Hz. Âişe Validemizin Evlilik Yaşı · 7. bölüm / 8
Bu yazı 8 bölümlük dizinin 7. bölümüdür ve tek başına okunabilir. Bütün bölümlerin listesi yazının sonundadır.
Salıncak, kısa saç, annesinin elinden tutup götürmesi, zifafa oyuncaklarıyla gönderilmesi ve arkadaşlarıyla bebek oynaması bir çocuğu tarif eder; birkaç yıl sonraki İfk hadisinde Hz. Âişe kendisi için yine “yaşı küçük bir kızdım” der.
Altıncı bölümde Cübeyr b. Mut’im meselesi için gösterilen beş kaynağın, iddianın tersini söylediğini gördük: Kıssanın kendisi nikâhta altı, zifafta dokuz yaşını bildiriyordu.
Şimdiye kadarki bölümler, Hz. Âişe’nin evlilikten önceki yaşı üzerine kurulan hesapları ele aldı. Bu bölümde evlilikten sonraki hâlini anlatan iki rivayet grubuna geçiyoruz: Medine’nin ilk yıllarına ait oyuncak ve salıncak rivayetleri ile bundan birkaç yıl sonraya ait İfk hadisi. Bu iki grup, iddia sahibinin “zifafta 18–19 yaşında genç bir kadındı” sözünü, Hz. Âişe’nin kendi tarifiyle sınar.
Oyuncak, salıncak ve matruşka
“Hz. Âişe’nin bebekle oynaması onun o zaman çocuk olduğunu göstermez. Genç kadınlar, hatta yaşlı kadınlar bile bebeklerle oynayabilir, salıncakta sallanabilir. Rus kadınları matruşka denilen bebek setlerini çeyizlerine koyar ve zaman zaman çıkarıp oynarlar. Bugün yetişkin erkeklerin bilgisayarda çocuk oyunları oynaması da böyledir.”
Karîneler birlikte okunur
İddia sahibi karînelerden yalnız birini alıp “yetişkin de bunu yapabilir” der. Oysa rivayetler beş ayrı karîne verir ve tablo bütün olarak değerlendirilir:
- Kız arkadaşlarıyla salıncakta oynamaktadır: وَإِنِّي لَفِي أُرْجُوحَةٍ وَمَعِي صَوَاحِبُ لِي (Buhârî, no. 3894).
- Saçı kısa, çocuk tarzındadır: وَلِي جُمَيْمَةٌ “kulak hizasında kısa saçım vardı” (Ahmed, no. 25769).
- Annesi onu salıncaktan indirip elinden tutarak götürür; nefes nefesedir: ثُمَّ أَقْبَلَتْ تَقُودُنِي … وَإِنِّي لَأَنْهَجُ (Ahmed, no. 25769).
- Zifafa oyuncaklarıyla birlikte götürülür: وَلُعَبُهَا مَعَهَا (Müslim, no. 1422/71).
- Resûlullah ﷺ’in evinde kız arkadaşları gelip onunla oyuncak bebeklerle oynar:
كُنْتُ أَلْعَبُ بِالبَنَاتِ عِنْدَ النَّبِيِّ ﷺ، وَكَانَ لِي صَوَاحِبُ يَلْعَبْنَ مَعِي
“Nebî ﷺ’in yanında oyuncak bebeklerle oynardım; benimle oynayan kız arkadaşlarım vardı.” (Buhârî, Edeb 81, no. 6130.)
Bu karînelerin her biri, teorik olarak bir yetişkinde de bulunabilir. Fakat beşinin birden, hiçbir ilave kayıt olmadan aynı kişide bulunması ancak bir çocuğu tarif eder. Yetişkin bir kadını annesi salıncaktan indirip elinden tutarak götürmez; yetişkin bir gelin, kocasının evine oyuncaklarıyla gönderilmez.
Şârihler ne diyor?
İbn Hacer, rivayetteki salıncak (أُرْجُوحَة) kelimesini şöyle açıklar: وَهِيَ الَّتِي تَلْعَبُ بِهَا الصِّبْيَانُ “Çocukların oynadığı şeydir.” (Fethu’l-Bârî, Dâru’l-Ma’rife, 7. cilt, “Tezvîcü’n-Nebî ﷺ Âişe” babı.)
Oyuncak bebek hadisi için ise şöyle der:
وَاسْتُدِلَّ بِهَذَا الْحَدِيثِ عَلَى جَوَازِ اتِّخَاذِ صُوَرِ الْبَنَاتِ وَاللُّعَبِ مِنْ أَجْلِ لَعِبِ الْبَنَاتِ بِهِنَّ، وَخُصَّ ذَلِكَ مِنْ عُمُومِ النَّهْيِ عَنِ اتِّخَاذِ الصُّوَرِ، وَبِهِ جَزَمَ عِيَاضٌ وَنَقَلَهُ عَنِ الْجُمْهُورِ، وَأَنَّهُمْ أَجَازُوا بَيْعَ اللُّعَبِ لِلْبَنَاتِ لِتَدْرِيبِهِنَّ مِنْ صِغَرِهِنَّ عَلَى أَمْرِ بُيُوتِهِنَّ وَأَوْلَادِهِنَّ
“Bu hadisle, kız çocuklarının oynaması için bebek suretleri ve oyuncak edinmenin caiz olduğuna delil getirilmiştir. Bu, suret edinme yasağının umumundan istisna edilmiştir. Kādî İyâz bunu kesin olarak söylemiş ve cumhurdan nakletmiştir. Âlimler, kız çocuklarını küçüklüklerinden itibaren ev işlerine ve çocuk bakımına alıştırmak için onlara oyuncak satmayı caiz görmüşlerdir.”
Aynı yerde Hattâbî’nin sözü de nakledilir:
وَإِنَّمَا أَرْخَصَ لِعَائِشَةَ فِيهَا لِأَنَّهَا إِذْ ذَاكَ كَانَتْ غَيْرَ بَالِغٍ
“Âişe’ye bu konuda ruhsat verilmesi, onun o sırada henüz bulûğa ermemiş olmasından dolayıdır.” (İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, Dâru’l-Ma’rife, 10/527, Edeb, “el-İnbisât ile’n-nâs” babı; Şâmile metni.)
Hadisi şerh eden imamlar Hz. Âişe’yi o anda bir çocuk olarak anlamış ve hükmü buna bina etmiştir. Oyuncak ruhsatı yetişkinlere değil, bulûğa ermemiş kızlara verilmiş bir ruhsat olarak anlaşılmıştır.
Delilden doğmayan ihtimal
Fıkıh kāidesi şudur: لَا عِبْرَةَ لِلتَّوَهُّمِ “Delilden doğmayan ihtimale itibar yoktur.” (Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, md. 74.) Bir ihtimalin aklen mümkün olması, zâhiri terk ettirmek için yetmez; o ihtimali destekleyen bir delil de gerekir. “Yetişkinler de oynar” ihtimali mümkündür, fakat rivayetlerde ona işaret eden tek bir karîne yoktur.
Matruşka ve bilgisayar oyunları
On dört asır sonraki bir Rus geleneğini veya bugünkü bilgisayar oyunlarını, yedinci asır Medine’sindeki bir rivayetin manasını belirlemek için kullanmak, aralarında ortak illet bulunmayan iki şeyi birbirine kıyas etmektir. Usûlde buna kıyâs mea’l-fârık (aralarında esaslı fark bulunan iki şeyi kıyaslamak) denir ve geçersizdir. Üç fark açıktır:
- Matruşka biriktiren kadın onu bir hatıra ve süs eşyası olarak saklar. Rivayetteki Hz. Âişe ise kız arkadaşlarıyla birlikte oyuncak bebeklerle oynar.
- Bilgisayar oyunu oynayan yetişkin onu kendi tercihiyle oynar. Hz. Âişe’nin oyuncakları ise zifafa onunla birlikte gönderilmiştir; bu, bir ailenin kızına bakışını gösterir.
- Ne matruşka ne bilgisayar oyunu, bir kimsenin annesinin onu salıncaktan indirip elinden tutarak götürmesini açıklar.
Bir de tutarsızlık vardır: “Arap kültürünü bilmeyenler bu hadisleri yanlış anlar” diyen biri, karîneyi Arap örfünden değil Rus örfünden getirmektedir. Arap örfünde oyuncak bebeğin kız çocuklarına ait olduğunu, şârihlerin bu hadisten çıkardığı hüküm açıkça gösterir.
İfk hadisinde “yaşı küçük kız”
“Hz. Âişe zifaf sırasında 18–19 yaşında, genç bir kadındı.”
İfk hadisesi hicretin 5. veya 6. yılında, Benî Mustalik gazvesinden dönüşte yaşanmıştır. Oyuncak ve salıncak rivayetleri Medine’nin ilk yıllarına aittir; İfk rivayeti ise bundan birkaç yıl sonrasını anlatır ve aynı tabloyu doğrular.
Hz. Âişe, devesinin üzerindeki hevdecin, içinde kendisi yokken boş olduğu fark edilmeden kaldırılmasını şöyle izah eder:
وَكُنْتُ جَارِيَةً حَدِيثَةَ السِّنِّ
“Ben o zaman yaşı küçük bir kızdım.”
Aynı hadiste Resûlullah ﷺ, Hz. Âişe hakkında Berîre’ye sorar. Berîre şöyle cevap verir:
إِنْ رَأَيْتُ عَلَيْهَا أَمْرًا قَطُّ أَغْمِصُهُ عَلَيْهَا أَكْثَرَ مِنْ أَنَّهَا جَارِيَةٌ حَدِيثَةُ السِّنِّ، تَنَامُ عَنْ عَجِينِ أَهْلِهَا، فَتَأْتِي الدَّاجِنُ فَتَأْكُلُهُ
“Onda ayıplayacağım bir şey görmedim; şu kadarı var ki yaşı küçük bir kızdır, ailesinin hamurunu bırakıp uyur, evcil hayvan gelip hamuru yer.” (Buhârî, Meğâzî 34, no. 4141 ve Tefsîr, Nûr sûresi, no. 4750; Müslim, Tevbe 56, no. 2770.)
Bu rivayet iki yönden delildir: Hz. Âişe İfk sırasındaki hâlini kendisi “yaşı küçük kız” (جَارِيَةٌ حَدِيثَةُ السِّنِّ) diye anlatır; üçüncü bir şahıs olan Berîre de aynı ifadeyi kullanır ve buna küçük yaşın tipik bir dalgınlığını, hamuru bırakıp uyuyakalmayı ekler.
Zifafın hicretin 1. veya 2. yılında (İbn Hacer, Fethu’l-Bârî), İfk hadisesinin 5. veya 6. yılında olduğu nakledilir. “Dokuz yaşında zifaf” bilgisiyle hesap şöyledir:
| Zifaf | İfk | Hz. Âişe’nin yaklaşık yaşı |
|---|---|---|
| Şevval, 1. yıl | Şâban, 5. yıl | yaklaşık 13 |
| Şevval, 1. yıl | Şâban, 6. yıl | yaklaşık 14 |
| Şevval, 2. yıl | Şâban, 5. yıl | yaklaşık 12 |
| Şevval, 2. yıl | Şâban, 6. yıl | yaklaşık 13 |
“18–19 yaşında zifaf” hesabına göre ise Hz. Âişe İfk sırasında 21–24 yaşında, evliliğinin dördüncü beşinci yılında bir kadındır. “Yaşı küçük kız” tarifi 12–14 yaşındaki bir kıza tam olarak uyar; yirmili yaşlarda, birkaç yıllık evli bir kadının tarifi değildir.
İfk rivayeti, yaşı doğrudan bildiren sahih hadisleri teyit eden bir delildir. Kronolojik hesaplarla bu hadis yan yana konduğunda, hangisinin rivayetten doğduğu, hangisinin rivayete rağmen kurulduğu görülür. Üçüncü ve dördüncü bölümlerde ele alınan hesapların hiçbiri bu rivayeti açıklayamaz.
Bu bölümün neticesi
Evlilik sonrasına ait rivayetlerin hepsi aynı yöne bakar: Medine’nin ilk yıllarında salıncakta oynayan, annesinin elinden tutup götürdüğü, zifafa oyuncaklarıyla gönderilen ve arkadaşlarıyla bebek oynayan bir kız; birkaç yıl sonra kendisini ve hizmetçisinin onu “yaşı küçük kız” diye tarif ettiği bir genç hanım. Şârihler oyuncak ruhsatını onun “henüz bulûğa ermemiş” olmasına bağlamıştır. Bu tablo, Hz. Âişe’nin kendi ağzından bildirdiği altı ve dokuz yaşını teyit eder; 18–19 yaş iddiasını ise açıkça reddeder.
1. Rivayetlerde Hz. Âişe’nin oyuncak bebeklerle bir yetişkin olarak oynadığına işaret eden tek bir karîne.
2. Yedinci asır Arap örfünde yetişkin kadınların oyuncak bebek biriktirip arkadaşlarıyla oynadığını gösteren bir kaynak; salıncak kelimesini yetişkinlerin eğlencesi diye açıklayan bir şârih.
3. Hz. Âişe’nin kendisi için ve Berîre’nin onun için kullandığı جَارِيَةٌ حَدِيثَةُ السِّنِّ tarifini, 21–24 yaşında evli bir kadın için kullanan bir Arap metni.
4. İfk hadisini şerh eden âlimlerden, Hz. Âişe’yi bu hadise sırasında yirmili yaşlarda gösteren biri.
Son bölümde, rivayetlerden hükme geçiyoruz: “Erken buluğ savunmacı bir üsluptur”, “Peygamber’i savunmak için yaşı büyütmek iyi niyettir” ve “kendi döneminde de itiraz edilirdi” sözlerini ele alacak, ardından küçük kızın nikâhı ve zifafı hakkında İslam’ın hükmünü delilleriyle ortaya koyacağız.
Kaynaklar
- Buhârî, es-Sahîh, Menâkıbü’l-Ensâr 44, no. 3894; Meğâzî 34, no. 4141; Tefsîr (Nûr), no. 4750; Edeb 81, no. 6130.
- Müslim, es-Sahîh, Nikâh 10, no. 1422/71; Tevbe 56, no. 2770.
- Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, Risâle neşri, no. 25769.
- İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, Dâru’l-Ma’rife, 7. cilt, “Tezvîcü’n-Nebî ﷺ Âişe” babı; 10/527 (Hattâbî ve Kādî İyâz nakilleri).
- Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, md. 74.
- Asıl delil ve ümmetin icmâı
- Rakamları değiştiren te'vîller
- 605 doğum ve Esmâ hesabı
- Fâtıma, Abdurrahmân, ilk Müslümanlar
- Mekke dönemi rivayetleri
- Cübeyr b. Mut'im meselesi
- Karîneler: oyuncak, salıncak, İfk (bu bölüm)
- Savunma meselesi ve fıkhî hüküm
Bu makale Kardeşder (Osmangazi Gençlik Hareketi Yardımlaşma ve Kardeşlik Derneği) tarafından hazırlanmıştır.
İslami Okul Okulların En Önemlisi