Min Hac Buyu’ : Alışveriş Ticaret - 07G A
Satışın bir şartı icab (teklif)'tır. Satıcının: "Bu malı şu fiyata sana sattım veya şu malı sana mülk ettim." demesi gibi. Diğer şartı ise kabuldür. Müşterinin: "Satın aldım veya mülk edindim veya kabul ettim." demesi gibi.
Akid esnasında alıcının kabul sözünün satıcının icab sözünden önce olması caizdir. Meselâ alıcı satıcıya: "Şu malı bana sat." der ve satıcı da: "Sattım." derse, en zahir kavle göre akid tamamdır. En sahih kavle göre satış akdi kinayeli kelimelerle de olur. Satıcının müşteriye: "Şu malı senin için kıldım." demesi gibi.
İcab ve kabul kelimeleri arasına uzun bir fasılanın girmemesi ve icab ile kabul lafzının birbirine uygun olması şarttır. Buna göre, satıcı müşteriye: "Şu malı kırık bin lira ile sana sattım." der, müşteri de: "Sağlam bin lira ile kabul ettim." derse, akid sahih olmaz.
Dilsiz olanın alışveriş ile ilgili işareti sözü gibi olup, satıcı ve müşterinin reşid olmaları şarttır.
Ben diyorum ki; alışverişte haksız yere bir zorlama olmamalıdır. Kafir kimseye Kur'an-ı Kerim'i ve en zahir kavle göre müslüman köleyi satmak caiz değildir. Ancak azad etmesi maksadı ile köleyi kafire satmak en sahih kavle göre caizdir. Müslümanlarla savaş halinde olan kafire silâh satmak da caiz değildir. Allah daha iyi bilir.
Üzerine akid yapılan malın şartları şunlardır:
1- Üzerine akid yapılan mal bizzat temiz olmalıdır. Şu halde; köpek, içki ve temizlenmesi mümkün olmayan necis sirke ve süt gibi şeyleri satmak caiz değildir. Keza en sahih kavle göre, temizlenmesi mümkün olmayan necis yağın hükmü de böyledir.
2- Satılan mal, kendisinden yararlanılabilen bir mal olmalıdır. Faydası olmayan haşerelerin, tüm yırtıcı hayvanların, bir iki buğday tanesi gibi şeyler ile haram olan çalgı aletlerinin satışı caiz değildir. Zayıf kavle göre çalgı aletinin parçası bir mal sayılırsa satışı sahihtir. En sahih kavle göre nehirdeki suyu ve sahradaki toprağı satmak caizdir.
3- Satılan malın müşteriye teslim edilmesi mümkün olmalıdır. Kayıp olan bir malı, kaçmış köleyi veya gasp edilmiş bir malı satmak caiz değildir. Müşteri malı ele geçirmeye muktedir ise, en sahih kavle göre satış akdi caiz olur.
Kap ve kılıç gibi şeylerin belli bir kısmını satmak caiz değildir. En sahih kavle göre, bir parçasını kesmekle kendisinde noksanlık meydana gelmeyen elbiseyi satmak caizdir. Rehin verenin izni olmadan rehineyi satmak ve en zahir kavle göre, boynuna mal taallûk eden cani köleyi satmak caiz değildir. Zimmetinde mal bulunan köleyi satmanın zararı yoktur. Keza en zahir kavle göre, zimmetinde kısas cezası bulunan köleyi satmanın da zararı yoktur.
4- Satılık mal, satıcının mülkü olmalıdır. Fuzuli akid (mal sahibinin izni olmadan veya velayet hakkı olmadan yapılan akid) geçersizdir. İmam'm ilk kavline göre fuzuli satış dondurulur; sahibi rıza gösterirse geçerli olur, rıza göstermezse akid geçerli olmaz. Bir kimse hayatta olduğunu zannederek mirasçısı olduğu kişinin malını satar da sonra öldüğü ortaya çıkarsa, en zahir kavle göre satış sahihtir.
5- Satılık malın miktarı ve nitelikleri satıcı ve alıcı tarafından bilinmelidir. Buna göre kıymetleri eşit olsa da iki elbiseden biri satılırsa akid batıldır.
Bir yığın buğdaydan belli sayıda birkaç sa' (avuç) satmak sahihtir. Keza en sahih kavle göre, sa'm sayısı bilinmezse de akid sahihtir. Mal sahibi müşteriye: "Şu malı bu ev dolusu kadar buğdaya veya şu çakıl taşlarının sayısı kadar altına, filanın atını sattığı ücrete, bin dirhem ve dinara sana satım." derse, böyle bir satış akdi sahih değildir. Bir kimse, malını herhangi bir para karşılığında satar da akid mahallinde genelde kullanılan bir para varsa, o para belirlenir. Akid mahallinde iki çeşit para olur da biri genelde kullamlmi-yorsa, hangi para karşılğında sattığını belli etmesi şarttır.
Her bir sa' (avuç) bir dirheme olmak üzere, sa' sayısını belli etmeden bir yığın buğdayı satmak sahihtir. Bir sa' bir dirheme olmak üzere bir yığın buğday yüz dirheme satılır ve buğday yığını yüz sa' çıkarsa böyle bir satış sahihtir. Yığın yüz sa' çıkmazsa, en sahih kavle göre akid caiz değildir.
Malın bedelinin hazırda olması, miktarının bilinmesi için yeterlidir. En zahir kavle göre, hazırda olmayan eşyanın satışı sahih değildir. Ezhere karşı olan ikinci kavle göre satışı sahihtir. Fakat müşterinin malı görmesi halinde kendisi için muhayyerlik hakkı vardır.
Akdin gerçekleşeceği zamana kadar bozulmayan malın akid-den önce görülmesi, akdin sahih olması için yeterlidir. Akdin gerçekleşeceği ana kadar bozulan malı önceden görmek yeterli değildir. Malın gerisine delalet etmesi şartıyla satılık malın bir bölümünü görmek yeterlidir. Bir yığın buğdayın dış kısmını veya numunesini görmek gibi.
Malın gerisine delalet etmeyen nar ve yumurta gibi yaratılış itibariyle malın iç kısmını koruyan dış kabuğunu görmek, ceviz ve bademin yaratılış itibariyle olan iç kabuğunu görmek yeterlidir.
Her mal, kendisine mahsus özeliklere göre dikkate alınır. (Meselâ satılık mal ev ise; tavanı, çatısı, duvarı, hamamı, kanalizasyonu ve yolu; bahçe ise ağaçları ve su arkı gibi özellikleri dikkate alınır.) En sahih kavle göre satılık malı selem akdi için geçerli olan sıfatlarla belirtmek, görme şartı için yeterli olmaz.
Kör olanın selem akdi yapması caizdir. Zayıf kavle göre ise temyiz çağına varmadan kör olmuşsa selem akdi yapması caiz değildir.
4. Bir Satışta İki Satış Akdi Yapmak
6. Bir Satışta Ayıplı İki Malı Satın Almak
8. Malın Teslimden Önceki ve Sonraki Hükmü
9. Müşterinin Malı Teslim Alması
10. Satıcının Malı Teslim Etmesi
11. Tevliye Ortaklık Murabaha ve Muhatat
14. Meyve ve Zirai Ürünlerin Satışı
15. Satıcı ve Müşterinin Anlaşmazlığı
B. SELEM (PEŞİN PARA İLE VERESİYE MAL ALMAK)
H. MÜŞTEREK KULLANILAN YERLERDE İZDİHAM YARATMAK
R. KIRAD - MUDAREBE (SERMAYE EMEK ORTAKLIĞI)
S. MÜSÂKÂT (AĞAÇLARIN BAKIMI VE SULAMA İŞİ)
İslami Okul Okulların En Önemlisi