki bölüme ayırarak ele alacağız ki, bunlar: 1. Hz. Peygamberde bulunmakla birlikte diğer peygamberlerde de bulunması mümkün olanlar, 2. Sâdece Hz. Peygambere âit olanlar.


[1]  Nursî, Mektûbât, s. 82-83.

[2]  Hz.Peygamberin hususiyetleriyle ilgili pekçok eser yazılmıştır. Bunlardan bazıları için bkz: Beyhakî, Ebûbekr Ahmed b. Hüseyn, Delâilü’n-Nübüvve; İsbahânî, Delâilü’n-Nübüvve; İbn Mulakkin, Ebû Hafs Ömer, Ğâyetü’s-Sûl fî Hasâisi’r-Resûl; Suyûtî, Hasâis.