Cehennem Ateşi ve Azabı - Akaid - Ahiretgunu - 17. Sayfa
CEHENNEM ATEŞİ VE AZABI
Ey kardeşim! Şunu iyice bilmelisin ki yüce Allah hepimizi cehennem ateşinden korusun. Çünkü cehennem ateşi, Allah’ın kâfirlerle münafıklar ve bazı isyancı kimseler için hazırladığı azap ve cezalandırma yurdudur. Her şeyden münezzeh olan yüce Allah Kur’an’ı Kerim’in birçok ayetlerinde bizleri bu tehlikeden uzak durmamız için uyarmıştır. Nitekim yüce Allah şöyle buyuruyor:
“Ey
iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı
insanlar ve taşlar olan ateşten
koruyun. Onun başında,
acımasız,
güçlü, Allah’ın
kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen
ve emredildiklerini yapan melekler vardır.”
(Tahrim,
Bir
başka ayette de Allah şöyle buyuruyor: “Yakıtı,
insan ve taş
olan cehennem ateşinden
sakının.
Çünkü o kâfirler için hazırlanmıştır.”
(Bakara,
Önceki sayfalarda geçmişti. Kıyamet gününde cehennem mahşer yerine yetmiş bin halat ile her halatı çeken görevli yetmişer bin melek tarafından çekilip getirilecektir. Allah Teala şöyle buyurmaktadır:
“Cehennem
açık
bir şekilde
gösterildiği
zaman.” (Naziat,
Yine
Allah Teala buyurmaktadır: “Cehennem ateşi
uzak bir mesafeden kendilerini görünce, onun öfkelenişini
(müthiş kaynamasını)
ve uğultusunu
işitirler.
Elleri boyunlarına
bağlı
olarak onun (cehennemin) dar bir yerine atıldıkları
zaman, oracıkta yok oluvermeyi
isterler. Onlara şöyle denir:
Bugün yalnız
bir defa yok olmayı
istemeyin; aksine birçok defalar yok olmayı
isteyin.” (Furkan,
Ey kardeşim! Unutma ki, cehennem ateşi yedi tabakadan ibarettir. Her bir tabaka azabının şiddeti bakımından diğerinden oldukça farklıdır. Hiçbir ötekisine uymaz. Her bir tabakanın da amellerine ve inkârlarına göre adamları vardır. Allah Teala şöyle buyurmaktadır:
“Muhakkak
cehennem, onların
hepsine vadolunan yerdir. Cehennemin yedi kapısı
vardır.
Onlardan her kapı
için birer gurup ayrılmıştır.”
(Hicr,
Şimdi bu tabakaların veya kapıların isimlerini sayalım. Şöyle ki: Cehennem, Leza, Hutame, Saiyr, Sakar, Cahiym, Haviye. Allah bizleri bunlardan korusun. Kaldı ki Kur’an’ı Kerim bize bu tabakala girecek olanların hangi amelleri yüzünden gireceklerini de açıklamıştır. Ben burada insanı bu tabakalara yuvarlayacak olan amellerden söz edeceğim ki, kişi kendini bu sayede buralara girmekten uzak tutabilsin. Şimdi başta cehennemi ele alalım. Kur’an’ı Kerim bize, cehennemin kâfirler için hazırlanan bir yer olduğunu açıklamaktadır. Nitekim yüce Allah şöyle buyuruyor:
“Biz
cehennemi kâfirlere bir konak olarak hazırladık.”
(Kehf,
“O
küfredenler bölük halinde cehenneme sürülür.” (Zümer,
İkinci olarak yine Kur’an’ın zikrettiği Leza tabakasıdır. Buraya girecek olanlar, Allah’ın kendilerine verdiği ve umutvar oldukları şeylerde şükretmeyenler, başlarına gelene felaket ve musibetlere sabretmeyenler gireceklerdir. Bu kimseler kendilerine farz kılınan mala ait hakkı da engelleyen ve haktan yüz çeviren kimselerdir. İşte bunlar için Leza tabakası hazırlanmıştır. Kaldı ki Allah Teala şöyle buyuruyor:
“Fakat
ne mümkün! Bilinmeli ki, o cehennem alevlenen bir ateştir.
Derileri kavurup soyar. Yüz çevirip geri dönen, servet toplayıp
yığan
kimseyi kendine çağırır.
Gerçekten insan, pek hırslı ve sabırsız
yaratılmıştır.
Kendisine fenalık
dokunduğunda
sızlanır,
feryat eder. Ona imkân verildiğinde ise pinti
kesilir. Ancak şunlar öyle değildir:
Namaz kılanlar
ki onlar namazlarında
devamlıdırlar,
ihmal göstermezler.” (Mearic,
Üçüncüsü de Hutame tabakasıdır. Kur’an, bu tabakaya girecek olanların nemmam olanlar ile gıybet ehli olanlardır. Nemmam demek, söz taşıyan, ona buna laf yetiştiren, kavgaları kızıştırıp tutuşturanlar demektir. Gıybet ise kişinin aleyhinde konuşup dedi kodu yapan demektir. Bir de mal biriktirip kasalarını dolduran ve fakat bu mallara ait olan zekât haklarını vermeyenlerdir. Nitekim Allah Teala şöyle buyuruyor:
“Arkadan
çeliştirmeyi,
yüze karşı
eğlenmeyi
adet edinen herkesin vay haline! O ki, mal toplamış
ve onu sayıp
durmuştur.
O, malının
kendisini ebedi kılacağını
zanneder. Hayır Andolsun ki o,
Hutame’ye atılacaktır.
Hutame’nin ne olduğunu
bilir misin? Allah’ın tutuşturulmuş,
yandıkça
tırmanıp
kalplerin ta üstüne çıkan ateşidir.
Onlar bu ateşin
içinde uzatılmış
sütunlara bağlanmışlar
ve o vaziyette o ateş üzerlerine kapatılmıştır.”
(Hümeze,
Dördüncüsü
de Saiyr adlı tabakadır. Burası da öldükten sonra dirilmeyi ve hesaba çekilmeyi
inkâr edenler içindir. Nitekim Allah Teala şöyle buyuruyor: “Onlar üstelik kıyameti
yalan saydılar.
Biz ise, kıyameti
inkâr edenler için Saiyri (alevli bir ateş)
hazırladık.”
(Furkan,
“Ve
onlara alevli ateş
(Saiyr) azabını
hazırladık.
Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı
vardır.
O ne kötü dönüştür.”
(Mülk,
Beşincisi de Sakar denilen tabakadır. Kur’an’ı Kerim bize, buraya girecek olanların ne tür amel sahibi oldukları anlatmaktadır. Nitekim aşağıdaki ayetler bunları bildirmektedir. Allah Teala şöyle buyuruyor:
“Ancak
defterleri sağ
taraflarından
verilecek olanlar başka. Onlar cennetler
içindedir. Günahkârlara: Sizi Sakar denilen şu
yakıcı
ateşe sokan nedir?
diye uzaktan uzağa
sorarlar. Onlar da şöyle cevap verirler:
Biz namaz kılanlardan
değildik
yoksulu doyurmuyorduk, Batıla
dalanlarla birlikte dalıyorduk,
Ceza gününü de yalan sayıyorduk. Sonunda bize ölüm geldi, çattı.
Artık
şu
şefaatçilerin
şefaati
onlara fayda vermez. Böyle iken onlara ne oluyor ki,
adeta arslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi hala öğütten
yüz çeviriyorlar?” (Müddessir,
Altıncısı da Cahiym denilen tabakadır. Buraya girecek olanlar ise, dünyada iken kibir ve gurura kapılıp kendilerini herkesten üstün kabul edenler olacaktır. Allah Teala buyuruyor ki:
“Allah
zebanilere emreder: Tutun onu! Cahiym denen
Cehennemin ortasına
sürükleyin! Sonra başına
azap olarak kaynar su dökün! Ve
deyin ki: Tat bakalım. Hani
sen kendince üstündün, şerefliydin!
İşte
bu, şüphelenip
durduğunuz
şeydir.”
(Duhan,
“Ama
yalanlayıcı
sapıklardan
ise, işte ona da kaynar
sudan bir ziyafet vardır! Ve onun sonu cahiyme
(cehenneme) atılmaktır.”
(Vakıa,
Yedinci
tabaka ise, Haviyedir. Bu, cehennemin en alt tabakasıdır. Münafıklar
burada azap göreceklerdir. Allah Teala şöyle
buyuruyor: “Ameli yeğni-hafif olana gelince, işte
onun anası
(yeri, yurdu) haviyedir. Nedir o haviye bilir
misin? Kızgın ateş!”
(Karia,
“Şüphesiz
münafıklar
cehennemin en alt katındadırlar.
Artık
onlara asla bir yardımcı bulamazsın.”
(Nisa,
İşte bu anlattıklarım, cehennem tabalarıdırlar ve işte buraya girecek olanların amellerini öğrenmiş oldun. Eğer kişi bunlardan tevbe etmezse, durumuna göre mutlaka bu tabakalardan birine girecektir.
Buraların sıcaklığına ve derinliğine gelince, harareti hiç dayanılamayacak ve tarif edilemeyecek manada şiddetlidir, anlatılamaz. Derinliğinin ise haddi yoktur. Hz. Ömer’in de (ra) dediği gibi buraların kamçıları da demirdendir.
Cehennemin ısısına gelince: Ahmed İbn Hanbel ve Sünen Sahipleri Ebu Hureyre’den rivayet ediyorlar. Hâkim de bunun sahih olduğunu belirtiyor. Ebu Hureyre demiş ki, Allah Resulü (as) şöyle buyurdu:
“Sizin
dünyada yakmakta olduğunuz şu ateşin ısısı, cehennem ateşinin hararetinin
yetmiş derecesinden
İmam Malik ve Tirmizi Ebu Hureyre’den rivayet etmişledir. Ebu Hureyre diyor ki Peygamber (as) şöyle buyurdu: “Cehennem ateşi kızarana kadar, ateşi bin yıl yakıldı, daha sonra ateş beyazlanana, kor haline gelene dek bin yıl daha yakıldı, daha sonra tam kararana kadar bu ateş bin yıl daha yakıldı ve o şimdi tam bir zifiri karanlık ateş halindedir.”[2]
Buhari, Müslime ve Tirmizi Ebu Hureyre’den rivayet ediyorlar, demiş ki Allah Resulü (as) şöyle buyurdu: “Cehennem ateşi Rabbine şikâyette bulunarak dedi ki: Rabbim! Benim ateşim için için kendi kendini yiyip tüketmektedir. Bunun üzerine Rabbi ona, biri kışın ve diğeri de yazın olmak üzere iki defa nefes alıp vermesine izin verdi. Dünyada sizi yaz mevsiminde aşırı sıcaklıktan bunaltan sıcaktan çok daha şiddetli bir sıcaktır, kışın da o dondurucu soğuktan sizin buz kesilmesine sebep olacak soğuktan da daha soğuk bir nefestir.”[3]
Allah
Teala buyuruyor ki: “De ki: Cehennem ateşi
daha sıcaktır.”
(Tevbe,
Cehennemin derinliği. Müslim Ebu Hureyre’den rivayet ediyor. Demiş ki, biz Allah Resulü’nün yanında oturuyorduk. Derken bu sırada bir ses işitildi. Bunun üzerine Allah Resulü (as): “Bu ses nedir? biliyor musunuz” diye sordu. Biz de,”en iyisini Allah ve Resulü bilir” dedik. Buyurdu ki: “İşittiğiniz bu gürültü sesi, cehennemin içine atılan bir taş olup, tam yetmiş yıldan beri dibe doğru inmekteydi, işte tam şu anda ateşin içine düştü, cehennemin dibine ulaştı, siz de onun gürültü sesini duydunuz.”[4]
Tirmizi, Uteybe b. Gazvan’dan rivayet ediyor. Peygamber (as) şöyle buyurmuş: “Şüphesiz büyük bir kaya parçası cehennemin kenarından içeriye atıldı, tam yetmiş yıldır taş dibe doğru inmekte ve halen şu anda yerine ulaşmış değildir.”[5]
Yine Tirmizi Ebu Said Hudri’den rivayet ediyor. Ebu Said Hudri demiş ki Allah Resulü (as) şöyle buyurdu:
“Veyl, cehennemde bir vadinin adıdır. Kafir olan bir kimse buraya atılır ama, kırk yılda onun dibine ulaşamaz.”[6]
i
[1] Tirmizi, Sıfatu
Cehennem, bap
[2] Tirmizi, Sıfatu
Cehennem, bap:
[3] Tirmizi, Sıfatu
Cehennem, h:
[4] Müslim, Cennet, h:
[5] Tirmizi, Sıfatu
cehennem, h:
[6] Tirmizi, Tefsirul Kur’an,
Enbiya suresi, h:
İslami Okul Okulların En Önemlisi