Bölüm Şer’i HükümleriAhkam-I Şer'iyye - Fikihusuluhsk - 17. Sayfa
3. BÖLÜM
ŞER’İ HÜKÜMLERİ
AHKAM-I ŞER'İYYE
Fıkıh Usulü'nün konusu, kaynaklardan hükümler çıkarmak için delillerin değerlilik derecelerini beyan etmek ve hüküm çıkarma yollarını izah etmektir. Görüldüğü gibi asıl gaye, kaynaklardan çıkardan şer'i hükümlerin sıhhatli olmasını teminat altına almaktır. Şer'i hükümleri açıklamadan önce şu noktaları tekrar hatırlatmada fayda vardır:
Şeriatın Koyucusu ve Otorite Kaynağı:
Daha önce hakimiyet bölümünde izah edildiği gibi, İslâm nizamının koyucusu, kullarına şah damarından daha yakın olan, onların kâr ve zararian-nı kendilerinden daha İyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olan, mutlak egemen Allah Teala'dır. Şeriat-ı garrâ ilahi bir nizamdır ve ilahî vahye dayanmaktadır. Otoritesini ilahi oluşundan almaktadır. İslâm'da hakimiyyet kayıtsız şartsız Allah'ındır. Beşeri sistemlerde olduğu gibi, her an için Allah'a muhtaç olan, akşam verdiği kararı sabah değiştirebilecek kadar istikrarsız olan, içinde yaşadığı toplumun örf ve adetlerine boyun eğmekten kendisini alamayan, şahsi his ve İhtiraslardan kurtulamayan, aciz kulların değildir. Bu nedenle kanun koymaya selahiyetli oian sadece Allah Tealadır. Bu hususta Allah Teala şöyle buyuruyor:
"Hüküm ancak Allah'ındır. O, hakkı haber verir. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır."[1] "... Hüküm, ancak Allah'ındır, O, ancak kendisine ibadet etmenizi emretti. Dosdoğru din, işte budur. Fakat insanların çoğu bilmezler. "[2] "... Ama ben, sizi Allah'ın takdir ettiğinden koruyacak güçte değilim. Çünkü hüküm, sadece Allah'ındır. Ben Ona güvendim. Güvenenler de yalnız O'na güvensinler, dedi."[3]
"Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların heva ve heveslerine uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın. Eğer, Allah'ın hükmünden yüz çevirirlerse, bil ki Allah, bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Muhakkak ki insanların çoğu yoldan çıkan fasıklardır."[4]
Allah Teala kendi nizamını bırakıp başka nizamlara başvuranlar hakkında da şöyle buyuruyor:
"Sana İndirilen Kur'an'a ve senden önce indirilen kitaplara iman ettiklerini iddia edenleri görmüyor musun? Onlar tağutun önünde muhakeme olunmak istiyorlar- Halbuki o tağutu reddetmekle emrolunmuşlar-dı. Şeytan onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor. "[5]
"Rabbine yemin olsun ki, aralarındaki anlaşmazlıklarda seni hakem seçip, sonra da verdiğin hükme içlerinde bir sıkıntı duymadan tamamıyla boyun eğmedikçe İman etmiş olmazlar. "[6]
İlahi ahkamla hüküm vermeyenler hakkında ise şöyle buyuruyor: "... Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmez ise, işte onlar kafirlerin ta kendileridir. "[7] "... Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmez ise, işte onlar zalimlerin ta kendileridir."[8] "... Kim Allah'ın indirdiği Üe hükmetmez ise, İşte onlar fasıkların ta kendileridir. "[9]
Bilindiği gibi beşeri kanunların koyucusu insanlardır. Bu İtibarla bunları kısa zamanda değiştirme zorunluluğu hasıl olmuştur. Çünkü bunları koyan kişilerin toplum üzerindeki otoriteleri sarsılınca, artık sözlerinin değeri kalmamaktadır. İşte bu nedenledir ki, bu gibi zatlara bir kısım uydurma ve sun'i otoriteler isnad edilir ve bu kişiler putlaştırılmaya çalışılır. Tâ ki eski kanunlarda çıkarları olanların menfaatleri zedelenmesin ve layık olmadıkları mevki ve makamları ellerinden çıkmasın. Şayet bu konuda ileri sürülen mugalatalar ve laf-u güzaflar fayda vermezse, hemen zora başvurulduğu, yasaları himaye etme maskesi altında, bunlara karşı çıkanların sindirilip tekrar otoritenin sağlanması istenildiği, bu da başarılamazsa putlaştırılan kişilerin düşüncelerini yumuşattıkları hatta bazen de değiştirdikleri görülür. Bunlar, korumak istedikleri düşüncelerin de kendileri gibi insanların düşünceleri olduklarını unutuverirler; gözlerini maddi hisler bürür de görmez olurlar.
"Yemin olsun ki Biz, cinlerden ve İnsanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri, vardır ama onunla gerçeği anlamazlar. Gözleri vardır, ama onlarla hakkı görmezler. Kulakları vardır, ama onlarla doğruyu işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha da sapıktırlar. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.”[10]
İslami Okul Okulların En Önemlisi