Son Peygamber 2.cilt - 2Cilt - 33. Sayfa
İŞKENCE VE FİTNE
Eziyet ve Fitneler
Asabiyet ve cahiliyet içindeki kimseler, Haşim oğullarının mertebelerini kıskanmış ve inkar etmişlerdi. Allah'ın bahşettiği lütuflardan ötürü insanları kıskanmayı adet haline getiren, cahiliyet pisliklerini ibadet alışkanlığına dönüştüren, helal rızkı haram kılan bilgisizler gerek fert olarak, gerek toplum olarak Muhammedi davetin karşısına çıkmış, onu durdurmak istemişlerdi. Oysa Muhammedi davet durmadan gelişip geniş alanlara yayılıyor ve hiç duraksamıyordu. Müşrikler çeşitli hile me-todlarını kullanmış, kendilerine cazip teklifler ileri sürmüş ve bu daveti söndürmek istemişlerdi. Ama onu, asla yolundan sap-tıramamışlardı. Mücadele ve tartışma yöntemini kullanarak davetin sahiplerini aciz duruma düşürmek istemişler, fakat zarar ve ziyan içinde geri dönmüş ve hüccetler karşısında şaşkınlığa düşmüşlerdi. Okunan Kur'an-ı Kerim'in etkisini yok etmek, Peygamber efendimizin Kur'an okuyuşunu boğmak ve sonuçsuz bırakmak hususunda kendi aralarında anlaşmışlardı.
Bütün bu çabalarına rağmen bir sonuca ulaşamamışlardı. İslamiyet ise kendi yoluna devam etmekteydi. Her ne kadar engellerle karşılaşsa, ağır yürüse de, bu davetin seyrini durdura-mıyorlardı. Kendi zanlarmca bu daveti durdurabilmek için sadece iki çareleri kalmıştı:
1- Güçsüz kuvvetsiz müslümanlara karşı sürekli bir eziyette bulunmak. Barışı ve huzuru tercih eden, kalbini iman ile süsleyen, imanın kendisine sabrı vazife saydığını ve belalara karşı direnmeyi inanç haline getiren, gücü yetse bile kötülüklere misliyle mukabelede bulunmamayı prensip edinen mü'minlere karşı sürekli eziyette bulunuyorlardı. Eziyete uğrayan mü'min-lerin başında risaletin sahibi Muhammed (sav) ile, onun dostu ve sadık arkadaşı Ebu Bekir vardı. Güçsüz, kuvvetsiz, aşiretsiz kölelerle yoksul kimseler de bunlar arasındaydı.
2- Muhammed (sav)'in üzerinde terbiyevi bir otoritesi bulunduğunu zannettikleri kimselerin -ki bu da Ebu Talib idi- yardımlarına müracaat etmek. Müşrikler, Hz. Muhammed'i durdurması için, Ebu Talib'in yardımını istemişlerdi. Çünkü Ebu Talib, Muhammed (sav)'in amcasıydı ve onu daha küçük yaştayken koruması altına almıştı. Ebu Talib, Haşim oğullarının reisi idi. Büyüdükten sonra da Muhammed'i himayesinde bulunduruyordu.
Müşrikler bu iki çareyi de denediler, ama bir sonuç alamayınca mü'minlere karşı eziyetlerini artırdılar ve zulümlerini bütün mü'minlere teşmil ettiler. Zulümlerini fert planında sınırlı tutmadılar. îmanlısıyla imansızıyla bütün Haşim oğullarının Muhammed (sav)'in yanında yer aldıklarını ve aşiretçilik bağlarıyla onu himaye ettiklerini gördüler. Ancak Ebu Leheb, Haşim oğullarının dışında kalmış, Allah'ı inkar etmiş, akrabalık bağlarını hiçe saymış, hamiyet duygusunun yabancısı olmuştu. Aşiret ve yardım prensiplerini terketmişti. Yeğeni Muhammed'i düşmanlarına teslim etmiş, dolayısıyla derin bir sapıklığa düşmüştü.
İslami Okul Okulların En Önemlisi