Muhtelif - 28. Sayfa
BEY’AT (BİAT)
Sözlük anlamı alışverişte el tutuşup karar vermek, satış akdi yapmak, anlaşmaktır. İsla-mi terminolojide "siyasi veya askeri şartların gerektirdiği vasıflardan biriyle ehliyeti olan lidere, her türlü şartlarda itaat etmek üzere, ehl-i hail ve'l-akd sınıfına girenlerin ahidleş-mesi"dir. Gündemdeki konuya göre beyat'ın da mahiyeti değişebilir. Resulullah (s.) döneminde yapılan bcyatlan beş bölümde incelemek mümkündür:
1- İslam'a yapılan beyallar (ancak, bu tür beyallar peygamberimizden sonra gerçekleşmemiştir. İslam'a girecek olanlar beyatsiz girmişlerdir. O'nun döneminde de, beyatle müslüman olmanın herkes için söz-konusu olduğu sabit değildir;
2-Yardım ve korumaya yapılan beyatlar;
3- Cihada yapılan bc-yatlar
4- Hicrete yapılan bcy'atlar;
5- İtaat ve bağlılık beyatları.
Bey'tti mutlak olarak işlendiğinde son şıkkı kastedilin ktedir. Tam anlamıyla ilk beyat,
Akabe beyandır. Akabe beyatı Medine İslam Devleti'ne zemin oluşturması, devletin kurulmasında ilk isimler olacak davetçilerin belirlenmesi bakımından Siyer'de önemli konular arasındadır.
Bir beyatm Şerilik vasfı alabilmesi için şu şartlan haiz olması gerekir:
1- Bey'at edilen şahısta İmamel'te aranan şartlar bulunmalıdır; (Darbe ve galebe yoluyla İmamet makamını işgal edenlerle ilgili özel fıkhi hükümler bu kayıttan İstisna edilmiştir),
2- İmama beyat eden kişiler -beyatın resmiyet alabilmesi noktasında- Ehl-i Hail ve'1-Akd'dcn olmalıdır. İmam Buharİ'nİn Hz. Ömer'den (r.) rivayet ettiği şu sözü bu şarta ışık tutmaktadır: "Müslümanların meşvereti olmadan bey'at eden, -o ve beyat eden kimse- kendini aldatıp ölüme itmiştir." (Fethu'1-Bârî, 12/149);
3- Bey'at edilen beyatı kabul etmelidir. Farz-ı ayın olmadıkça kimseye beyat edilmeye zorlanamaz.
4- Beya-tııı bir kişiye olması gerekir. Yeryüzünde aynı anda iki kişiye, "müminlerin imamı" vasfıyla bey'at edilemez;
5- Bcy'atın söz ve eylem olarak, Allah'ın kitabı ve Resulü'nün (s) Sünnet'İ üzerine olması şarttır. Bu kayıtla, beyat edilen kişinin uygulamalarında daha sonra Kur'anve Sünnet'İ aşan eylemler görülmesi halinde, azlin Şer'i bir sorumluluk olarak gündeme gelmesi garanti edilmiş olmaktadır.
6- Bey'at edenin tam bir hürriyete sahip olması gerekir. Zorlama yolu İle insanlardan beyat alınamaz;
7- Bey'at şahidlerlckuvvetlendirilmelidir. Ancak, bey'at in kalabalık bir kitle tarafından yapılacağı gözönünc alınmış ve bu şart, ulemanın çoğunluğunca şartlar listesine dahil edilmemiştir.
Kur'an'da ahde vefayı emreden ayetlerin ye-kününden beyatı bozmanın caiz olmadığı kanaati hasıl olmaktadır, (bkz. İsra, 34; Maide, 1; Nahl, 91) Şer'i bir gerekçe olmadan itaat, vefa ve yardım üzere beyat eden bir müslüma-nın beyalını geri alması büyük günahlardan sayılmıştır. Buhari ve Müslim'in rivayet ettiği bir hadiste şöyle denmiştir: "Emirinden hoşlanmadığı bir şeyi gören sabretsin. Çünkü cemaati bir karış terkedip ölen, cahiliye ölümü ile ölür."
Beyatı İmamın kendisi alabildiği gibi tayin ettiği temsilciler de alabilir. Bey'at genelde üç türlü gerçekleşegelmiştir.
1- Elle musafaha-to-kalaşma ve sözleşme. Bey'at-ı Rıdvan böyle gerçekleşmiştir (Fetih, 19);
2- Yalnızca konuşma: Kadınların beyatı böyle olmuştur. Sahih hadislerde Resulullah (s.) 'in hiçbir yabancı kadının elini tutmadığı haber verilmiştir;
3- Yalnızca yazı ile beyat.
Şer'i bir bey'at normalde iki merhalede sonuçlanır: Birinci merhalede Ehl-İ hail ve'l-Akd bey'at eder. Asıl olan da bu beyattir. İkinci merhalede de diğer insanların beyatine geçilir. İslam tarihinde günümüze örnek teşkil edip .uygulanabilirliği açısından en güzel bey'at Örneği, Hz.Ebu Bekir'e (r.) yapılan beyattir.
Nureddin YILDIZ Bk. Azl; Ehl-i Hail ve'l-Akd; Hilafet; İmamet.
İslami Okul Okulların En Önemlisi