Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Islam Tarihi - 16. Sayfa - 1Cilt

 

Putperestliğin Arap  Topraklarına  Girişi

 

Putperestlik, Araplar ve onların düşüncesine üç yönden gir mistir:

1- Her ne kadar ülkede egemen konumunda olmasalar bile, es­ki dinlerin kalıntılarında putperestlik vardı. Örneğin Nuh kavmi içinde de putperestlik yaygındı. Denildiğine göre Nuh peygamber Arap'tı, ya da Araplar'a hitap eden bir peygamberdi. Nitekim Al-lahü Teala, Nuh kavminin putlarıyla ilgili olarak şöyle buyur­maktadır:

"İnsanlara: 'Sakın tanrılarınızı bırakmayın, Veda Suva, Ye-ğus, Yeuk ve Nesruputlarından asla vazgeçmeyin' dediler. Böyle­ce bir çoğunu yoldan çıkardılar." (Nuh: 23-24)

Şüphesiz bu izler, putperestliğin kalıntılarından kaynaklan­maktadır. Her ne kadar putperestlik, o zamanlar Arap beldelerin­de egemen değilse de, tek sebebi budur. Şüphesiz, görüldüğü üze­re, semavi dinlere bağlı bazı kimselerin kalplerinde eskiden kal­ma bazı izler vardı. Bu izler onların görüş ve düşüncelerini de etki altına almaktadır. İkna edici bir görüşe ulaşılamadığı takdirde taklide saplanır ve öylece giderler.

2-  Putperestliğin, Araplar'a geçmesinde komşuları Romalı-lar'ın da büyük etkisi olmuştu. Roma putperestliği, İsa'dan önce ve sonra Araplar'a yakın bir konumdaydı. İnanç salgınları da tıp­kı hastalık salgınları gibi insandan insana, milletten millete ge­çer. Araplarla Romalılar arasındaki ticari ilişkiler nedeniyle, Ro-malılar'ın inançları Araplar'a geçmiştir. Özellikle belirtmeliyiz ki, Roma devleti, Arap topluluklarından daha güçlü ve otoriterdi. Bazı Arap kabileleri, örneğin Gassanlılar, Romalılar'ın otoritesi­ne boyun eğmiş durumdaydı. Bunlar Roma hakimiyeti altında ve onlara bağlı olarak yaşıyorlardı. Bu bağlılık nedeniyle birbirleri­ne gidip geliyor ve bu nedenle Romalılar'ın inançlarıyla düşünce­leri Araplar'a geçiyordu.

3- Putperestliğin Araplar'a geçmesine zemin hazırlayan üçün­cü unsuru da İbn İshak şöyle anlatmaktadır:

"Ortaya sürülen iddiaya göre, İsmail oğullarında ilk taşa tap­ma olayı şöyle başlamıştı: Geçim sıkıntısı yüzünden, daha geniş ve bereketli bir ülkeye göçen Araplar, Mekke'ye ve Kabe'ye olan saygılarından dolayı, haseme ait taşlardan birini alır, beraberle­rinde götürürlerdi. Gittiği yerlerde onu yere koyar ve Kabe'yi tavaf eder gibi, etrafında dolanıp tavaf ederlerdi. Nihayet bu durum on­ları, beğendikleri taşları alıp o taşlara ibadet etme noktasına ge­tirdi. Zaman geçtikçe bu işi daha da ilerlettiler ve eski dinlerini unutur oldular. Taşa tapmayı, İbrahim ve İsmail peygamberin di­ni ile değiştirdiler. Artık putlara tapar oldular. Diğer milletler gibi sapıklığa sürüklendiler."

Hafız İbn Kesir, Tarih'inde, İbn Hişam'ın şöyle dediğini rivayet eder: "İlim ehlinin bana naklettiklerine göre, Amr bin Luhay, Mekke'den çıkıp Şam'a gitmişti. Belka topraklarındaki Meab de­nen yere geldi. O zamanlar orada Amakalılar'ın kabilesi yaşarmış. Amakahlar'ın putlara tapmakta olduklarını görmüş ve onlara: "Tapmakta olduğunuz şu putlar nedir? diye sorunca onlar şu ceva­bı vermişler: "Tapmakta olduğumuz bu putlar, istediğimiz zaman bize yağmur yağdırırlar. Kendilerinden yardım istediğimiz za­man bize yardım ederler." Bunun üzerine Amr onlara şöyle bir öneride bulunmuştu: "Şu putlardan birini bana verin. Götürür, Arap beldelerine bırakırım ve Araplar da buna taparlar." Onun bu önerisini kabul ederek kendisine Hübel adındaki putu vermişler­di. O da Hübel'i alıp Mekke'ye götürmüş ve Kabe'nin yanına dik­mişti. Tapmaları için insanlara da tavsiyede bulunmuştu."

Amr bin Luhay, Huzaa kabilesinin başkanıydı. O zamanlar Ka­be'nin bakımı Huzaalılar'ın elindeydi. Bu nedenle Amr, insanlara yön verme pozisyonundaydı. Onun saygı gösterdiği şeye diğer in­sanlar da saygı gösterirlerdi.

Bu da Romalılardan gelen putperestlik salgınının ne kadar bü­yük olduğunu göstermektedir. Şam'daki putperestlik de, Roma putperestliğinin bir eseriydi. Her ne kadar kuvvetlendirici diğer bazı sebepler bulunsa da, Arap putperestliğinin Roma putperest­liğinin bir salgını neticesinde ortaya çıktığı, bu olayla da teyid edil­mektedir. Sebepler çoğalınca, artık putperestlik Arap toprakları­na girdi. Putları kırıp parçalayan İbrahim'in çocukları, yeniden putperestliğe başladılar. Putperestlik Arapların iş ve çalışmaları­nı da etkiledi. Ebu Reca el Utaridi şöyle der: "Cahiliyet devrinde tapacak bir taş bulamadığımız zaman, bir avuç toprağı ortaya ko­yar, etrafında toplanır, sonra da onu tavaf ederdik."