Islam Tarihi - 5. Sayfa
|
|
||
|
İnsanlardan hiç kimseye, eski-yeni, yani yaptığı ve yapacağı günahlardan dolayı, bağışlanma garantisi verilmemiştir. Ancak Hz.Muhammad (s.a.v), bundan istisnâ edilmiş ve bu hususta kendisine garanti verilmiştir: إِنَّــــــا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُبِينًا (1) لِيَغْفِرَ لَكَ اللهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَيَهْدِيَكَ صِرَاطًا مُسْتَقِيمًا “Biz Sana aşikâr bir fetih ve zafer ihsan ettik. Bu da Allah’ın, senin geçmiş ve gelecek kusurlarını bağışlaması, Sana yaptığı ihsan ve in’amı tamamlaması, seni dosdoğru yola hidayet etmesi.” (Fetih 48/1-2). Şefâat ile ilgili hadiste de, onun bu yönü göz önünde tutularak, insanlar kendisinden yardım istemektedirler: “..Ey Muhammed! Sen, Allâh'ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncususun. Allah, senin gelmiş-geçmiş bütün günahlarını affetmiştir; bize Rabb’in huzurunda şefâat eyle, halimizi görmüyor musun?...”[1] [1] Buhârî, Tevhid 36; Müslim, Îmân 327; Tirmizî, Tefsîr-u Sûre (17) 18; Ahmed b. Hanbel, 2/436. |
||
İslami Okul Okulların En Önemlisi
