Merkantilizm - İslami Bilgiler - 27. Sayfa
MERKANTİLİZM
Feodalite'den kapitalizme geçiş süreci içerisinde ticari kapitalizm dönemini İfade eder. Avrupa'nın XV-XVIII. yüzyıllar arasını kapsar.
Rönesans ve Reform hareketleriyle hı-ristiyan dininin kapitalizm önündeki engelleri kaldırılmış ve bir yandan protestanhk, bir yandan da laisizmle feodalitenin en önemli kurumu olan kilise, siyasi iktidar«Jı-şına itilmeye başlanmıştı.
Haçlı Seferleriyle denizaşırı sömürgeciliği Roma'dan sonra yeniden tadan Avrupa, deniz keşifleriyle hammadde ve emek (kö* le) alım sahaları ve mamul madde sürüm sahalan elde etmiş, aynı zamanda Hindistan yolunu Atlantik, Ümit Bumu ve Hint Okyanusuna çevirerek Osmanlı devletini aradan çıkarmak istemişti.
Yeni keşfedilen Amerika'dan getirilen gümüşler piyasalarda bir hareket yaratmış, ticaret İçin kâr imkanlarını genişletmiştir. Feodal soylular (senyörler) giderek fakirle-şerek geçimlilik tarım ekonomisi yıkılmış ve şehirler kalabalıklaşmaya başlamıştır.
Şehir ekonomilerinde küçük sanayi (korporasyonlar) önem kazanmış, ev-sana-yiinin gelişmesiyle sanayi üretimi büyük ölçüde sermayenin denetimi altına girmiştir. Şehirlerin güçlenmesiyle yeni bir şehirli sınıf (burjuvazi), kapitalizmin hakim sınıfı olmaya başlamıştır.
Aydınlanma çağında akıl, hıristiyanlığa rakip hale gelirken teknolojik keşifler yoğunlaşmaya ve bu keşifler üretime sevke-dilmeye başlanmıştır. Tarımda da kapita-listleşme başlamış ve özellikle İngiltere'de tarımsal topraklar, yünlü dokuma sanayii için hayvancılığa ayrılmaya başlanmıştır. (Endosure hareketi). Böylece topraksız ka lan köylü, proleter zümresine katılmaya başlamıştır.
Merkantilist dönemde deniz ticareti ön plandadır. Ortaya çıkan milli ve merkezi devletler hem siyasi parçalanmaya dayanan feodal iktidarların yerini alıyor, hem de dış ticarete yakından destek veriyordu.
Devlet dış piyasalarda rekabet eden tüc-canyla adeta aynileşmekte, ona monopol oluşturmak gibi her türlü imkanı tanımaktaydı. Bunun için de merkezi devletlerin güçlenmesi gerekmekteydi. Bu ayniyet, merkantilistler tarafından tüccarların menfaatiyle milli menfaatlerin özdeş olduğu şeklinde ifade edilmiştir.
Kısaca merkantilist dönem, merkezi devletlerin ortaya çıktığı, dış ticarete ve sömürgecilik yoluyla sermaye birikiminin sağlandığı, sanayi kapitalizminin fikri ve maddi ortamının hazırlandığı dönemdir.
Ticari kapitalizmin ideolojisi olarak merkantilizm, dış ticarete ve paraya öncelikli yer verir. Buna göre zenginliğin kaynağı para, yani altın ve gümüş, bunun da kaynağı, dış ticaret fazlası verilmesidir. Yine bunun için ithalat azaltılmalıdır. Ülkede yapılan malların ithali ve ülke içinde işlenen hammaddelerin ihracı yasaklanmalıdır. Merkantilisüer buna dayanarak dış ticarette himayecilik (korumacılık) siyasetini ve yüksek gümrük duvarlarını savunmuşlardır.
Bu politikalarda ülke içinde kıymetli maden, dolayısıyla para arzının arttırılmasını savunan ilk merkantilistler, bunun Ülke içinde fiyatların yükselmesine sebep olacağını, bunun da ithalatı arttırıp ihracatı azaltacağını farkedememişlerdir. Ancak XVII. yüzyılın sonlarından itibaren merkantilistler bu görüşü terketm işler ve servetin kaynağı olarak değerli madenlerin yerini yerli sanayi almıştır.
Merkantilistler, ticari sermayenin artmasını sağladığı için kamu harcamalarının arıtırı 1 maşındım yana idiler. Yine merkantilizm, artan nüfustan yanadır. Çünkü kalabalık nüfus, bol ve ucuz işgücü demektir. Bu da düşük ücretler ve ülkenin dış pazarlarda rekabet şansının artması anlamına gelir. Sömürgeciliğin teşvik edilmesinin bir sebebi de sömürgeleştirilen toprakların köle kaynağı olmasıdır. Merkantilist devletler dış ticareti ve sömürgeleri korumak için güçlü ordulara sahip olmuşlardır.
Merkantilizm, kesin olmamakla birlikte dört grupta toplanabilin Kıymetli maden sağlamak için İngiliz merkantilizmi daha çok dış ticarete; özellikle XVII. yüzyıl sonlarındaki Fransız merkantilizmi yerli sanayie; Alman merkantilizmi devletin güçlü olmasına; ispanyol merkantilizmi ise bizatihi kıymetli maden biriktirmeye önem verir.
Merkantilistler para, servet, nüfus, dış ticaret gibi konulara Önem vermişler ve bunu bazan politik aritmetik dedikleri, rakamsal çalışmalarla yapmışlardır. Bu çalışmalar "ekonometri"nin ilk örnekleri sayılabilir. Dış ticaret bilançosu da merkantüistlerin geliştirdikleri önemli bir analiz aracıdır. Yine onlar para arzının artmasıyla, fiyatların yükseldiğini görerek, basit sekliyle, miktar teorisine ulaşmışlardır.
Ahmet TABAKOĞLU
İslami Okul Okulların En Önemlisi