Lokavt - İslami Bilgiler - 8. Sayfa
LOKAVT
Lokavt, toplu iş uyuşmazlıklarında, bir iş mücadelesi aracı olarak işçilerin bir süre için" kapı dışarı edilmeleri" anlamını taşır. İşyerinde faaliyetin tamamen durmasına sebep olacak tarzda, işveren veya işveren vekili tarafından, kendi girişimiyle, ya da bir işveren sendikasının verdiği karar ra uyarak işçilerin topluca işten uzaklaştırılmalarına "lokavt" denir. Ancak bu tanımdaki "İşten uzaklaştırma", hizmet sözleşmelerinin feshi anlamında değildir. Grevde olduğu gibi, lokavt süresince hizr met sözleşmeleri "askıda" kalmaktadır..
Lokavtın üç ana unsuru vardır:
1)İşçilerin topluca işten uzaklaştırılmaları,
'2) İşyerinde faaliyetin tamamen durmasa
3) İşverenin kendi teşebbüsü İle veya işve* ren sendikası kararma uyarak: harekete geçmesi.
Lokavtın bir iş mücadelesi araa olarak meşru sayılıp sayılamayacağı meselesi, öl*' kelere göre farklılık göstermektedir. Sosyalist ülkeler lokavta, meşruluk tanımazken, kapitalist ülkeler bu iş mücadelesi aracına değişik ölçüler içerisinde meşruiyet tanımaktadırlar. Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, İngiltere, Danimarka, Portekiz, Avusturya, İsviçre ve Federal Almanya'da lokavtı düzenleyen bir kanun hükmü yoktur. Federal Almanya ve İngiltere yargı kararlanyla, İskandinav ülkelerinden bazıları da anayasal ve yasal düzenlemelerle, lokavtı meşru bir toplu iş mücadelesi aracı saymaktadırlar. Fransa ve İtalya' da ise lokavt hukuka aykı-n sayılmaktadır.Lokavtın, işverene tanınmış bîr hak olamayacağını savunanlar şu gerekçeyi ileri sürmektedirler: Emeği ile yaşayan milyonların, insanca yaşama şartlarına kavuşmaları için başvurulan grevle, milyonları sadece birkaç kişinin özel çıkan için işsizliğe ve açlığa mahkum etme yetkisi veren lokavt eş tutalamaz. Grev bir hak iken, lokavt hukuken meşru sayılmaması gereken bir eylemdir.
Lokavt, başlama anına göre, "saldırı lokavtı" ve "savunma lokavtı" olarak ayrıma tabi tutulmaktadır. Saldırı lokavtında, önce işveren lokavt ilan etmek suretiyle mücadeleyi başlatmakta, savunma lokavtında ise, grevden sonra lokavta gidilmektedir. Türk hukukunda saldırı lokavtı yasaklanmıştır.
Lokavt, amacına göre de kısımlara ayrılmaktadır. "Dayanışma lokavtı" olarak adlandırılan lokavt türü, başka işyerlerinde yapılan lokavtları desteklemek amacını taşır. "Siyasi lokavt" ise, devlete yönelik olarak, politik amaçlarla yapılan lokavttır. Türk hukukunda bu tür lokavtlar yasaktır. Ancak "mesleki amaçlı lokavt" yapılabilir.
Türkiye açısından, 1936 tarihli ve 3008 sayıhilk İş Kanunu, grev ve lokavt yasağı koymuştu. 1961 Anayasası, grev hakkını tanımış olmasına karşılık, lokavttan söz etmemiştir. Bu durum karşısında 1963 tarihli ve 175 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nda, lokavtın düzenlenmesini Anayasaya aykırı görenler olmuşsa da, Anayasa Mahkemesi 1967'de verdiği bir kararla lokavtın Anayasaya aykırı olmadığı sonucuna varmıştır.
1982 Anayasası ise, "grev hakkı ve lokavt"! düzenlerken, lokavtı bir "hak" olarak nitelemekten özenle kaçınmıştır. Ancak, bu ifade tarzı, lokavtın bir hak olmadığı sonucunu doğurmamakta, sadece grev hakkına denk bîr hak olmadığı şeklinde yorumlanmaktadır. Nitekim, lokavta sadece bir grev halinde başvurulabilecek, yani yalnızca "savunma lokavtı" yapılabilecektir.
1983'te çıkartılan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu' na göre, kanuni bir lokavtın şu nitelikleri taşıması gerekir: 1) Lokavt, bir toplu iş sözleşmesi yapılırken ortaya çıkan menfaat uyuşmazlıklarında yapılabilir. Toplu iş sözleşmesi mevcutken ortaya çıkan hak uyuşmazlıklarında lokavta gidilemez, 2) İşçi sendikasının aldığı bir grev kararı üzerine, işveren tarafı lokavta gidebilir, 3) Lokavt karan kanundaki usule göre alınıp uygulanmalıdır, 4) Lokavt mesleki amaç taşımalıdır. Siyasi amaçlı lokavt, genel lokavt ve dayanışma lokavtı kanun dışıdır, 5) Lokavtın kanunda yasaklanmamış bir işte ve zamanda yapılması gerekir.
Kanun dışı bir lokavt halinde, işçiler hizmet sözleşmelerini tazminat ödemeksizin sona erdirme hakkına sahip oldukları gibi, işveren, lokavt süresince işçilerin hizmet sözleşmesinden doğan bütün haklarını ve uğradıkları zararları, bir iş karşılığı olmaksızın ödemek zorundadır. Bu ilke hemen hemen bütün hukuk sistemlerinde kabul edilmiştir. Ayrıca kanunlarda, kanun dışı bir lokavt halinde uygulanacak cezai müeyyideler de yer almaktadır.
Mehmet MURAT Bk. Grev.
İslami Okul Okulların En Önemlisi