AYAKKABIYLA NAMAZ KILMAK - Hadislerlenamaz - 13. Sayfa
AYAKKABIYLA NAMAZ KILMAK
“Bazen yalın ayak, bazen de ayakkabıları ayağında olduğu hâlde namaz kılardı.”[1]
Bu şekilde namaz kılmayı ümmetine mübah kılmış ve şöyle buyurmuştur:
“Herhangi biriniz namaz kılmak istediğinde ayakkabılarını ya giyip onlarla namazı kılsın ya da onları çıkarıp ayaklarının arasına koysun; onlarla başkasına rahatsızlık ve sıkıntı vermesin.”[2]
Bazen de ayakkabıyla namaz kılınması hususunda ısrarla durmuş, şöyle buyurmuştur:
“Yahudilere muhalefet edin! Çünkü onlar, ne ayakkabılarıyla ne de mestleriyle namaz kılarlar.”[3]
Bazen namaz esnasında ayakkabılarını çıkarır, sonra namazına bu hâlde devam ederdi. Ebû Saîd el-Hudrî şöyle demiştir:
“Rasûlullah (s.a.v.) bir gün bize namaz kıldırıyordu. Namazda olduğu hâlde ayakkabılarını çıkardı ve sol tarafına koydu. Bunu gören cemaat de ayakkabılarını çıkardılar. Rasûlullah (s.a.v.) namazı bitirince: “Ayakkabılarınızı niçin çıkardınız?” diye sordu. Cemaat: “Senin, ayakkabılarını çıkardığını görünce, biz de ayakkabılarımızı çıkardık.” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Cebrail bana gelerek, ayakkabılarımda pislik -veya eza- (bir rivayette: necaset) olduğunu haber verdi; ben de ayakkabılarımı çıkardım. Sizden bir kimse mescide geldiği zaman ayakkabılarına baksın, onlarda pislik -veya eza- (bir rivayette: necaset) görürse, onu silsin ve sonra onlarla namaz kılsın.”[4]
“Hz. Peygamber (s.a.v.) namaz esnasında ayakkabılarını çıkardığı zaman onları sol tarafına koyardı.”[5] Şöyle buyururdu:
“Biriniz namaz kılmak istediğinde ayakkabılarını sağ tarafına koymasın. Sol tarafına da koymasın; çünkü onun solu, başka bir kimsenin sağı olur. Eğer sol tarafında kimse yoksa o zaman soluna koyabilir; fakat sol tarafında da biri varsa, o zaman onları ayaklarının arasına koysun.”[6]
[1] Ebû Davud ve İbn Mâce. Hadis, Tahâvî’nin de belirttiği üzere mütevatirdir.
[Ebû Dâvud, Salât 88 (653), c.3, s.13; İbn Mâce, İkametü's-salât 66 (1038), c. 3, s. 343. Mütercim]
[2] Ebû Davud ve Bezzâr (“Zevâid”inde, 53) rivâyet etmiştir. Hâkim, hadisin sahih olduğunu söylemiş, Zehebî de bu görüşünde ona katılmıştır.
[Ebû Dâvud, Salât 89 (655), c.3, s.16. Mütercim]
[3] Ebû Davud ve Bezzâr (“Zevâid”inde, 53) rivâyet etmiştir. Hâkim, hadisin sahih olduğunu söylemiş, Zehebî bu görüşünde ona katılmıştır.
[Ebû Dâvud, Salât 88 (652), c.3, s.12. Mütercim]
[4] Ebû Davud, İbn Huzeyme ve Hâkim. Hâkim, hadisin sahih olduğunu söylemiş; Zehebî ve İmam Nevevî de bu görüşünde ona katılmışlardır. Birinci rivâyet, “el-İrvâ” (284) adlı kitabımda tahriç edilmiştir.
[Ebû Dâvud, Salât 88, (650, 651). Hadis hakkında şu açıklamalar yapılmıştır: 1-Hadiste geçen “eza”dan maksat, temiz olsa bile pis kabul edilen, görünce hoşa gitmeyen şeydir. 2-Hadis ayakkabı ile namaz kılınabileceğine delildir. 3-Hadis, ayakkabıda gözle görülen pisliğin silinip atılmasıyla ayakkabının temizlenmiş olacağını ve onunla namaz kılınabileceğine delildir. 4-Hattâbî bu hadisten: "Bir kimse elbisesinde pislik olduğunu fark etmeden namaz kılıp sonra fark edecek olsa, namazı geçerlidir, yeniden kılması gerekmez" hükmünü çıkarmıştır. 5-Resûlullah'ın sözlerine uymak vacip olduğu gibi fiillerine uymak da vaciptir. Zira ashab, onun, ayakkabısını çıkardığını görünce derhal ayakkabılarını çıkarmışlardır. 6-Amel-i yesir (az iş, fiil) namazı bozmaz. (Kütüb-i Sitte Muhtasarı tercümesi ve Şerhi, İbrahim Canan, c.8, s.519) Mütercim]
[5] Ebû Davud, Nesâî ve sahih bir senedle İbn Huzeyme (1/110/2) rivâyet etmiştir.
[Ebû Dâvud, Salât 88 (648), c.3, s.7; Nesaî, Kıble 25 (776), c.3, 466; İbn Mâce, İkametü's-salât 205 (1431), c. 4, s. 254. Mütercim]
[6] Ebû Davud, İbn Huzeyme ve Hâkim. Hâkim, hadisin sahih olduğunu söylemiş; Zehebî ve İmam Nevevî de bu görüşünde ona katılmışlardır. Birinci rivâyet, “el-İrvâ” (284) adlı kitabımda tahriç edilmiştir.
[Ebû Dâvud, Salât 89 (654), c. 3, s. 15. Mütercim]
İslami Okul Okulların En Önemlisi