Monad - İslami Bilgiler - 39. Sayfa
MONAD
Monad kelimesi, Yunancada tek (ünite) anlamındaki monas kelimesinden alınmıştır. Çoğulu olan "monades", ferdî cevherler (Unites substantielles) demek olur. Leibniz kelimeyi basit (parçalan olmayan), faal, bölünmez cevher anlamında kullanarak meta-fizik sisteminin temeli yapmıştır. Monad, bir bakıma atom anlamına geliyorsa da, gerçekte Epikür'ün atomlanndan nitelik olarak farklıdır. Epikür'ün atomculuk anlayışı Demokrit'e dayanır. Ona göre realite, sonsuz miktarlardaki görünmeyen küçük parçacıklardan oluşmuştur ve bunlar boş mekan içinde hareket ederler. Bu görünmeyen parçacıklar, yani atomlar, birbiriyle birleşirler, çarpışırlar, birbirine takılırlar ve birbirinden ayrılırlar. Böylece atomların ilişkileri bütünüyle mekanik yasalar tarafından düzenlenir. Epikürbu düşüncesiyle evreni sayısız mikladaki küçük parçalara bölmüş oluyor. Ancak Epikür, ilke olarak kendisine dayandığı Demokritos'un atom teorisini bir noktada değiştirir. Demokritos atomların başlangıçtan itibaren sonsuz bir hareket halinde bulunduğunu savunurken, Epİkür onların, boş mekan içinde dikey olarak düştüklerini ve düşerken de hesaplanması oldukça zor olan hafif sapmalarda bulunduklarını savunur. Yine Demokrilos gibi, evrendeki her şeyin mekanik bir zorunlulukla cereyan ettiğini benimser, ancak ondaki bu mekanik zaruret, Demokritos'un iddia ettiği gibi mutlak değildir, bu zorunluluktan küçük sapmalar da olur ve bu sapmaları büsbütün ortadan kaldırmak mümkün değildir. Böylece Epikür'ün bu atomculuk anlayışı bir dereceye kadar tesadüfe de İmkan tanımakta ve belirli bir özgürlük payına da işaret ederek, onun ahlak öğretisine yansımakladır.
Lcİbniz madde ve ruh dualizmi yerine, cevherin birliği ve faalliği görüşünü koyuyor. Ona göre yalnız ruhlar vardır ve bizim yerkaplama, cisim, madde dediğimiz şey, bulanık idrakten, olaydan, maddi olmayanın duyulur görünüşünden başka bir şey değildir. Böylece Leibniz, her türlü bilinçten mahrum bîr madde İle, doğası bozulmuş bir ruh dualizmini ortadan kaldırarak bütünlük içinde uzlaştırmış oluyor.
Leibniz'in, adını ve düşüncesini Bruno (1548-1600) nun De Monade ve De triplici adlı kitaplarından aldığı görünen monad teorisine göre, Monad, bileşiklere giren, basit, yani parçalan olmayan bir tözden başka bir şey değildir. Bileşikler, bu basit söylerin, yani monadların toplamından ibarettir. Monadlar bölünmeyen tözler olduklarından, onlarda hiçbir erime yoktur ve bu yüzden da doğal olarak mahvolmazlar. Yine aynı neden yüzünden, hiçbir şey doğal olarak onun sayesinde başlayamaz. Çünkü monad bileşim ile yoğrulamaz.
Leibniz'in cevher anlayışı faal (müessir) olabilme gücüne sahip bir "mahiyet"lir. Bu bütün dünyaya saçılmış olan canlı kuvvetler "tabiatın gerçek atomları", "eşyanın unsurlarıdır." Spinoza'nın "acınacak ve anlaşılmaz" kanıtlarla desteklemeye çalıştığı gibi bir tek cevher değil, aksine sayısız cevherler vardır. Tabiat hayatla doludur.
Her monad, Leibniz'c göre, sürekli olarak ve hatta tasavvurlarının "derunî bir ilkesi" ve mekanik nedenlerle açıklaması kabul olmayan arzu eğilimi sayesinde değişir. Bundan başka, her monad diğerlerine karşılık bütünüyle bağımsızdır ve içine herhangi bir şeyin girip ve çıkabilmesi için "pencereleri yoktur." Doğada tam anlamıyla birbirine eşit iki cevher, örneğin tam olarak birbirine eşit iki yaprak veya su damlası bulunmaz. Her monad evrenin, evrenin kendisi gibi güzelce düzenlenmiş bir aynası ve tıpkı bizzat tasavvur eden bir kuvvettir. Monad-lann farkı, evreni yansıtma ve temsil etmek konusunda çeşitli derecelerde "açık ve belirgin" olmalarından ibarettir; yüksek derecedeki ruhları, hatla tanrısal olanı bile yansıtırlar. Ne kadar monad varsa, o kadar çeşitli evren vardır.
Bundan başka sayısız derecelerde mo-nadlar vardır. Bu silsile, sırf monad adıyla yetinen süfli monadlardan başlayarak, duyulara sahip ruh ve zekâya sahip akıldan daha ileri giderek ilk ve eşyanın son illeti olan Allah'a ulaşır. "Basit" monadlar, bir tür uyku ve uyuşukluk içinde yaşarlar; buna karşılık ruh monadlan, hayvanlarda olduğu üzere, daha açık ve hafızaya bağlı düşünce gücüne sahiptirler. Bizim kendimize en tam ve aracısız olarak içsel deneyim aracılığıyla bilinci) monad, kendi ruhutnuzdur. Her şey hakkında ve her şeyin ne olduğu konusunda, yalnız en yüksek monad olan Allah, açık ve seçik bir bilgiye sahiptir, çünkü o, her şeyin kaynağıdır.
Bk. Atom, Cevher
İslami Okul Okulların En Önemlisi