Marifet - İslami Bilgiler - 13. Sayfa
MARİFET
Bilmek, tanımak. Mecaz olarak birşeyi becerebilme yeteneği hüner gibi anlamlara gelen marifet, tasavvufta keşf ve ilham yoluyla meydana gelen aracısız bilgi, manevi ve iç tecrübeyle öğrenilen ilim, irfan, bilgi için kullanılan bir terimdir.
Tasavvufî bilginin adı olarak marifet ve ilim arasında önemli farklılıkların olduğu ileri sürülmüştün İlim, teorik ve soyut bilginin adıdır ve akıl, nakil ve duyu organları aracılığıyla kazanılır. Marifet ise deneysel ve pratik bilginin adıdır. Keşf ve ilham yoluyla elde edilir. Batınî olma özelliği taşır ve dayanağı kalbtir. Aklın vasıtaları dışında, Allah'ın doğrudan vergisidir. İlim sahibine atim marifet ve irfan sahibine arif denir. Akla dayalı bilgi kal (söze dayalı), marifete dayalı bilgi ise hal (yaşamaya dayalı)
ilmidir.
Mutasavvıflar marifeti belirlemek için ilim
konusunu üçe ayırarak ele alırlar
1. Allah'tan olan ilim (minallah). Bu şeriat ilmidir, kulun sorumlu olduğu pratik ve ahlaki görevlerdir.
2. Allah'la beraber olan ilim (maallah). Hakk'a giden yolun hal ve makamları, velilerin derecelerinin açıklanması ile ilgili ilimdir.
3. Allah ile olan ilim (billah). Veliler Allah'ı bu ilimle tanırlar. O'nun tarif ve tanıtması olmasa, velilerin Allah'ı tanımaları mümkün değildir.
Bu ilimlerden ilki şeriat ve zahir ilmi; ikincisi larikat, seyr ve suluk adabı ilmi; sonuncusu da hakikat, marifet ve batın ilmidir, îlme'l-yakin, aynel-yakin, hakka'1-ya-kin ayırımı da yaklaşık olarak bu üçlü tasnifi içine almaktadır.
Tasavvuf kitaplarında Vesaitu'l-îrfan başlığı altında, marifetin elde edilme yollan ve bununla ilgili ıstılahlar üzerinde de durulmuştur. Toplam 30 sayısını bulan bu ıstılahların başında hatır, latife, ruh, keşf, ilham, varid, fırasat, fcıh, feyz, basiret, mü-kaşefe, müşahede, tecelli... gibi ıstılahlar gelmektedir. Bu ıstılahlar zaman zaman bizzat marifetin yerinde de kullanılırlar.
Marifetullah Allah Taala'yı bilmek, O'nu sıfatlan, fiilleri, eseri ve tecellileri ile tanımak demektir. Mutasavvıflara göre marifet, Allah'a ulaşabilmek için marifet-i nefs'e, yani kişinin kendini bilme ve tanıma mertebesine ulaşması gerekir. "Nefsini bilen rabbini bilir" anlamındaki hadis de bunu ifade eder. Yaratılmışlar alemi (alem-i mahluk, bütün canlı ve cansız varlıklar, bitki, hayvan, insan...) ilahi varlığın bir tecelli-sidir. İnsan bu tecellilerden yola çıkarak marifetullaha ulaşır. Marifetullaha ulaştık-
tan sonra nefs bilgisi önemini kaybeder; çünkü o artık aşılmış bir şeydir. Zaten ona bağlı kalınarak marifetullaha yükseline-mez.
Marifetin çokluk hali olan maarif, tasavvuf kitaplarında ayrı bir anlam için de kullanılır. Belli makamları katetmiş bir su-tlnin, sohbet sırasında söylediği sözler ve yaptığı aktarmalar eğer onun hayatında veya ölümünden sonra, bağhlan tarafından bir kitap hali getirilirse, bu tür kitaplar genellikle Maarif veya M akala t adını alır. Bu adla anılan çok sayıda kitap vardır.
Mustafa KARA
İslami Okul Okulların En Önemlisi