Mekanikçilik - İslami Bilgiler - 23. Sayfa
MEKANİKÇİLİK
Genel olarak olay ve olguların mekanik ilkelerle açıklanabileceğini ileri süren felsefi öğreti. Buna göre bütün olay ve olgular hareket eden maddenin bir sonucudur ve onun yasaları ile açıklanabilir. Neden ve sonuca, yani nedenselliğe karşı olmak öttae evreni açıklamada bütüncül bir ÖğretiÖir.
Böyle bir öğreti doğayı, tüm fonksiypn-1 arın in parçalan tarafından otomatik bir tarzda idare edildiğine inanılan bir bütüne, land, Buchner, Vogt, Haeckel, Cabanis, bir makinaya benzetir. Huxley, Moleschotte, Helvetius, Diderot Biyolojide mekanikçilik ise, tüm orga- gibi birçok filozofu etkilemiş ve onların gö-nik olayları mekanik ilkelerle açıklamaya rüşleriyle değişik biçimler almışlardır, çalışan öğretiye verilen addır. Bu öğreti Descartes(1596-1650)'a göre maddenin tüm biyolojik yasaların fizik ve kimyanın özü uzamdır ve tüm fiziksel fenomenler yasaları tarafından oluşturulabileceğini ile- mekanik yasalarca açıklanabilir yapıdadır, ri sürer. Biyolojik mekanikçilik bu anlam- İlkçağ mekanizmi fiziksel fenomenleri, da, vitalizme karşıt bir öğreti olarak geliş- mekan ve mekansal hareketlerle açıklamamıştır, ya çalışır ve bu noktada dinamizme muhalif Kozmolojide ilk olarak Leukippos ve bir tutum sergiler. Descartes ise maddeyi Demokritos (M.Ö. 460-370) taraflarından uzam ile izah eder. O'na göre boşluk yoktur, geliştirilen bu öğretiye göre doğa, uzay ve Çünkü böyle bir şey sözkonusu olsaydı, sürekli hareket halinde bulunan atomların maddenin sürekliliğinden söz edilemezdi, temel yapı özellikleri ve ilkeleriyle açıkla- Bu anlamda Descartes,. uzam (extension) nabilir. Demokritos'un bu mekanik evren ile hareketi, maddenin ve doğanın açıklan-anlayışı, kendinden önceki Anaksagoras'ın masında iki gerekli ve yeterli şart olarak gö-teleolojik açıklamasına bir karşıt tez niteli- rür. Şu sözü bu görüşünü iyi bir şekilde yan-ğini taşır. Amaç (telos) kavramına karşı çı- sıtır: "Bana uzam ve hareket verin, dünyayı kan Demokritos, aynı zamanda Empedok- yeni baştan düzenleyeyim." "Evren, herşe-les'in rastlantı kavramım da kabul etmez. yin biçim ve hareket tarafından gerçekleşti-O'na göre evrende olup biten olaylar, zo- rildiği bir makinadır" sözü de onun meka-runlu olarak oluşur. Demokritos'un bu me- nist anlayışının en belirgin ifadesidir, kanisi açıklamasının sadece evren tasan- Evrene getirilmeye çalışılan açıklama mında değil, ruhun açıklanmasında da kul- yanında Descartes hayata ve hayati olaylara lanıldığı görülmektedir. da mekan isi bakış tarzım uygular. Hayatın Demokritos'la tohumlan atılan böyle bir biyolojik mekanikçilik açısından ele alıni-mekanist anlayışın llkçağ'da pek de tutul- şiyla da Descartes'da karşılaşmaktayız. O duğunu ve yandaş bulduğunu söyleyeme- hayatın kimyasal olgular ve olaylarla oluş-yiz. Bunun nedeni olarak da genelde Aris- tuğunu ve bunun dışında bir anlama da sa-loteles'in dört sebep prensibi gösterilir. hip olmadığını belirtir. Bu nedenle o, kendi-Bu Öğretinin, yüzyıllar sonra tekrar Ga- sinden bir yüzyıl sonra La Mettrie'nin "Ma-üleo ile Piskopos Pierre Gassendi'nin, Epi- kina insan "ma (L'Homme Machine) öncü-kuros'un felsefesini ele alırken Demokri- lük edecek olan "Makina Hayvan" metafo-tos'a uzanan çalışmasıyla birlikte yeniden ruyfa düşüncesini ifade yoluna gidecektir, gündeme getirildiği ve sonra 17. yüzyıl me- Daha sonraki dönemlerde Dobert Böyle, kanık füozoflannca geliştirildiği görül- küçük cisimciklerin muhtelif şekillerde bi-mektedir. Başta Descartes olmak üzere 17 çimlenmesi ve hareket etmesi anlamına ge-ve 18. yüzyıllarda gelişen yer ve gök meka- ten fiziksel fenomenlerin açıklanmasını ih-niği ile rağbet gören Mekanikçilik, Hobbes, tiva eden "Mekanik Felsefenin inançlarTıu Priestley, La Mettrie, Baron d'Holbach, To- gösterdi. Bu felsefenin daha sonraki izleyiçileri ise, temel olarak "özsel formları", "gizli nitelikleri" ve "özsel ilkeleri" vs, bilimden uzaklaştırma yoluna gitmişlerdir. Bu ve benzeri anlayışlar mekanikçi filozoflar nazarında, yeni matematiksel metodlar-la ilişkisi kurulamayan, modem açıklamalara ve daha sonraki gelişmelere engel olabilecek olan sanılar niteliğini taşımakladırlar.
17. yüzyıl mekanizminin ivme kazandırdığı Önemli sorunlar arasında, Galileo ve Locke tarafından ortaya atılan, birincil ve ikincil nitelikler arasında yapılan ayrım başka gelir. Bu ayrım, Kartezyen dualizmin de benimsediği önemli bir ayrımdır. Diğer bir soru da Böyle tarafından taştışılan, mekan iksel I iğin, teleolojik açıklama veya evrenin planlara, modellere sahip olduğu yolundaki açıklamalarla birleştirilip birleşti-rilemeyeceği sorunudur.
Descartes'ın vücuda bir mikana benzetmesiyle yaklaşımı, psikoloji tarihinde çok derin etkilere neden olmuştur. Bu görüş, hayvanları bir organizma olarak gören Aristotelesçi anlayışa alternatif olarak karşıt bir kutupta gelişmiştir. Bu karşıt tutum (mekanikçi anlayış), hayati süreçlerin açıklamasını fiziksel ve kimyasal terimlerde arama eğilimi göstermişlerdir.
Biyoloji alanındaki sonraki gelişmeler (mesela Kantçı okul), psiko-kimyasal açıklama modellerinin mümkün olduğu oranda devam ettirilmesi yolunda bir eğilim göstermiştir. Bu ve buna benzer izah tarzları, tüm hayat gerçeklerinin açıklanmasında yetersiz kalmaktaydı. Psikoloji metodlan, bu noktada, devam etmekte olan mekanik izahlara ister istemez öncülük etmiştir. Fakat 18. yüzyıla kadar biyologlar, yaşayan şeylerin asıl tabiatlarının kavramlaşorılma-sında kesin bir ayrım yapmışlardır. Bîr uçta
La Mettrie, Theodor Schwan, Jacques Loeb ve bazı biyokimya ve sibernetik çalışan 20. yüzyıl düşünürleri gibi, inorganik doğanın kanunlarıyla izah edilemeyen, yaşayan organizmaların görünüşleri olmadığını, ileri süren filozofları, diğer uçta ise, her yaşayan şeyde bir tür öz (entelekheia) ve hayati ilke, hayati güç veya irade bulunduğunu ileri süren vitalisüer bulunmaktadır. Mekanikçiliğin karşı kutbunda yer alan bu anlayışa göre öz (entelekheia), organizmadaki bütünleyici süreci açıklamak için kullanılır. Mekanikçi İcrin bakış açısına göreyse canlılar, kendi içlerinde bir hayati itki veya irade, bir hayati güç taşımazlar. Tüm organik olayları yönlendiren tek sebep mekanik yasalardır. Bu hayat anlayışıyla mekanikçilik vitalizme karşıt olduğu gibi, finalizme (erekçilik, gayecilik) de karşıttır. Mekanikçilik-amaç-lılık karşıtlığı, İlkçağ Demokritos-Aristoteles karşıtlığına kadar uzanan bir tarihsel sorunu bünyesinde barındırmaktadır. Aristo* teles'in dön neden ilkesinde amacı da bir hareket ve oluşum nedeni olarak belirtmesi aynı zamanda İlkçağ atomcu antoyüjmfcl mekanikçi yorumuyla bir karşıtlığı da gOA* deme getirmişti. -
Mekanikçiliğin biyolojide organizmanın ve hayati fenomenlerin açıklamasında vitalizm ve finalizm ile karşıt bir tutum sergilemesi nin yanında fizikte, fiziksel fenomenlerin izahında da dinamizme muhalif bir tutum içindedir. Dinamizm, güç veya kuvveti madde ile birleştirir ve hareketi, maddenin devingen gücü, onun bir görünüş biçimi olarak açıklar. Mekanikçilik ise ha-reketsel gücü maddeden ayrı tutar ve varlığın dışında kabul eder. Hareket için madde* ye dışardan bir kuvvet uygulanır. Bu noktada mekanikçilik, metafizik bir yapı da kazanmaktadır. Bu anlayış, 17. ve 18. yüzyılarda da maddecilik ile birleşerek La Mett-rie, Baron d'Holbach, Helvetius gibi mekanik maddecilerin yetişmesine sebep olmuştur. Newton'un mekanik yasaları, bu düşünürlerin bilimsel dayanaklarının başında gelmekteydi. Fakat maddecilikte görülen bu mekan i kç i eğilim, daha sonraki yüzyıllarda diyalektik anlayış ile yıkılacaktır.
Mekanikçiliğin ışık hakkındaki açıklamalarını da Ne w ton, Huygens Maxvell'dc görmekteyiz.
(SBA)
Bk. Atomculuk.
İslami Okul Okulların En Önemlisi