Islam Tarihi - 14. Sayfa
|
|
||
|
Yüce Yaratıcı’nın insanlığa gönderdiği her peygamber, onun bir lütfudur. Zîra gönderilen her peygamber, kendi dönemindeki insanlara hidâyet yolunu göstermiş, yapılan kötülüklerin önünü kesmeğe çalışmıştır. Ancak bu, belli bir dönem ve belli bir zümre içindir. Hz. Peygambere gelince o, âlem şümûl bir peygamber olduğundan ve getirdiği din kıyâmete kadar geçerli olduğundandır ki, Allah onu, ilâhî bir lütuf olarak tavsif etmiştir: لَقَدْ مَنَّ اللهُ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ إِذْ بَعَثَ فِيهِمْ رَسُولاً مِنْ أَنْفُسِهِمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ آيَاتِهِ وَيُزَكِّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَإِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَفِي ضَلاَلٍ مُبِينٍ “Gerçekten Allah, kendi içlerinden birini, onlara ayetlerini okuması, onları her türlü kötülüklerden arındırması, kendilerine kitap ve hikmeti öğretmesi için Resûl yapmakla, müminlere büyük bir lütuf ve inayette bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar besbelli bir sapıklık içinde idiler.”(Âl-i İmrân 3/164). |
||
İslami Okul Okulların En Önemlisi
